msn ifadeleri msn avatarları msn eklentileri avatar
Kaktüs Bakımı - Kaktüs Yetiştiriciliği - Kaktüs Resimleri - Yazdırılabilir Sürüm

+- msn ifadeleri msn avatarları msn eklentileri avatar (http://www.canimablama.com)
+-- Forum: ORTAYA KARIŞIK (/forumdisplay.php?fid=17)
+--- Forum: Çiçek Bakımı ve Bitkiler (/forumdisplay.php?fid=152)
+--- Konu: Kaktüs Bakımı - Kaktüs Yetiştiriciliği - Kaktüs Resimleri (/showthread.php?tid=14669)



Kaktüs Bakımı - Kaktüs Yetiştiriciliği - Kaktüs Resimleri - canımablam - 04-10-2011 01:19 PM

Kaktüs nedir, tanımı :
Kaktüs adı Yunanca’da “dikenli bitki” anlamına gelen “kaktos” kelimesinden gelmektedir. Yaprakları hemen hemen kaybolmuş, bunların yerini dikenler almıştır. Gövde genelde dilimli, köseli, kıvrımlıdır. “Areol” adı verilen kadife tüylü diken dipleri en belirgin özelliğidir. Çiçekleri güneşi yansıtmak için saten gibi parlak, kısa ömürlü, maviden başka her renktir.
Bitkiler dünyasında tümüyle ayrı bir yapıya ve güzelliğe sahip olan kaktüslerin bilinçli şekilde yetiştirilmeleri, onlara emek veren kişilere çok zevkli anlar yaşatabilir. Birbirinden çok farklı yapı, görünüş ve umulmadık derecede renkli, güzel çiçekleriyle gerçek süs bitkisi niteliği kazanan kaktüslere, etli bitkiler (succulents) adı da verilmiştir.
Kaktüsgiller (Cactaceae), gövdeleri etli ve yaprakları diken şeklini almış bir çiçekli bitkiler familyasıdır. Kaktüs, cins adı olmamasına rağmen, kaktüsgiller familyasını oluşturan gövdeleri etli, yassılaşmış ve sulu olan, yaprakları diken şeklini almış bütün çiçekli bitkilere verilen ortak addır. Genellikle çöllerde ve tropiklerde yaygınlardır. Sukkulent gövdeleri aynı zamanda özümleme görevini de yapar. Çölde yetişen Saguaro, en büyük kaktüslerden biridir. Yetişkinleri genellikle 12 metre boya ulaşır, nadiren de 15 metreyı aşanları bulunur. Kaktüsler çok yağış ve su istemeyen bitkilerdir. Genellikle çöllerde ve sıcak iklimlerde yetişirler. Kökleri çok uzun ve kalındır. Bu özellikleri ve yapraklarının diken şeklinde olmaları, onları diğer bitkilerden ayırır. Kaktüslerin eni ve boyu iyi beslendiği takdirde oldukça uzun ve kalındır. Bazı kaktüslerin dikenleri zehirli olabileceği gibi, her şekilde deriye battığında ince dikenleri yüzünden çok can acıtırlar ve çıkarılmaları zordur.
Kaktüslerin anavatanı Amerika kıtası ve yöresindeki adalar olup, en çok kaktüs türüne Meksika da rastlanmaktadır.
Kaktüslerin Özellikleri :
Amerika kıtasının kızgın çöllerinde son derecede sıcak güneş ısınları altında kuru rüzgârlara göğüs geren, gece ve gündüz ısı değişimi altında yaşamını sürdüren kaktüsler vardır. Böylesine zor koşullar altında yasayabilen kaktüslerin yasam gücünü diğer bitkilerle kıyaslamak mümkün değildir. Yapılan araştırmalara göre, kaktüsler bu tür ağır koşullara ve 60 C’ varan sıcaklığa kadar dayanabilmektedir. Bu dayanaklılıkları, üzerlerinde bulunan tüy ve dikenlerin doğrudan gelen yakıcı güneş ısınlarını yansıtan, hafifleten ve etkilerini önleyen koruyucu rollerinden kaynaklanmaktadır.
Kaktüslerin en önemli özelliklerinden biri de, yasamı için gerekli olan su toplamını kendi bünyelerinde depolayarak kuruda kaldığı zaman bu yedek sudan yararlanabilmeleridir. Bu tür bitkiler hafif bir yağmur ya da gece düsen çiğden bile yararlanarak en küçük fırsatları bile kullanmayı bilmektedir. Diğer önemli özellikleri, kaktüslerin bünyelerinde depo ettikleri suyu oksidasyon işlemine sokarak kendi beslenmelerine yararlı olarak seker dengesini
sağlayabilmeleridir. Kısaca, kaktüsleri hangi şekilde olursa olsun yasam koşullarındaki değişikliklere uyum göstermesini en iyi bilen ve bu yetenekleriyle yaşamlarını sürdürmeyi sağlayan bir bitki grubunu oluştururlar.
Kaktüs Türleri:
Doğada 5.000 türü bulunan Cactaceae familyasını 3 altfamilyaya ayırmak ve bu altfamilyaları oluşturan önemli cinsleri su şekilde sıralamak olanaklıdır.
1. Altfamilya: Peireskioideae (ince ve uzun, çoğu hala yapraklı kaktüsler): Peireskia.
2. Altfamilya: Opuntioideae (gelişme noktalarından sürgün veren, yassı veya sütunumsu kaktüsler):Opuntia.
3. Altfamilya: Ceroideae (diğer top ve sütun formlu kaktüsler): Aporacactus, Astrophytum, Cephalocereus, Cereus, Chamaecereus, Echinocactus, Echinopsis, Epiphyllum, Ferocactus, Mamillaria, Melocactus, Notocactus, Rebutia, Rhipsalidopsis, Trichocereus, Zygocactus


RE: Kaktüs Bakımı - Kaktüs Yetiştiriciliği - Kaktüs Resimleri - canımablam - 04-10-2011 01:52 PM

Kaktüs Yetiştiriciliğinde Gerekli Malzemeler :
Bir kaktüs severin belki de ilk ihtiyacı kalın bir çift eldivendir. Yapı malzemeleri satan yerlerde ya da nalbur dükkanlarında deriden yapılmış kalın eldivenler bu iş için uygundur. Yine de, bu tür bir eldivene bile güvenemeyeceğiniz durumlar olacaktır, diyelim ki, echinopsis gibi sivri ama ince dikenli bir bitkinin dikenleri bu eldivenlere işleyemeyebilir, ama mesela bir ferocactus ya da echinocactus grusonii gibi hem ağır hem sağlam dikenli bir türde yeterli olmayabilir. Böyle bir durumda bitkiyi kalınca katlanmış bir gazete kağıdı ya da oluklu mukavva ile sarıp tutmak gerekebilir.
Sulama - Kaktüs Ne Zaman Sulanmalı :
Kaktüsler genelde susuzluktan değil de aşırı sulamaktan ölen bitkilerdir. Susuzluğa çok dayanıklı oldukları için fazla sulanmayı sevmezler. Bu yüzden dikkat edilmeli kaç gündür sulamadım diye fazla su verilmemelidir. Aşırı su kaktüs köklerinin çürümesine neden olmaktadır. Genel olarak suya ihtiyaç duydukları dönem; büyüme dönemleridir. Bu dönemlerde ilkbahar yaz dönemleridir. Bu dönemlerde rahatça sulanabilirler ancak diğer dönemlerde kesinlikle dikkat edilmelidir. Genelde mart ayı sonlarında hafif sprey şeklinde sulanmalıdır. Nisandan mayıs ortalarına kadar 15 - 20 gün arayla devam edilir. Eylül başına kadar 1 -2 haftada bir şeklinde devam edilir. Tekrar azaltılarak ekim ayı başlarında sulama kesilir. Kışın birkaç gün haricinde sulanmaz. Buna çok dikkat edilmelidir. Çünkü bu dönemde sulanırsa kökleri çürüyebilir. Kaktüslere su verilirken tek şart iki sulama arasında toprağın tamamen kurumuş olmasıdır. Sulamanın en iyi yapılacağı vakit günün erken saatleri ya da akşam üstüdür.Parlak ve çok güneşin olduğu zamanlarda sulama işlemi bitkileri yakabilir.
Aşırı soğuk ve rutubetli ortamlarda tutulan kaktüslerin gövdelerinde çürümeler meydana gelebilir. Eğer bu tür çürümeler olursa bu bölge kesilerek diğer bölge tekrar dikilebilir.Kök mantarı bitkinin derisinde gelişir ve bu bölgeyi yumuşak, gevşek bir duruma getirir. Zaman içinde bu bölge kararır. Eğer bu tür bir mantar sorunu olacak olursa, sağlıklı bölge kesilerek ayrılıp yeniden dikilebilir. Geri kalan kısım atılmalıdır. Tabii dikilmiş olan bitkinin başına da aynı şeyin gelmemesi için olumsuz koşullar değiştirilmelidir. (ısı artırılmalı ya da rutubet azaltılmalı, kuru bir ortam sağlanmalıdır.) Dış ortamlarda toprağa dikili olan bitkilerde benzer bir sorun yaşanması halinde bakır sülfat uygulanabilir.
Uygun olmayan ışık ve ısı koşulları kaktüslerde kalıcı hasara neden olabilir, ama susuzluk böyle bir sonuç doğurmayacaktır. Susuz kalmış bir kaktüs, sadece uykuya geçecektir. Su kaybı nedeniyle bir miktar buruşacaktır ama yeniden sulandığı zaman da çabucak eski sağlıklı haline geri dönecektir. Burada kural, uyku döneminin iyi ayarlanabilmesi amacıyla doğru zamanda suyun kesilmesidir. Sonbaharda havaların serinlemeye başlamasıyla birlikte bitki daha az suya gereksinim duymaya başlar. Bu dönemle birlikte su yavaş yavaş azaltılmalı ve havaların iyice soğumaya başladığı zamanda da tamamen kesilmelidir. (Burada kaktüslerle diğer sukkulentlerin beklentileri farklı olabilir buna dikkat etmekte yarar vardır.) Diğer sukkulentler biraz daha fazla suya gereksinirler, ya da mesela Schlumbergera gibi kış döneminde aktif olan bazı türlerin özel durumları göz önüne alınmalıdır, bunun dışında, kaktüsler, genel olarak kış döneminde az sulanarak ya da hiç sulanmayarak, rutubetsiz bir ortamda dinlenmeye bırakılmalıdırlar. İlkbahar başlangıcında, önceleri haftada bir sprey ile uygulanan su, büyümenin görülmeye başlamasıyla birlikte artırılmalı, havaların ısınmasıyla birlikte de daha serbest bir sulama rejimine geçilmelidir. Yaz döneminde haftada bir ya da iki haftada bir sulama uygun ve yeterlidir. Yaz döneminde de daha sık yapılacak sulama sorunlara neden olabilir. Belirttiğimiz gibi, haftada bir ya da iki haftada bir yeterlidir.
Günün hangi vaktinde sulamalı? :
Sulamanın yapılacağı en iyi vakit sabah erken saat ya da akşamüstüdür, böylelikle bitkiler gerek üzerlerine gelmiş olan suyu ve gerekse topraktaki suyu bünyelerine alacak zamanı bulurlar. Parlak güneşin olduğu bir anda sulamak, bitkileri yakabilir.
Çok sıcak yaz günleri dışında akşamüstü suyu pek iyi değildir. Kuruma süresi bir gece artmış olur. Hedefimiz verilen suyun olabilecek en kısa sürede kurumasıdır. Yani az su verilecek, bu su drenaj deliklerinden anında akacak ve toprak çabucak kuruyacak. Kural budur.
Pek çok kaktüs kuru bir atmosferi tercih ederler, ancak epifitikler olarak adlandırılan tropik kaktüsler sıcak ve rutubetli ortamları severler. İç mekanlarda bunu sağlayabilmek için, ısı 21-32 derece arasında olmalıdır. Rutubeti sağlamak için de, bir el spreyi kullanarak çevredeki rutubeti artırmak gereklidir. Sulamayla birlikte, düzenli olarak sprey kullanmak yararlı olacaktır. Diğer kaktüsler gibi bu bitkilerin de kuraklığa dayanıklı olduklarını hatırlatalım.
Kaktüs Bakımı :
Evde, bir pencere kenarında bakmakta olduğunuz dikensiz bir tür, bir iki sene içinde yavaş yavaş tozlanmaya başlar. Toz birikimi zaman içinde kaktüsün ışık alışını engeller, temizlenmelidir. Dikensiz türlerde bu işi bir fırça yardımıyla halledebilirsiniz, ama eğer dikenliyse, bu durumda bir saç kurutma makinesini 15 cm kadar uzaktan, (soğuğa ayarlı olarak) üfleterek tozu uzaklaştırabilirsiniz. Yaz döneminde hortumla yıkamak da düşünülebilir, ama bu işi sabah saatlerinde, güneş şiddetlenmemişken yapmak ve bitki kuruyana kadar gölgede tutmak gerekir. Aksi halde gövdede kalan su damlaları yanmaya neden olabilir. Yıkadığınız suyun kireçli olması halinde gövde üstünde beyaz lekeler oluşabilir. Kaktüslerin büyüme sürecü yavaş olduğundan saksıları 3-4 yılda birkez, ancak hızlı yetişen türler için 2-3 yılda bir kere saksı değiştirilmesi yapılmalıdır. Çok küçük saksılarda yetişen kaktüsler ise, her yıl yapılmak üzere saksı değiştirmesi yapılmaktadır. Saksı ve toprak değiştirme genellikle ilkbaharda Mart-Nisan ayları arasında yapılmalıdır. Saksısı değiştirilecek kaktüsler, köklerin zedelenmeden saksı duvarından ayrılmasını kolaylaştırmak için bir iki gün önceden hafifçe sulanır. Kılcal kökler hafifçe zedelendiği için, saksı değişiminden sonra bir hafta su verilmemelidir. Su kaybını azaltmak için bitki gölge bir yerde bulundurulur. Arasıra üzerine su püskürtmesi yapılır. Yeni saksı eskisinin büyüklüğünde veya ondan bir boy büyük saksı alınır. Daha büyük saksı kullanıldığı zaman, bitkinin sürgün gelişimi iyi olur, fakat bitki açmaz. Kaktüslerin seramik saksılara dikilmesi daha hoş bir görünüm kazandırır. Fakat bu seramik saksıların çoğunluğunun taban kısmında fazla su akışı için delik yoktur. Böyle durumlarda saksı dip kısmına küçük çakıllar yerleştirerek bir drenaj tabakası oluşturulur ve seramik saksılara ilke olarak daha seyrek su verilmelidir.Nem ve hava alması bakımından tecih edilmemesi çok daha iyi bir seçim olacaktır.
Kaktüsler çok sıcak olan yerlerde yetiştirildiklerinde sık sık havalandırılması gerekir. Böylece hastalık ve zararlıların olumsuz etkileri önlenebilir. Öte yandan, bitkilerin kirlenen kısımlarını sıvı sabun damlatılmış su ile temizlemek iyi bir yöntemdir.


RE: Kaktüs Bakımı - Kaktüs Yetiştiriciliği - Kaktüs Resimleri - canımablam - 04-10-2011 02:12 PM

Kaktüs Yetişme İstekleri :
A-Sıcaklık: Kaktüs ve sukkulentlerin çoğu yazın büyürler ve kış döneminde uyku moduna geçerler. Yine de şunu akılda bulundurmak gerekir ki, sıcak ya da soğuk anlamında, aşırı şartlar oluşacak olursa, doğacak olan şok nedeniyle mevsimden bağımsız olarak bitki yine uyku fazına geçer. Büyüyebilmek için kaktüsler genelde 16 derecelik bir ısıya gereksinim duyarlar. Tropikal olanlar daha da yüksek ısılarda gelişirler (21-32 derece) Bazı kaktüsler sıfır dereceye kadar düşen sıcaklara kısa bir süre için dayanabilirler. Ancak böyle bir soğuğa uzun süre maruz kalan bir bitkinin yumuşak dokuları (özellikle yeni büyümüş olan bölümleri) hasar görebilir. Önce gövdede yaralar oluşur, sonra da toptan çöker. Soğuk vurmuş olan bitkileri yaşatabilmek için ısıyı artırın, böylelikle yara oluşmuş bölümü kurutmak ve küflenmeyi engellemek mümkün olabilecektir. Mümkünse bu bölgeyi kesmek de düşünülebilir.
Sera şartlarında yazın güneşli günlerde ısı 40 derece C'e kadar ulaşabilir. Bu durumda havalandırma yapmak, hatta olanak varsa fan kullanmak çok önemlidir.
Ülkemizde güney sahilleri dışında kışlar genellikle serttir. Bu nedenle serayı az da olsa ısıtmak gerekir. Çoğu kaktüs türü için 5-8 derece minimum yeterlidir. Diğer sukkulentlerde ise genelde 10 derece üstü minimum sıcaklık gerekir.
Eğer bitkilerimiz cam kenarında veya balkonda yaşıyorsa, kışın içeri alınması zorunludur.
Havalandırma;Eğer bitkilerinize bir serada bakıyorsanız, hem yaz hem kış döneminde, cereyan yapmayacak şekilde bir havalandırma yapmanız gerekir. Sera içindeki havanın aşırı rutubetlenip kaktüslerde çürümeye neden olması önlenir. Ev içinde cam kenarında baktığınız bitkiler de, yaz döneminde dışarıda, havadar bir yerde durmayı tercih edeceklerdir. Ev bakımında sorun, pencere kenarlarının yine de arzu edilenden sıcak olması ihtimalidir. Genellikle kalorifer petekleri pencere altında olduğundan, saksının durduğu ortam sıcak olabilir. Aslında en iyisi, bitkileri kış döneminde ev dışında bir balkon serasında tutmaktır. Burada da ısının sıfırın altına düşmemesini sağlamak gerekir. Güney cephesindeki bir balkon en doğru seçimdir. Ayrıca sera içine konacak olan bir maxima-minima termometresi durumu izlemenizi ve kontrol altında tutmanızı sağlar.
Dondan koruma; Eğer dış ortam harareti 5 derecenin altına düşmüyorsa, kaktüsler dışarıda gelişebilirler. Ancak, bu durumda saksı ve çevre ortamın kesinlikle kuru olması gerekir. Yağmurdan korumak için önlemler alınmalıdır.Normalde don olmayan bir bölgede, ara sıra oluşabilecek dondan korumak amacıyla bitkinin üzeri kağıt, balonlu naylon ya da çuvalla sarılabilir.
Sıcak bölgeler için tavsiyeler; Bu bölümde bakacak olduğumuz türler soğuğa dayanıksız olup, tüm yıl boyunca ısının 16 derecenin altına düşmediği ortamlarda gelişebilecek olanlardır. Ülkemizde bu tür bir iklim olmadığını hesaba katacak olursak, genellikle ev ya da sıcak sera içinde bakılmaları gerektiği gerçeğini göz önüne almak gerekir. Sadece yaz döneminde dışarı alınmalılardır. Soğuk havalar başlamadan önce de içeri alınmaları gerekir.
Ilıman iklim kaktüsleri; Her ne kadar bu kategorideki bitkiler dış ortamda, sıfıra yakın sıcaklıklara kısa süreli olarak dayanabilirlerse de, en iyi büyümeyi 5 derecenin altına düşmeyen ortamlarda gösterirler. Her kış, sıfırın altına düşen yerlerde bitkilerin kış döneminde içeri alınması veya bir koruma örtüsü altında, ya da bir balkon serasında tutulması uygundur.
Soğuk bölge kaktüsleri;Eksi 15 derece kadar düşük sıcaklıklara dayanabilen pek az kaktüs türü vardır. Bunlar da ancak kuruysa ve kendilerini ayazdan koruyabilecek bir kar örtüsü altındalarsa bunu başarabilirler. Bunların çoğu küçük bitkilerdir, yer örtücü görünümündedirler. Sedum ailesinin hemen tüm üyeleri bu yeteneğe sahiptirler.
B-Orantılı Nem: Kuru havayı severler. Dolayısıyla % 50-60’lık nem yeterlidir.
C-Işık: Etli bitki ve kaktüs türlerinin her birinin ışıkla ve güneşle ilişkileri birbirinden farklıdır. Bazı türler doğrudan güneş ışıklarına dayanabildiği halde, bazıları gölgede kalmayı isterler. Doğrudan güneş ışığına dayanabilen, kızgın çöllerdeki doğanın en acımasız sıcak ve kuraklığında yasayabilen türler olduğu gibi, bir kısım bitkiler güneşten sanki korkar gibidir. Sıcaklığın verdiği ağır ortam içinde bitkinin su gereksinimi fazla olur. Genel olarak kaktüsler aydınlık ve güneşli yerleri severler. Eğer iç mekanlarda bulunduruluyorlarsa, güneşe bakan pencere önleri en uygun yerlerdir. Uzun süre yoğun gölge yerlerde bırakılan kaktüslerin yeni çıkan sürgünleri anormal uzamaya baslar ve renkleri açık yeşil, giderek sarıya dönüşür. Bitkiler kısın daha az aydınlık yerlerde tutulabilir. Kışı gölge yerlerde geçiren kaktüsler, İlkbaharda güneşe birdenbire değil, alıştırılarak çıkarılmalıdır.
Işığa duyarlı bitkiler Bazı kaktüsler ve sukkulent bitkiler ışığa duyarlıdır. Bunların çiçek açabilmesi için günde 12 saatten az ışık alması gerekir. Doğal olmayan bir ışık kaynağı bile işi bozabilir. Örneğin Schlumbergera bu cins bir bitkidir. Kışın, çiçek açabilmesi için az ışık alması gerekir, bu nedenle eğer bulunduğu yer gece kullanılan bir odaysa ve bu odada lamba yakılmaktaysa, büyük olasılıkla çiçek açamayacaktır. Böyle bir durumda bitkiyi az kullanılan bir odaya taşımak doğru olur.
Güneş sevenler; Çöl koşullarında yaşamaya göre evrimleşmiş olan kaktüsler direkt güneş ışığı görmeyi tercih ederler. Ilıman bölgelerde toprağa dikilmiş olan bitkiler dışarıda en güzel şekilde yetiştirilebilirler. Ama dışarıya dikmek için ısının 16 derecenin altına düşmemesi gerekir. Aksi halde en uygun olan, bu bitkilere evin içinde bir pencere kenarında bakmaktır.
Güneş seven türler bile yaz döneminde bir miktar korumaya ihtiyaç duyabilirler. Özellikle genç bitkiler, birden bire güneşe çıkartılmamalıdır. Öncelikle yarı gölge bir yerde bir süre tutulup dış ortama alıştırılmalı daha sonra güneşe alınmalıdır. Güneşin çok parlak ve kavurucu olduğu Temmuz-Ağustos aylarında bir miktar gölgeleme yapmak yaralı olacaktır. Böylelikle kavurucu güneşin gövde ya da yaprakları yakması engellenmiş olur.
Kuru gölge sevenler;Bunlar, aslında çöl bitkileridir, ancak gelişebilmek için direkt ışık yerine süzülmüş, yarı gölge bir ortamı tercih ederler. Bazıları rutubetli ortamda çürüyebilir, ve uzun süre direkt güneş ışığına maruz kalırsa yaprakları yanar.
Islak gölge sevenler;Tüm kaktüsler direkt ışık ve kuru ortam severler diye bir genelleme de yapılamaz. Bazıları, epifitik olarak bilinenler, rutubet ve gıdayı atmosferden alırlar. Bu nedenle de bu tür bitkiler ışığın süzülerek geldiği, rutubetin yüksek olduğu bir ortamda daha iyi gelişirler. Doğal ortamları, tropik ormanlarda ağaç tepeleridir. Süzülerek gelen ışığı yakalayabilmek için uzun ve geniş yaprakları vardır. Zaman zaman su püskürtmekten yarar göreceklerdir.
D-Saksı Harcı ve Gübreleme: Kumlu, süzek toprakları severler. Yeterli havalanma ve drenaj sağlayabilmek için karışımların en az 1/6’sı kaba dişli kumdan oluşmalıdır. Genel olarak kaktüs yetiştiriciliğinde kullanılan saksı toprakları hacim olarak 1 kısım tınlı toprak, 1 kısım yaprak çürüntüsü, 1 kısım kaba dişli kum ve 1 kısım odun kömürü, tuğla veya saksı kırığının karışımıyla elde edilmektedir. Ayrıca, hacim olarak eşit miktarlarda tınlı toprak, yaprak çürüntüsü, kaba dişli kum ve yanmış ahır gübresinin karışımından oluşan harç da kullanılmaktadır. Bazı kaktüslerin büyütülmesinde ise 1:1:1 veya 2:1:1 oranlarında perlit, turba ve yaprak çürüntüsünün karışımından yararlanılmaktadır.
Saksı Değiştirme: Yavaş büyüyen kaktüslerin saksıları 3-4 yılda bir, hızlı büyüyenlerin ise 2-3 yılda bir kez değiştirilir. Çok küçük saksılarda yetiştirilen kaktüslere ise, her yıl saksı değiştirme işlemi uygulanır. Saksı ve toprak değiştirme işlemi genellikle ilkbaharda (Mart-Nisan aylarında) yapılmalıdır. Saksısı değiştirilecek kaktüsler, köklerin zedelenmeden saksı duvarından ayrılmasını kolaylaştırmak için bir iki gün önceden hafifçe sulanırlar. Kılcal kökler hafifçe zedelendiği için, saksı değişiminden sonra bir hafta süreyle kaktüslere su verilmez.
Su kaybını azaltmak için bitki gölge bir yerde bulundurulur ve ara sıra üzerine su püskürtülür. Yeni saksı eskisinin büyüklüğünde veya ondan bir boy büyük alınır. Daha büyük saksı kullanıldığı zaman, bitkinin sürgün gelişimi iyi olur, fakat çiçek açmaz. Kaktüsleri küçük seramik saksılara dikmek, onlara güzel bir görünüm kazandırır. Ancak, bu kapların büyük bir bölümünde akıtma deliği bulunmamaktadır. Eğer dip kısımda delik açma olanağı yoksa, birkaç küçük çakılla bir drenaj tabakası oluşturulur ve seramik saksılara ilke olarak daha seyrek su verilir.
Saksılama; Saksıları seçerken uygulanacak pratik bir kural sudur: Küre yapılı kaktüsler için bitkinin çapından 5 santim daha büyük saksı, boylu kaktüsler ya da etli bitkiler için çapı bitkinin boyunun yarısı kadar olan saksılar tercih edilemelidir.
Kaktüsün dikenlerinden korunmak için bitki katlanmış bir gazete ile tutulur. Kaktüsün köküne toprağı bir küreğin ucundan akıtılır. Saksıdaki toprağı ilerde çok basıklaşmaması için hafifçe bastırılır. Toprağın yüzeyine konulacak çakıl tası tabakası bitkinin boynuna toprağın değmesini önler.
Gübreleme;Kaktüslerde diğer iç mekan bitkilerinde kullanılan N: P2O5: K2O oranı 6:4:6 olan gübre karışımları verilirse, gevşek ve sağlıksız olarak büyürler. Bu nedenle kaktüsler için kullanılan en uygun oran 4:7:9 şeklinde kullanılan N: P2O5: K2O oranı kullanılır.
Kaktüslerin gelişme dönemine rastlayan İlkbahardan Sonbahara kadar (genellikle Mart-Ağustos aylarında) haftada veya 2 haftada bir kez 1-2 g gübre 1lt su içerisinde eritilerek verilebilir. Dinlenme dönemlerinde bitkilere gübre verilmemelidir. Bu konu ile ilgili olan daha geniş açıklamaları ilgili dosyada bulabilirsiniz.
KAKTÜS ve SUKKULENTLER İÇİN TOPRAK KARISIMI
•1 kısım tınlı toprak,
•1 kısım yaprak çürüntüsü,
•1 kısım kum,
•1 kısım tuğla kırığı, odun kömürü veya saksı kırıkları.
Bunlar hacim olarak karıştırılır ve karışımın her litresine 13 ml kemik unu eklenir.
Karışımlara tuğla, saksı kırıkları, odun kömürü parçaları ilave etmek havalanmayı ve gözenekli yapıyı artırma bakımından yarar sağlar. Odun kömürü parçaları, fazla su ve zararlı maddeleri emdiklerinden, harcın asitleşmesini de önler.


RE: Kaktüs Bakımı - Kaktüs Yetiştiriciliği - Kaktüs Resimleri - canımablam - 04-10-2011 02:19 PM

Kaktüs Hastalık ve Zararlıları:
Kaktüslerin önemli hastalıkları: Kök ve Gövde Çürüklüğü Hastalığı, Fusarium Solgunluğu Hastalığı, Kurşuni Küf ve Yaş Çürüklük’tür. Zararlıları ise, Kırmızı örümcekler, Yaprak bitleri, Kabuklu ve Unlu Bitler’dir.
Kök ve Gövde Çürüklükleri, düşük sıcaklık ve aşırı nemden dolayı meydana gelen bir hastalıktır. Bunun önlenmesi için, saksı toprağının patojen ile bulaşık olmamasına dikkat edilmeli, bitki için uygun sıcaklık ve nemin sağlanması gerekir.
Fusarium Solgunluğu Hastalığı’nın belirtileri, genellikle hasatlık etmenlerinin oluşturduğu belirtiler aşağı yukarı birbirine benzer. Hepsi bitkide trachaemycose yapar, yani ksilem (odun) borularını tıkamak, işlevini bozmak suretiyle sürekli solgunluğa neden olur.
Bitkinin aşağıdan yukarıya su iletimi dengesi bozulur. Solgunluk önce yaşlı yapraklarda başlar.Daha sonra bitkinin tamamına yayılır.
Hastalıklar, Fusarium ssp. Verticillium dahliae Verticillum albo-atrum şeklinde üç çeşittir.

Mücadelesi
Konukçu bitkilerin çoğaltılmasında enfekte olmuş bitkilerden çelik alınmamalıdır. Toprak pH’ sının yüksekliği ve yapısının bozukluğu özellikle Verticillum solgunluğunu teşvik etmektedir. Genel olarak Fusarium türleri yüksek, Verticillium türleri ise daha düşük sıcaklıklarda yayılmaktadır. Bu yüzden bitkinin istediği düzeyde olan optimum sıcaklıkların korunması gerekmektedir.

Kurşuni küf:
Yaprak, gövde ve çiçeklerde etkilidir. Fazla nemli ortamlarda bu bitki kısımlarının üstlerini gri küf tabakası kaplar. Bulaşmalar çiçeklerde küçük koyu renkli lekeler halinde görülür. Uzun süre devam eden %85’in üzerindeki orantılı nem ve özellikle 15-25 C sıcaklıklarda hastalığın yayılması için en uygun ortamdır.

Mücadelesi ve alınacak önlemler:
Yayılma koşulları olan sıcaklık ve nem oranlarını uygun düzeyde tutmak,
Hastalık parazit olduğu için bitkiyi yaralayan ve zarar veren her türlü faktörden kaçınılmalı,
Captan 50 , su ile karışabilen toz halindeki ilaç yani formülasyonu w.p. olarak, 10lt ‘ye 1lt suya doz uygulanarak 15 gr uygulanmaktadır.
Dichlofluanid 50, w.p. 10/1 dozda 20g preparat uygulanır.
Vinclozolin 50, w.p. 10/1 dozda 7.5g preparat uygulanır.
Yaş Çürüklüğü (Botrytis cinerea), bitkinin fazla sulanması ve fazla nem altında kalmasından dolayı meydana gelen hastalıktır. Bitkinin fazla su alması bitkinin köklerinin ve kendisinin çürümesine neden olur.
Kırmızı Örümcekler, Akar adı ile tanınırlar. Çıplak gözle zor fark edilirler. Vücutları oval yumuşak ve yapılı, üzerlerinde seyrek uzun kıllar bulunur.

Kırmızı Örümcek (Akarlar)
:
Bitkilerin yapraklarının özellikle alt kısmını sokup bitki öz suyunu emerler. Ayrıca emme sırasında salgıladıkları zehirli maddelerden dolayı yapraklarda beyaz, sarı ve kahverengimsi lekeler oluşur. Bitkinin yapraklarının tümünü kurutabilir.

Mücadelesi:
Akarları öldüren Propargite 73 E.C. ( sıvı görünümünde % 20-50 arasında etkili madde içeren) 8-10 cc’lik 10/1 suya preparat veya Dicofol 20 E.C. ( sıvı görünümünde % 20-50 arasında etkili madde içeren) 15 cc’lik 10/1 suya preparat hazırlanarak uygun bir pülverizatör ile bitkiye püskürtülmelidir. İlaçlama sırasında özellikle yaprakların alt kısmına ilaçlanmasına dikkat edilmelidir.

Yaprak bitleri:
Püseron, ballık adları ile tanınırlar. Vücutları yumuşak bazen hafif tozlu veya bir mum salgısı ile örtülü olabilirler. Renkleri yeşil, siyah, sarı, kırmızı, beyaz ve kahverengimsidir. Doğada bunlar ile beslenen pradatorlar vardır.
Yaprak bitleri bitkileri sokup bitki öz suyunu emerek yaşar. Emme sırasında salgıladıkları toksik ve tahriş edici maddelerle yaprak kıvrılması veya şişkinlik gibi anormal oluşumlara neden olurlar. Yaprak sararır ve kurur. Virus hastalıklarını taşıyarak önemli zararlara yol açarlar.

Mücadelesi:
Parathion-methyl 35 E.C. ( sıvı görünümünde % 20-50 arasında etkili madde içeren) 10 cc’lik 10/1 suya preparat veya Malathon 20 E.C. ( sıvı görünümünde % 20-50 arasında etkili madde içeren) 25 cc’lik 10/1 suya preparat kullanılabilir.

Kabuklu ve Unlu Bitler:
Kabuklu bitler; koşnil adı da verilmektedir. Vücutları çıplak ya da mumsu bir tabaka ile kaplı olabilmektedir. Oldukça kalın kabuklu veya örtülü olabilir.Renkleri sarımsı, kahverengi, beyaz, gri, donuk kırmızı ve siyah olabilir.
İnce uzun hortumuyla bitkinin yaprak ve saplarını sokarak bitki öz suyunu emerek beslenir. Salgıladıkları tatlı madde sayesinde fumajin mantarlarının çoğalmasına neden olur. Yapraklar sararır, kurur ve dökülür.

Mücadelesi:

Azinphos-methyl 25, W.P.(Su ile karışabilen toz halinde), 10/1 doz 20 g preparat
Methidathion 40, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 7.5 cc preparat,
Chlorprifos-ethyl 48, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 10 cc preparat,
Ethion 48, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 15 cc preparat, şeklinde etkili olan ilaçların uygulaması yapılmalıdır.
Unlu bitler; kabuklu bitlerle akraba olmalarına rağmen süs bitkilerindeki önemleri dolayısıyla farklılık göstermektedir. Sarımsı renkte olan vücudun üzeri una benzer mumlu maddelerden oluşmuş bir örtü tabakasıyla kaplı olduğundan beyaz renkte görünür.
Kabuklu bitlerle bitkilerde benzer zararlar göstermeleriyle birlikte ilaçlarla mücadelesi şu şekilde yapılmaktadır;
Azinphos-methyl 35, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 10 cc preparat,
Dichlorvos 50, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 20 cc preparat,
Diazinon 20, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 20 cc preparat,
Malathion 50, , E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 20 cc preparat seklinde hazırlanıp bitkiye verilir.


RE: Kaktüs Bakımı - Kaktüs Yetiştiriciliği - Kaktüs Resimleri - canımablam - 04-10-2011 02:37 PM

Kaktüs Üretim Tekniği :
Kaktüsler hem Generatif (tohum ile), hem de vejetatif (çelik, ası, ayırma ile) yöntemlerle üretilebilmektedir. Uygulamada vejetatif üretim daha kullanışlıdır. Ancak, fazla miktarda üretim söz konusu olduğunda, tohumla üretim yöntemi yeğlenir.

A-Tohum ile Üretim: Tohumlar genellikle 1 yıl bekletildikten sonra ekilir. Ancak Epiphyllum (Atlas Çiçeği) ve Zygocactus’un (Yılbaşı Çiçeği) tohumları taze iken ekilmelidir. Çimlenme süresini kısaltmak için, iri ve sert kabuklu tohumlar ekimden önce suda ıslatılır veya mekaniksel yollarla aşındırılır. Ekim İlkbaharda (Mart-Nisan aylarında) yapılır. Tohumların çimlendirilmesinde, hacim olarak eşit miktarlarda orman toprağı, turba ve kumun karışımından oluşan harç kullanılabilir. Bu karışıma bir miktar odun kömürü tozu eklenmesi yararlıdır. Tohumlar, yine hacim olarak eşit miktarlarda yaprak çürüntüsü, dişli dere kumu ve odun kömürü karışımına da ekilebilirler. Çimlendirme ortamının yüzeyine 3-4 mm aralıklarla ekilen tohumların üzerleri kendi irilikleri kadar harç tabakası ile örtülür.
Çok ince tohumların üzeri örtülmez, düzgün bir tahta parçasıyla hafifçe bastırılır. Ekim isi bittikten sonra tohum yastığı süzgeçli kova ile sulanır ve üzeri camla örtülür. Kaktüslerin çoğu ısıkta çimlendiklerinden, yastık veya kasalar aydınlık bir yerde bulundurulur. Çimlenme süresince ortam aynı sekilde nemli kalmalı; sıcaklık gündüz 20-30 oC, gece ise 18-20 oC dolayında tutulmalıdır. Kaktüs cinslerine bağlı olarak çimlenme 4 gün ile 1 yıl içerisinde olur. Sözgelisi, Rebutia cinsi kaktüslerde çimlenme 4 gün içerisinde gerçeklesmektedir. Fideler birbirine değinceye değin tohum yastığında bırakılmalı, daha sonra köklerine zarar verme-meye özen göstererek baska kasalara sasırtılmalıdır. Genç bitkiler 1 veya 2 yıl sonra küçük saksılara alınırlar.

B-Çelik ile Üretim: Çelikler olgunlaşmamış sürgünlerden tepe çeliği tarzında ve büyüme dönemi içerisinde (Haziran-Eylül ayları arasında) alınırlar. Kesim isi keskin bir bıçakla kuru ve güneşli bir havada yapılır. Köklerin yanlardaki diken diplerinden çıkmasını önlemek için çeliklerin alt kısımları konik bir şekilde yontulur. Hazırlanan çelikler yara yerinin kuruması için sıcak, gölgeli ve havadar bir yerde 2-3 gün bekletilir. Kesim yeri tümüyle kuruyan çelikler, köklendirilmek üzere bir miktar odun kömürü tozu ile karışık dişli dere kumu veya perlit içerisine dikilirler. Köklendirme ortamı olarak, eşit hacimlerdeki turba (veya yaprak çürüntüsü) ve dişli kumun karışımından oluşan harç da kullanılabilir. Çelikler uzun ise sallanma ve devrilmeyi önlemek için bir çubuk ile desteklenmelidir. Dikilen çeliklere su verilmemeli, sık sık su püskürtülmelidir. Bu koşullarda çelikler 10-15 gün ile 1 yıl içerisinde köklenirler. Kökler 2-3 cm. bir uzunluğa erişince, köklenme yastığından alınarak normal kaktüs harcına dikilirler. Bu durumda yine kısıtlı su vermeye devam edilir.

C-Aşı ile Üretim: Bu üretim yöntemi, köklerinin duyarlılığı nedeniyle nemli toprakta uzun süre kalmaları halinde çürüyebilen; özümleme olayını gerçekleştiren yeşil renkten yoksun oluşları nedeniyle kendi kendilerine yasaya-mayan; az veya çok yavaş büyüyen kaktüs türlerinde uygulanmaktadır. Ası ile üretimde anaç olarak kökleri duyarlı olmayan ve hızlı büyüyen Cereus türleri seçilir. En çok yeğlenenler Eriocereus jusbertii, Trichocereus spachianus, Trichocereus pachanoi, Cereus peruvianus ve Myrtillocactus geometrizans’tır. Asılamada ilke, anaç ve kalem olarak seçilen iki kaktüsün ana damarlarının bir veya birkaç yerinden birbirleriyle kaynaşmasıdır. Asılama için en uygun zaman kaktüslerin büyümeye başladıkları dönemdir. Sıcak havalarda yapılan açıların tutma sansı daha yüksektir. Her iki kaktüsün birbiriyle kaynaşması, 2-3 gün ile birkaç hafta arasında değişir. Anaç olarak kullanılacak kaktüsün asılanacak kısmı en az 3-4 aylık, en çok 2 yıllık olmalıdır.
Anaç kaktüs temiz ve keskin bir bıçak veya jiletle uygun yerinden kesilir. Tepesi düzgün olara kesilen anacın kenarları da, kuruyup büzüldüğü zaman kalem olarak kullanılan kaktüse baskı yapmaması için eğik olarak kesilir. Kesim aleti temizlendikten sonra, ası kalemi olarak kullanılacak kaktüs de alt kısmından kesilir ve kenarları alınır. Kesilen kısımların kurmaması için hemen kalem kaktüs anacın üzerine oturtulur ve bir iki kez çevrilerek arada kalan hava dışarı çıkartılır. Ana damarların herhangi bir noktadan birbirine değmesi sağlanır. Kaktüslerin damarları kaynaşıncaya değin temas halinde kalmalarını sağlamak için üzerlerine bir ağırlık konabilir. Paket yapmak için kullanılan lâstik bantlar gerilerek de istenen ağırlık sağlanabilir. Asılama islemi bittikten sonra bitki sıcak ve gölge bir yere konularak, saksı toprağı nemli tutulur. Bir veya iki hafta kadar sonra bağlantılar çözülebilir. Ası tutan kaktüs 3-4 hafta sonra belirgin biçimde büyümeye baslar. Büyüme görülmez ise bitki yeniden asılanabilir

D-Ayırma ile Üretim: Bazı kaktüs türleri yavru oluştururlar. Bunlar kolayca koparılabilir, ancak ana bitkiden keskin bir bıçakla ayrılmaları daha uygundur. Yavruların en uygun ayırma zamanı Haziran-Eylül arası ve İlkbahar’dır. Yavru kaktüsler, içerisinde normal kaktüs harcı bulunan küçük saksılara alınırlar.

•Piçlerle üretim: Büyük bitkinin çevresindeki genç piçler dikkatle ayrılır. Kumlu bir toprak karışımında köklendirilir. Daha sonra her piç ayrı bir kaktüs olarak gelişir.

•Çelikle üretim: Ya tüm yaprak ya da yaprağın bir bölümü kesilip alınır. Birkaç gün süreyle callus oluşması için kuruda bırakılır. Sonra köklendirilir.


RE: Kaktüs Bakımı - Kaktüs Yetiştiriciliği - Kaktüs Resimleri - canımablam - 04-10-2011 02:40 PM

Kaktüsgillere ait önemli bazı cinsler şöyledir:
Acanthocereus
Acharagma
Armatocereus
Arrojadoa
Arthrocereus
Astrophytum
Austrocactus
Austrocylindropuntia
Aztekium
Bergerocactus
Blossfeldia
Brachycereus
Brasilicereus
Brasiliopuntia
Browningia
Calymmanthium
Carnegiea
Cephalocereus
Cephalocleistocactus Cereus
Cintia
Cipocereus
Cleistocactus
Cochemiea
Coleocephalocereus
Consolea
Copiapoa
Corryocactus
Coryphantha
Cumulopuntia
Cylindropuntia
Dendrocereus
Denmoza
Discocactus
Disocactus
Echinocactus
Echinocereus
Echinomastus
Echinopsis
Epiphyllum Epithelantha
Eriosyce
Escobaria
Escontria
Espostoa
Espostoopsis
Eulychnia
Facheiroa
Ferocactus
Frailea
Geohintonia
Grusonia
Gymnocalycium
Haageocereus
Harrisia Hatiora
Hylocereus
Isolatocereus
Jasminocereus
Lasiocereus
Leocereus
Lepismium
Leptocereus
Leuchtenbergia
Lophophora
Maihuenia
Maihueniopsis
Mammillaria
Mammilloydia
Matucana
Melocactus
Micranthocereus
Mila
Miqueliopuntia
Myrtillocactus
Neobuxbaumia
Neolloydia
Neoraimondia
Neowerdermannia
Obregonia
Opuntia
Oreocereus
Oroya
Ortegocactus
Pachycereus
Parodia
Pediocactus
Pelecyphora
Peniocereus
Pereskia
Pereskiopsis
Pilosocereus
Polaskia
Praecereus
Pseudoacanthocereus
Pseudorhipsalis
Pterocactus
Pygmaeocereus
Quiabentia
Rauhocereus
Rebutia
Rhipsalis
Samaipaticereus
Schlumbergera
Sclerocactus
Selenicereus
Stenocactus
Stenocereus
Stephanocereus
Stetsonia
Strombocactus
Tacinga
Tephrocactus
Thelocactus
Tunilla
Turbinicarpus
Uebelmannia
Weberbauerocereus
Weberocereus
Yungasocereus


RE: Kaktüs Bakımı - Kaktüs Yetiştiriciliği - Kaktüs Resimleri - canımablam - 04-10-2011 02:57 PM

Kaktüs Resimleri :
[Resim: kaktus-bitkisi.jpg]
[Resim: kaktus_ve_cicegi_2.jpg]
[Resim: IMGA0779.JPG]
[Resim: 12633946031239096651kaktusle-is-fikirleri.jpg]
[Resim: gro1.jpg]
[Resim: image.jpg]
[Resim: bilimselsiniflandirma_1.JPG]
[Resim: 0008.jpg]