Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
K ile başlayan kız isimleri ve isminin anlamı
canımablam Çevrimdışı
Administrator
*******



Yorumları: 5,810
Konuları: 5,314
Kayıt Tarihi: Sep 2006
Rep Puanı: 5
#1
KADER: (AR) Alın yazısı. Talih, baht. Kötü talih. Güç kuvvet. KADİFE: (AR) Yüzü ince sık tüylü, parlak ve yumuşak ku
KADER: (AR) Alın yazısı. Talih, baht. Kötü talih. Güç kuvvet.

KADİFE: (AR) Yüzü ince sık tüylü, parlak ve yumuşak kumaş.

KADIN: (TR) Yetişkin dişi insan. Evlenmiş kadın. Evli ve itibarlı kadın, hanım.

KADİRE: (AR) Güçlü kuvvetli.

KADRİYE: (AR) Değer, itibar. Onur, şeref, haysiyet, meziyet. Rütbe, derece.

KAFİYE: (AR) Şiirde, mısra sonunda yer alan kelimelerin ses benzerliği, ses uyuşması, uyak.

KAİDE: (AR) Oturan. Temel, esas. Başkent.

KAİME: (AR) Duran, ayakta duran. Bir şeyi yapan icra eden.

KAMELYA: (FR) Büyük beyaz, pembe ya da kırmızı renkte çiçek açan dayanıklı yaprakları olan bir bitki.

KAMER: (AR) Ay. Sadık hizmetkâr.

KÂMİLE: (AR) Bütün tam noksansız, eksiksiz. Kemale ermiş olgun. Yaşını başını almış terbiyeli, görgülü. Alim, bilgin, geniş bilgili.

KÂMURÂN: (FAR) (Kâm sürücü, süren) Arzusuna isteğine kavuşmuş mutlu. Arzusuna erişen, bahtiyar, mutlu.

KANİYE: (AR) Kanaat eden, yeter, bulup fazlasını istemeyen. İnanmış kanmış.

KAPSAM: (TR) Muhteviyat, içerik, İhtiva, ihata, istiab.

KARANFİL: (AR) Bir çeşit kokulu çiçek.

KARÇİÇEĞİ: (TR) Süsengillerden, beyaz pembe çiçekler açan soğanlı bitki.

KARDELEN: (TR) Çiğdem. Nergisgillerden baharda çok erken çiçek açan soğanlı bir bitki.

KÂRDİDE: (FAR) İş bilir, uyanık, tecrübeli.

KARMEN: (FAR) Parlak kırmızı renk.

KÂŞİFE: (AR) Keşfeden, bulan, meydana çıkaran.

KATİBE: (AR) Yazıcı. Bir kuruluşta yazı işleriyle görevli kimse, sekreter.

KATİFE: (AR) Kadife. Bir nevi çiçek.

KATRE: (AR) Damla. Damlayan şey.

KAVRAM: (TR) Bir nesnenin zihindeki soyut ve güzel tasarımı . Nesnelerin ya da olayların ortak özelliklerini kapsayan ve ortak bir ad altında toplayan genel tasarım.

KAYRA: (TR) Yüksek büyük tutulan ya da sayılan birinden gelen iyilik lütuf, ihsan atıfet, inayet.

KEBİRE: (AR) Büyük, ulu azim. Yaşça büyük yaşlı. Çocukluktan çıkmış genç.

KELEBEK: (TR) Vücudu kanatlan ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türü olan böcek. Narin, ince kadın.

KERAMET: (AR) Bağış. Ağırlama, ikram. Ermişçe yapılan iş, hareket ya da söz.

KERİME: (AR) Kerem sahibi, cömert, verimcil. Ulu, büyük. Lütfü, ihsanı bol, ihsan yönünden ulu.

KERİMAN: (AR) Eli açıklar, cömertler.

KEYVAN: (FAR) Satürn yıldızı.

KEZBAN: (FAR) Bir yeri yöneten kadın kahya. Ev kadını, evine ve kocasına bağlı kadın.

KIVANÇ: (TR) Sevinç, memnuniyet. Övünen, güvenen, iftihar eden.

KIVILCIM (TR) Yanmakta olan bir maddenin sıçrayan küçük hareketli parçacıkları. Harekete geçiren etken.

KIYMET: (AR) Değer. Bedel, baha, tutar. Şeref, onur, itibar.

KİBAR: (AR) Duygu, davranış ve hareket bakımından ince, zarif, nazik, çelebi. Büyük cömert, asil, zengin. Şık, seçkin. Büyükler, ulular. Kibirli.

KİBARİYE: (AR) (bkz. Kibar).

KİFAYET: (AR) Yetişme, el verme, kafi gelme. Bir işi yapabilecek yetenekte olma.

KİRAZ: (YUN) Gülgillerden, yapraklanmadan önce çiçek açan, düz kabuklu ağaç ve bu ağacın yuvarlak sulu ve tek çekirdekli yemişi.

KİYASET: (AR) Uyanıklık, anlayışlılık.

KÖSEM: (TR) Sürüler önünde rehber vaziyetinde giden. Cildi temiz, pürüzsüz.

KUMRU: (FAR) Güvercinlerden, uzunca kuyruklu boynunun yanlarında benekler bulunan ve güvercinlerden daha küçük olan boz renkli kuş.

KÜBRA: (AR) Büyük olan.
04-20-2009, Saat:10:34 AM


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Cricket World Cup Live