Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
C-Ç ile başlayan kız isimleri ve isminin anlamı
canımablam Çevrimdışı
Administrator
*******



Yorumları: 5,810
Konuları: 5,314
Kayıt Tarihi: Sep 2006
Rep Puanı: 5
#1
( C ) CABİRE: (AR) Cebreden, zorlayan. Galip gelen. Aziz ve kuvvetli olan. CABİYE: (AR) Hazine (bkz. Semahat)
( C )



CABİRE: (AR) Cebreden, zorlayan. Galip gelen. Aziz ve kuvvetli olan.

CABİYE: (AR) Hazine (bkz. Semahat). Şam'ın güneybatısında, Çavlan'da bir yer. Havuz.

CAHİDE: (AR) Cehdeden, elinden geldiği kadar çalışan.

CAİZE: (AR) Armağan, hediye. Yol yiyeceği, azık. Eski şairlere yazdıkları methiyeler için verilen bahşiş.

CALİBE: (AR) Kendine çeken, celbeden, çekici.

CANAL: (TR) Gönül al. Kendini sevdir, sevilen biri ol.

CANAN: (FAR) Sevgili, gönül verilmiş, sevilen kadın.

CANAY: (TR) Ay gibi temiz, saf, parlak kimse.

CANDAN: (TR) Samimi, içten, kalbi. Yakınlık belirten davranış.

CANEL: (TR) İçten uzatılan el, dostluk eli.

CANFEDA: (FAR) Canını veren, özverili kimse.

CANFEZA: (FAR) Can artıran, cana can katan.

CANGÜL: (TR) Gül gibi canlı. Güzel, temiz kimse.

CANİPEK: (TR) Yumuşak huylu (kimse).

CANNUR: (TR) Özü aydınlık, nurlu kimse.

CANRUBA: (FAR) Gönül alan, sevgili.

CANSEL: (TR) Hayat veren su. Can ve sel kelimelerinden birleşik isim.

CANSEN: (TR) Sen cansın, sevilensin.

CANSER: (TR) (bkz. Can).

CANSES: (TR) (bkz. Canser).

CANSET: (TR) Küçük kraliçe, prenses.

CANSEVER: (TR) (bkz. Cansın).

CANSIN: (TR) Canım gibisin, canımsın.

CANSU: (TR) Hayat veren su, tazelik. Sevgili, sevimli.

CANSUN: (TR) (bkz. Cansu).

CAVİDAN: (FAR) Daimi kalacak olan, sonrasız, ebedi.

CAVİDE: (FAR) (bkz. Cavidan).

CEBİRE: (AR) Zorlamak. Düzeltme, onarma.

CELİLAY: (AR-TR) Ulu, yüce ay.

CELİLE: (AR) Büyük, ulu.

CEMİLE: (AR) Güzel kadın. Gönül almak amacıyla yapılan davranış.

CEMİNUR: (AR) Işık, nur topluluğu, çok nurlu, aydınlık kimse.

CEMRE: (AR) Ateş. Kor halinde ateş. Şubat ayında azar azar artan sıcaklık.

CENAN: (AR) Kalb, yürek, gönül.

CENNET: (AR) Uçmak. Bahçe. Çok ferah ve havadar yer. Firdevs. Allah'a inanan, günah işlememiş veya günahlarından temizlenmiş olanların gireceği yer.

CEREN: (TR) Ceylan.

CESARET: (AR) Yüreklilik, korkusuzluk

CEVHER: (AR) Öz, maya. Başlı başına, kendiliğinden olan. Tıynet, cibilliyet, soydan gelen, haslet, tabii istidat. Kıymetli taş. Ebcet hesabında yalnız noktalı harfleri hesaplamaya dayanan tarih düşürme şekli. Kılıç namlusuna yapılan menevişli süs.

CEVRİYE: (AR) Haksızlık. Eza, cefa, eziyet, gadir, zulüm, sitem.

CEYDA: (AR) Uzun boyunlu ve güzel.

CEYDAHAN: (bkz. Ceyda).

CEYHAN: (TR) Güney Anadolu'da Toroslar'dan doğan ve Akdeniz'e dökülen nehir.

CEYLA: Olağanüstü güzel gözlü

CEYLAN: (TR) Hızlı koşan, biçimli bacakları olan ve güzel gözleriyle tanınan bir gazel cinsi.

CEZLAN: (AR) Mutlu.

CEZMİYE: (AR) Cezm ile ilgili. Kesin karar ve niyete ait. Kesmek.

CİHAN: (FAR) Dünya, alem, kainat, yeryüzü, yerküresi.

CİHAN BANU: (FAR) Dünyaca tanınmış kadın.

CİHANDİDE: (FAR) Dünyayı gezip görmüş.

CİHANEFRUZ: (FAR) Dünyayı parlatan, aydınlatan.

CİHANFER: (FAR) Cihanı, dünyayı aydınlatan, nurlu, ışıklı.

CİHANGÜL: (FAR) (bkz. Cihan).

CİHANNUR: (FAR) Dünyayı aydınlatan, nurlu, ışıklı.

CİHANSER: (FAR) Cihan'ın başı.

CİHANSUZ: (FAR) Cihan yakan.

CİLVE: (AR) Hoşa gitmek için yapılan davranış. İşve, naz.

CİNAN: (AR) Cennetler.

CİRYAL: (AR) Bir nevi kırmızı boya. Altının kırmızılığı. Temiz renk. Saf.

CUDİYE: (AR) Cömert, eli açık. İyilik severlikle ilgili. Dicle nehri kıyısında bir dağ. Nuh'un gemisinin tufandan sonra bu dağın üzerinde durduğu söylenir.

CÜMANE: (AR) Tek inci anlamında.




(Ç)



ÇAĞILI: (TR) Çağla ilgili. Çakıl. Çağla.

ÇAĞIN: (TR) Yıldırım, şimşek.

ÇAĞLA: (TR) Olgunlaşmamış meyve, bazı meyvelerin olgunlaşmadan, henüz yeşilken yenen hali.

ÇAĞLAR: (TR) Çağlayan, şelale.

ÇAVLAN: (TR) Büyük çağlayan.

ÇELGİN: (TR) Yaralanarak kaçan av hayvanı.

ÇEMAN: (FAR) Salına salına yürüyen. Nazlı sevgili.

ÇEMENZAR: (FAR) Otlak. Çimenlik.

ÇEŞMİAHU: (FAR) Ahu gözlü kadın, ceylan gözlü güzel.

ÇEŞMİNAZ: (FAR) Süzerek bakma, bakış. Nazlı nazlı bakan göz. Güzel gözlü sevgili.

ÇEŞPAN: (FAR) Layık, uygun, münasip, yakışır.

ÇINAY: (FAR) Soylu ay, ayın en parlak zamanı.

ÇIRAĞ: (FAR) Meşale, ışık, kandil.

ÇİÇEK: (TR) Bitkilerin üreme unsurlarını ihtiva eden renkli veya beyaz renkte açan, çok defa kokulu, sonradan meyve veya tohum haline gelen kısımları.

ÇİĞDEM: (TR) Zambakgillerden, soğanlı otsu, çeşitli renklerde çiçek açan kır bitkisi.

ÇİLAY: (TR) Ayın üzerinde beliren açık renk lekeler.

ÇİLER: (TR) Güzel öten, güzel ötüşlü

ÇİNEL: (TR) Doğru, dürüst, namuslu kimse.

ÇİRAY: (FAR) Yüz çizgileri, yüz güzelliği. Beniz, yüz. İnsan resmi.

ÇİSEM:(TR) Çiseleyen yağmur

ÇOLPAN: (TR) Çoban yıldızı. Zühre, venüs.
04-20-2009, Saat:10:09 AM


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Cricket World Cup Live