Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
D ile başlayan kız isimleri ve isminin anlamı
canımablam Çevrimdışı
Administrator
*******



Yorumları: 5,810
Konuları: 5,314
Kayıt Tarihi: Sep 2006
Rep Puanı: 5
#1
DAHİYE: (AR) Üstün zeka sahibi. DALAY: (TR) Deniz. DALYA: (TR) Yıldız çiçeği. DAMLA: (TR) Bir sıvıdan ayrılara
DAHİYE: (AR) Üstün zeka sahibi.

DALAY: (TR) Deniz.

DALYA: (TR) Yıldız çiçeği.

DAMLA: (TR) Bir sıvıdan ayrılarak düşen parça halinde, küçük miktar, katre.

DEFİNE: (AR) Yere gömülmüş, kıymetli eşya. Kıymet ve değeri olan kimse veya mal.

DEFNE: (YUN) Akdeniz ikliminde yetişen, yapraklan sert ve üst yüzleri parlak açık sarı çiçek ve güzel kokan defnegillerden bir ağaç.

DELFİN: (YUN) Yunus balığı.

DELİSTAN: (TR) İlkbaharda birdenbire kabarmış bahçe. Gelişmiş, içinde her türden bitki bulunan, karışık bahçe.

DEMET: (TR) Bağlanarak, oluşturulan deste. Biçilip bağlanmış ekin. Bir kaynaktan çıkan ışıkların meydana getirdiği ışık destesi, hazne.

DENİZ: (TR) . Büyük su kütlesi. Büyük su kütlesindeki dalgalanma.

DERYA: (FAR) Deniz, büyük nehir.

DERYAB: (FAR) Akıllı, anlayışlı.

DERYACE: (FAR) Küçük deniz. Göl.

DERYADİL: (FAR) Gönlü geniş, herşeyi hoş gören.

DERYANUR: (FAR-AR) Nur denizi, deryası.

DESEN: (FR) Renksiz çizim. Kumaş şekli.

DESTAN: (FAR) Hikaye, kıssa. Hile, mekr, tenvir.

DESTE: (FAR) Demet, tutam, takım. Kabza, tutacak yer.

DESTEGÜL: (FAR) Gül demeti, destesi.

DEVA: (AR) İlaç. Çare, tedbir.

DİBA: (FAR) Alacalı ipek kumaş. Atlas.

DİBACE: (FAR) Kitabın başlangıç kısmı, önsöz. Kitapların süslü sayfaları.

DİCLE: (TR) Yakındoğu'nun Türkiye'den doğan ve Mezopotamya'dan Basra Körfezine dökülen nehirlerden biri.

DİDAR: (FAR) Yüz, çehre. Görme, görüşme. Görüş kuvveti. Açık meydanda.

DİDE: (FAR) Göz. Gözcü. Gözbebeği. Gözucu.

DİDEM: (FAR) Gözüm.

DİLAN: (FAR) Gönüller, yürekler.

DİLARA: (FAR) Gönül alan, gönül kapan, gönül okşayan, gönlü dinlendiren. Bugün elde örneği olmayan eski Türk mürekkep makamlarından biri.

DİLAVİZ: (FAR) Gönlün takıldığı, gönüle takılan.

DİLAY: (FAR) Gönlü aydınlatan ay.

DİLBAZ: (FAR) Gönül eğlendiren. Güzel söz söyleyen. Yüze hoş görünen.

DİLBER: (FAR) Gönül alıp götüren, güzel.

DİLBERAN: (FAR) Dilberler, güzeller.

DİLBERAY: (FAR+TR) Ay gibi güzel kadın.

DİLBESTE: (FAR) Gönül bağlamış, aşık.

DİLDAR: (FAR) Birinin gönlünü almış, sevgili.

DİLDEREN: (FAR) Sevgi toplayan, gönül alan, beğenilen.

DİLEFRUZ: (FAR) Gönül aydınlatan. (bkz. Dilfüruz).

DİLEK: (TR) Dilenen şey, arzu, istek. İsteme, arzu etme, dileme.

DİLEM: (FAR) Gönül ilacı.

DİLFERAH: (FAR) Gönlü ferah, sevinçli.

DİLFEZA: (FAR) Gönlü genişleten, gönlü artıran.

DİLFÜRUZ: (FAR) Gönüle ferahlık veren, sevindiren.

DİLKESTE: (FAR) Gönül çekici.

DİLMEN: (FAR) Güzel. Güzel dil bilen, konuşan, söz söyleyen.

DİLNUR: (FAR) Gönlü nurlu.

DİLRAH: (FAR) Gönül yolu.

DİLRUBA: (FAR) Gönül kapan, gönül alan. Tahminen 2 asırlık bir makam.

DİLSUZ: (FAR) Gönül yakan, yürek yakıcı.

DİLŞAD: (FAR) Gönlü hoş, sevilmiş.

DİLŞÜKUFE: (FAR) Gönül çiçeği.

DİRAHŞAN: (FAR) Parlak, parlayan.

DİRAYET: (AR) Zeka, bilgi, kavrayış.

DOĞA: (TR) Tabiat.

DOĞANNUR: (TR) Nurun doğması.

DOYUM: (TR) Ganimet almış.

DÖNDÜ: (TR) Henüz evlenmemiş kız. Örfte devamlı erkek çocuğu olan ailenin son doğan çocuğu kız olursa döndü adını koyarlardı.

DÖNE: (TR) Karşı ziyarette bulunma. (bkz. Döndü).

DUCİHAN: (FAR) İki cihan, dünya ve ahiret.

DUDU: (FAR) Hanım, küçük kardeş. Papağan, tuti. Bir papağan cinsi.

DUHA: (AR) Kuşluk vakti.

DUHTER: (FAR) Kerime, kız.

DURANAY: (TR) Ayın en uzun süre gökyüzünde kaldığı zaman.

DURNA: (TR) Bir cins kuş. Turna.

DURSALİHA: (TR-AR) Erkek çocuğu olmayan ailelerin en son doğan kız çocuklarına verdikleri ad.

DURU: (TR) Saf, berrak.

DURUGÜL: (TR) Temiz, saf gül.

DUYGU: (TR) His. Duyulan, işitilen, hissedilen şey.

DUYSAL: (TR) Duymakla, hissetmekle ilgili olan.

DÜRDANE: (FAR) İnci tanesi. Sevgili, kıymetli.

DÜREFŞAN: (FAR) İnci serpen. İnci gibi söz söyleyen ağız.

DÜRİYYE: (AR) İnci gibi parlayan, parlak. Parıltılı yıldız.

DÜRNUR: (FAR.) İnci ışığı.

DÜRRE: (AR) İnci tanesi.

DÜRVEŞ: (FAR) İnci gibi.

DÜZEY: (TR) Seviye.

DÜZGÜN: (TR) Girintisi, çıkıntısı, pürüzü olmayan. Düzeltilmiş, tesviye edilmiş. İyi düzen verilmiş. İntizamlı, nizamlı. Yolunda, rayında.
04-20-2009, Saat:10:11 AM


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Cricket World Cup Live