msn ifadeleri msn avatarları msn eklentileri avatar

Tam Versiyon: B ile başlayan kız isimleri ve isminin anlamı
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
BADE: (FAR) Şarap, içki.

BADEM: (FAR) Gülgillerden ülkemizin her bölgesinde yetişen ağaç. Bu ağacın yaş ve kuru yenen meyvesi.

BADİYE: (AR) Çöl, kır.

BAĞDAGÜL: (TR) Değeri ölçülemeyen gül. Bağda yetişen gül.

BAĞDAT: (AR) İrak'ın başkenti.

BAĞIŞ: (TR) Bağışlanan şey, ihsan. Sıçrayış, atlama.

BAĞLAM: (TR) Cinsleri ayrı ya da birbirlerine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, deste. Bir koşuttaki dörtlüklerin herbiri. Herhangi bir olayda, olaylar durumlar ilişkiler örgüsü ya da bağlantısı. Dilbilgisinde, önce veya sonra gelen kelimeyi etkileyen belirleyen birim ya da birimler bütünü.

BAHAR: (FAR) Kışla yaz arasındaki mevsim. 22 Mart'la Haziran arası, ilkyaz. Güzellik, güzel. Karanfil, tarçın, karabiber gibi kokulu şey.

BAHİRA: (AR) Kulağı yarık dişi deve veya koyun. Hayvan yavru doğurduğunda veya 5 yavru dişi olduğu zaman hayvanın kulağı kesilerek belirtilirdi.

BAHİRE: (AR) Işıklı, parlak, güzel. Dikenli ağaç. Açık, apaçık. Çok koşan cins deve. Vapur.

BAHİSE: (AR) Söz eden, bahseden.

BAKİYE: (AR) Şehvetli kadın.

BAHRİYE: (AR) Donanmaya ait (bkz. Bahri). Gönlü geniş, cömert vaha gibi verimli.

BAHTINUR: (AR) Talihli, şanslı, yazgısı parlak.

BAHTİSER: (AR-FAR) Talihli, şanslı, iyi yazgılı. İşleri başından beri iyi giden.

BAHTİŞEN: (AR-FAR) Talihi, kaderi, kısmeti şen. (bkz. İkbal).

BAHTİYAR: (AR-FAR) Bahtlı, talihli. Mesut, mutlu.

BAKANAY: (TR) Gökyüzünde duran ay, açık seçik.

BAKİNAZ: (FAR) Sürekli nazlanan, çok nazlı.

BAKİYE: (AR) Ağlayan kadın. Hüzünlü kadın.

BAKYAZI: (TR) Sevilen bir olaydan sonra verilen ziyafet.

BALAHATUN: (TR) Üstün, asil kanlı. Değerli soy mensubu.

BALCA: (TR) Bal damlası, bal gibi.

BALDAN: (TR) Bal gibi tatlı, şirin, hoş.

BALGIN: (TR) Bala doymuş. Çok tatlı, bal gibi.

BALHAN: (TR) Bal+ Han. Hazar denizi sahilinde bir dağ silsilesi.

BALIM: (TR) Kardeş. Çok sevgili, samimi arkadaş.

BALIN: (TR) (bkz. Balım).

BALKI: (TR) Parıltı, ışık. 2. Güzel parlak, süslü. Şimşek.

BALKIZ: (TR) Şirin, tatlı, hoş. Belkıs adının bir başka söyleniş biçimi.

BANU: (FAR) Kadın hatun, hanım. Kraliçe, prenses. Gelin. Şarap ve gül suyu gibi şeylerin şişesi.

BANUHAN: (FAR) (bkz. Banu).

BARÇIN: (TR) Bir tür ipekli kumaş.

BARİKA: (AR) Şimşek, yıldırım parıltısı.

BASİRET: (AR) Göz açıklığı, inceden inceye etraflı derin görüş. Ön görüş, seziş.

BASRİYE: (AR) Gören, görme ile ilgili, görebilmek.

BAŞAK: (TR) Tahıl tanelerini taşıyan kısım, Buğday başağı. Hasattan artakalan şey. Okun uç kısmındaki sivri demir.

BAŞAY: (TR) Birinci, ilkay.

BAYÇA: (TR) Zengin, varlıklı.

BAYLAN: (TR) Nazlı, şımarık. Saygın,sevilen.

BEDEL: (AR) Değer, kıymet. Bir şeyin yerine verilen, yerini tutan şey, karşılık.

BEDİA: (AR) Yüksek estetik değerde, sanat eseri. Beğenilen ve takdir edilen şey. Eşi az bulunur güzellikte. Ülkü, ideal.

BEDİHE: (AR) Düşünmeden, birden bire söylenen güzel söz. Başlangıç.

BEDİNUR: (AR) (bkz. Bedi).

BEDİRAN: (FAR) İşleri kötü idare eden. Çapkın kadın.

BEDRAN: (FAR) Sert başlı at. Daima. Hoş latif, yakışıklı.

BEDREKE: (FAR) Yol gösteren, kılavuz.

BEDRİYE: (AR) Ay gibi. Ay kadar güzel. Ay'a ait.

BEGÜM: (FAR) Kadın hükümdar, prenses.

BEHİCE: (AR) Şen, güzel, güleryüzlü kadın.

BEHİRE: (AR) Güzel kadın. Soylu kadın.

BEHİYE: (AR) (Beha kökünden) Güzel kadın.

BEHNANE: (AR) Güleryüzlü, iyi huylu ve daima gülen kadın.

BEHRA: (FAR) Onun için ondan dolayı.

BEHREM: (AR) Asfur çiçeği kırmızı gül.

BEKRİYE: (AR) Her şeyin evveli, ilk çocuk. Genç ve taze kız. Dişi deve yavrusu.

BELEN: (TR) Dağ beli, dağın aşılacak yeri, dağlık yer.

BELGİN: (TR) Alamet, nişan, marka. Tam ve kesin olarak belirlenmiş, sarih.

BELİK: (TR) Saç örgüsü.

BELİN: (TR) Gözlerini açıp baka kalmış şaşkın.

BELKIS: (AR) Müslümanların seba melikesine verdikleri isim.

BENAN: (AR) Parmaklar, parmak uçları. Parmakla gösterilecek kadar güzel

BENDE: (FAR) Bağlanmış kimse, tutsak. Kul, köle. Yürekten bağlı. Büyük aşkla seven.

BENGİ: (TR) Sonu olmayan, hep kalacak olan, sonsuz, ebedi.

BENGİSU: (TR) İnsana ölmezlik verdiğine inanılan su / Abıhayat

BENGÜ: (TR) Ebedi, sonu olmayan.

BENGÜL: (TR) Üzerinde benekler bulunan gül

BENNA: (AR) Yapı yapan, mimar, kalfa, dülger.

BENSU: (TR) Su gibi aziz benlik

BERAY. (TR) Ayın en ışıltılı, en parlak hali

BERCA: (FAR) Yerinde tam doğru ve uygun.

BERCESTE: (FAR) Seçilmiş, beğenilmiş. Güzel, hoş, latif.

BERCİS: (AR) Müşteri yıldızı, Jüpiter gezegeni. Sütü çok olan deve.

BERÇİN: (FAR) Toplayıcı.

BEREKET: (AR) Bolluk. Saadet, mutluluk, Allah vergisi.

BERFİN: (FAR) Kardan yapılmış. Tertemiz, kar gibi beyaz.

BERGÜZAR: (FAR) Hediye, hatıra, andaç.

BERGÜZİN: (FAR) Seçkin, beğenilmiş makbul.

BERİA: (AR) Olgunluk ve güzelliğiyle akranlarından üstün olan sevgili.

BERİL: (AR) Arınmış, aklanmış. (TR) Mücevher olarak kullanılan bir maden.

BERİRE: (AR) İhsan ve yardım sahibi.

BERMAL: (FAR) Dağ tepesi, doruk.

BERNA: (FAR) Genç delikanlı, yiğit.

BERRA: (AR) Doğru sözlü, hayır işleyen kimse.

BERRAK: (AR) Duru, saf, bulanık olmayan, nurlu. Şimşek, parıltı. Kulağa hoş gelen ses.

BERRİN: (FAR) Yüksek yüce.

BERŞAN: (FAR) Ümmet. Bir peygamberin din ve kitabını kabul eden, onaylayan kimse.

BERŞE: (TR) Hep, bütün, çok.

BESAMET: (AR) Güleryüzlülük, şenlik.

BESİME: (AR) Güleryüzlü, güleç.

BESTE: (FAR) Kapalı, bağlı, bitiştirilmiş bağlanmış. Müzikte, şarkının makam ve ahengi.

BEŞARET: (AR) Müjde, muştu, iyi haber. Güler yüzlülük, gülümseme.

BEŞİRE: (Ar.) Müjde getiren, müjdeci. Güleryüzlü, güleç hanım

BETİGÜN: (TR) Gün gibi aydınlık yüzlü.

BETİK: (TR) Yazılı olan şey, yazılmış yapıt.

BETİM: (TR) Bir nesnenin kendine özgü belirtilerini tam ve açık bir biçimde, söz ya da yazıyla anlatma, tasvir. Herhangi bir şeyin resmi ya da heykeli.

BETÜL: (AR) Bakire. Erkekten çekinen, erkeklere yaklaşmayan namuslu kadın. Ayrı kök salan fidan.

BETÜLAY: (bkz. Betül).

BEYAN: (AR) Bildirme, söyleme, açıklama. Belli apaçık.

BEYAZ: (AR) Ak, en açık renk. Aydınlık. Deri rengine göre bir insan ırkı.

BEYDA: (AR) Tehlikeli yer. Sahra, çöl.

BEYHAN: (TR) Hükümdarların üstünü. Seçkin han.

BEYTİYE: (AR) Eve ait, evle ilgili.

BEYZA: (AR) Daha ak, çok beyaz. Günahtan kaçınmış. Günahla kirlenmemiş.

BEZEN: (TR) Süs, benek, zinet.

BEZMİ ALEM: (AR) Dünya meclisi, sohbet toplantısı.

BİDAYET: (AR) Başlama, başlangıç.

BİGE: (TR) Evlenmemiş, çouğu olmamış.

BİHRUZ: (FAR) İyi gün, güzel gün anlamında.

BİHTER: (FAR) Pek iyi, daha iyi.

BİHTERİN: (FAR) En iyi, pek iyi.

BİKE: (TR) Benzersiz, eşsiz.

BİLAY: (TR) Ay gibi asil ol.

BİLEN: (TR) Bilgili, görgülü, anlayışlı.

BİLGE: (TR) Bilgili, iyi geniş, derin, bilgi sahibi kimse.

BİLGEN: (TR) (bkz. Bilge).

BİLGİNUR: (TR-FAR) Bilginin ışığı, bilginin aydınlığı.

BİLGÜN: (TR) (bkz. Bilgin).

BİLLUR: (AR) Bazı cisimlerin tabi olarak aldıkları geometrik şekil. Duru, berrak, kesme cam, kristal. Necef taşı. (Mecazi anlamı) Temiz, pırıl pırıl insan.

BİLSEN: (TR) Kendini bil.

BİLUN: (*) Yarım Ay

BİNAY: (TR) Bin tane ay, çok kuvvetli ışık.

BİNHAN: (TR) Hanların hanı.

BİNNAZ: (TR) Nazlı. Cilveli.

BİNNUR : (TR) Nurla özdeşleşmiş. Bin tane nur.

BİRAY: (TR) Ay gibi tek, eşsiz.

BİRCE: (TR) Tek, eşsiz, biricik.

BİRCİS: (AR) Gezegen, Jüpiter, müşteri yıldızı, bercis.

BİRGÜL: (TR) Bir tane, tek gül. Kıymetli gül.

BİRHAN: (TR) Tek yönetici.

BİRİCİK :(TR) Tek, bir tane, emsalsiz

BİRİM: (Fars.) Bir tanem, biriciğim.

BİRKE: (AR) Büyük havuz. Gölcük. Göğüs.

BİRSEN: (TR) Sadece sen, tek sen.

BİRSEV: (TR) Tek sevgili.

BİRSİN: (AR) Yonca. (TR) Bir tanesin.

BİRSU: Özel bir su biricik su gibi

BİTENGÜL: (TR) Güllerin bitmesi.

BUCAK: Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad (Köşe bucaktaki anlamı gibi)

BUHAYRA: (AR) Küçük deniz. Mısır'ın kuzeybatısında bir şehir.

BUKET: (FAR) Çiçek demeti.

BUKLE: (FAR) Kıvrılmış, küçük lüle şeklinde saç.

BURCU: (TR) Güzel koku.

BURÇAK: (TR) Baklagillerden, taneleri yemiş olarak kullanılan bir bitki.

BURÇİN: (TR) Dişi geyik.

BUSE: (FAR) Öpüşmek, öpmek.

BÜKLÜM: (TR) Bükülmüş kıvrılmış şeylerin oluşturduğu halka.

BÜLBÜL: (AR) Sesinin güzelliğiyle ünlü ötücü kuş. Sesi çok güzel olan kimse.

BÜLENT: (FAR) Yüce yüksek, ala, ulu.

BÜRGE: (TR) Bir yerde duramayan canlı, taşkın kimse.

BÜRKE: (AR) Martı. Havuz, gölcük.

BÜŞRA: (AR) Müjde, sevinçli haber.

BÜTE: (TR) Fidan.

BÜTEYRA: (AR) Güneş. Sabah.