Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
F ile başlayan kız isimleri ve isminin anlamı
canımablam Çevrimdışı
Administrator
*******



Yorumları: 5,810
Konuları: 5,314
Kayıt Tarihi: Sep 2006
Rep Puanı: 5
#1
FADİLE: (AR) Faziletli, fazilet sahibi. Erdemli, üstün. FADİME: (TR) (bkz. Fatma). FAHAMET: (AR) Fahimlik, ululu
FADİLE: (AR) Faziletli, fazilet sahibi. Erdemli, üstün.

FADİME: (TR) (bkz. Fatma).

FAHAMET: (AR) Fahimlik, ululuk. İtibar, kıymet, değer.

FAHİME: (AR) Akıllı, anlayışlı, kavrayışlı. Ulu, büyük, sayan.

FAHİRE: (AR) Övünülecek, iftihar edilecek. Şerefli, kıymetli. Parlak, güzel, mükemmel.

FAHRİYE: (AR) Bir karşılık beklemeden yalnızca şeref ve iftihar vesilesi olarak kabul edilen iş. (İş, sıfat, unvan). Fahri üye; maaşsız, ücretsiz veya kurum için gurur kaynağı olan kişi.

FAHRUNNİSA: (AR) Çok övünen, şanlı, şerefli, onurlu kadın.

FAİKA: (AR) Üstün, seçkin, yüksek, ileri. Mümtaz, manevi olarak üstün olan.

FAİZA: (AR) Fevz bulan, muradına ulaşan, başarı kazanan.

FATİNE: (AR) Zeki, anlayışlı. Zihni açık, kavrayışlı. Uyanık.

FATIMA / FATMA: (AR) Sütten kesilmiş. Kendisi ve zürriyeti cehennemden uzak kılınmış.

FATMAGÜL: (AR) (bkz. Fatma).

FATMANUR: (AR) (bkz. Fatma).

FAYİHA: (AR) Çiçek veya meyve kokusu. Güzel kokulu nesne.

FAZILA: (AR) Faziletli, fazilet sahibi.

FAZİLET: (AR) İnsanda iyilik etmeye ve fenalıktan çekinmeye olan devamlı ve değişmez yetenek, güzel vasıf. Kişiyi, ahlaklı ve iyi hareket etmeye yönelten manevi kuvvet. İnsanın yaratılışındaki iyilik, iyi huy, erdem.

FECRİYE: (AR) Sabaha karşı güneş doğmadan önce ufkun gündoğusu tarafından görülen aydınlığı, tanyerinin ağarması.

FEHAMET: (AR) (bkz. Fahamet).

FEHİME: (AR) Zeki, anlayışlı, pek çok anlayan.

FEHMİYE: (AR) Zeki, anlayışlı, pek çok anlayan.

FERAH: (Ar) Gönül açıklığı. Sevinç, scvinme.

FERAHENGİZ: (FAR) Ünlü bir çeşit lale.

FERAHET: (FAR) Şan ve şeref.

FERAHFEZA: (AR-FAR) Ferah artıran. Türk müziğinin birleşik makamlarından. Meşhur bir lale türü.

FERAHNA: (FAR) Bolluk, genişlik. Geniş yer.

FERAHNAK: (AR-FAR) Sevinçli. Türk müziğinin birleşik makamlarından.

FERAHNAZ: (FAR) Nazlı kız.

FERAHŞAN: (AR-FAR) Sevinç veren. Ferah saçan.

FERASET: (AR) Anlayışlılık, çabuk seziş.

FERAY: (FAR) Aydınlık, parlak ay, canlılık, süs, zinet.

FERDA: (FAR) Yarın. Gelecek zaman, ati. Ahiret, öbür dünya.

FERDANE: (AR) Tekli, yalnız.

FERDİYYE: (AR) Fertle ilgili, ferde has, tek başına yapılan.

FERHUNDE: (FAR) Mübarek, mesut, meymenetli, kutlu, uğurlu

FERİDE: (AR) Tek, eşsiz, eşi olmayan, kıyas kabul etmez, ölçüsüz, üstün. Kendi iradesiyle hareket eden, kibirli, gururlu kimse.

FERMA: (FAR) Emreden, buyuran. Amir.

FERZAN: (FAR) İlim ve hikmet.

FERZANE: (FAR) Alim, bilgin, seçkin. Benzerlerinden, akranlarından ileride. Hakim, düşünür.

FESAHAT: (AR) Açıklık, duruluk.

FETANET: (AR) Zihin açıklığı, zihnin yaratılıştan bir şeyi çabuk ve iyi kavraması.

FETHİYYE: (AR) Fethe mensup. Fetih hakkında yazılan kaside.

FEVZİYE: (AR) Kurtuluşla ilgili. Zafere ait. Galip gelen, üstün olan.

FEYZA: (AR) Suyun taşıp akması. Bolluk, çokluk, verimlilik, fazlalık, gürlük, ilerleme, çoğalma. İlim, irfan. Feyz ile dolu olan.

FEZA: (AR) Ucu bucağı bulunmayan boşluk. Dünyanın sonsuz olan genişliği, sema.

FEZZAN: (AR) Büyük Sahra'da, Trablus ülkesinin güneyinde bir ülke.

FİDE: (YUN) Bahçıvanlıkta, yastıklarda tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek.

FİGEN: (FAR) Atıcı, yıkıcı, düşürücü. Çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren

FİKRİYE: (AR) Fikre ait, fikirle ilgili, düşünerek meydana getirilen şey.

FİLİZ: (AR) Bitkilerde yeni sürgün, tohumdan çıkan yeni uçlar. Ocaktan çıkarılmış, eritilmemiş ham maden, cevher, gümüş, filiz. Betonarmede demirleri eklemek için bırakılan uzantılar. İnce taze ve güzel vücutlu.

FİRDEVS: (AR) Cennet . Bostan, bahçe.

FİRUZE: (AR) Açık yeşil, dağ yeşili ile gök mavisi arasında ve bal mumu parlaklığında kıymetli taş.

FİTNAT: (AR) Zihin açıklığı, zeyreklik. Zihnin herşeyi çabuk anlayışı.

FULYA: (İTA) Nergisgillerden, san renkte çiçeği keskin ve güzel kokulu bir bitki, sarı soğançiçeği.

FUNDA: (TR) Kırcık yerlerde yetişen ve birçok çeşidi olan çalı.

FÜREYYA: (FAR) Parlak, ışıltılı günler

FÜRUZAN: (FAR) Parlayıcı, parlayan, parlak.

FÜSUN: (AR) Büyü sihir. Şaşırtıcı güzelliğe sahip, hayret verici derecede güzel.
04-20-2009, Saat:10:21 AM


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Cricket World Cup Live