Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
N ile başlayan erkek isimleri ve isminin anlamı
canımablam Çevrimdışı
Administrator
*******



Yorumları: 5,810
Konuları: 5,314
Kayıt Tarihi: Sep 2006
Rep Puanı: 5
#1
NABİ: (AR) Haberci, haber veren. Yüksek, yüce. NACİ: (AR) Necat bulan, kurtulan, selamete kavuşan. Cennetlik. NA
NABİ: (AR) Haberci, haber veren. Yüksek, yüce.

NACİ: (AR) Necat bulan, kurtulan, selamete kavuşan. Cennetlik.

NACİL: (AR) Soyu sopu temiz olan kimse.

NADİM: (AR) Pişmanlık duyan, pişman. Tevbe eden.

NADİR: (AR) Seyrek, az, ender bulunur.

NADİ: (AR) Nida eden, haykıran, çağıran. Toplantı, meclis, (bkz. Nida).

NAFERİZ: (FAR) Göbek düşüren. Koku saçan.

NAFİ: (AR) Yararlı, kârlı.

NAFİH: (AR) Üfleyen, üfleyici.

NAFİZ: (AR) Delen, delip geçen. İçeriye giren, işleyen. Tesir eden, sözü geçen.

NAHİD / NAHİT: (FAR) Venüs (zühre) gezegeni. (AR) Yeni yetişen kız.

NAİB / NAİP: (AR) Vekil, birinin yerine geçen, kadı vekili, hakim. Nöbet bekleyen, nöbetle gelen.

NAİM: (AR) Bollukta yaşayış. Cennetin bir kısmı.

NAKİB / NAKİP: (Ar.) Bir kavim veya kabilenin reisi veya vekili.

NAMAL: (TR) Adın duyulsun, ün kazan.

NAMDAR: (FAR) Namlı, ünlü.

NAMİ: (FAR) Namlı, şöhretli ünlü.

NAMIK: (AR) Yazıcı, katip, yazar

NASIH: (AR) Nasihat eden, öğüt veren.

NASIR: (AR) Yardımcı, yardım eden.

NASİB / NASİP: (AR) Pay hisse. Birinin elde ettiği şey. Allah'ın kısmet ettiği şey.

NASR: (AR) Yardım. Üstünlük (zafer).

NASRUDDİN: (AR) Dine yardımı dokunan. Dilimizde "Nasreddin" şeklinde kullanılır. NASRULLAH: (AR) Allah'ın nusreti, yardımı.

NASUH: (AR) Nasihatçı, öğütçü. Halis, temiz.

NASUHİ: (AR) Bozulmaz şekilde tövbe edici.

NAŞİD / NAŞİT: (AR) Şiir okuyan, şiir söyleyen, şiir yazan.

NAŞİR: (AR) (Neşreden) Dağıtan, yayan, yayınlayan.

NATIK / NATUK: (AR) Söyleyen konuşan. Düşünen. Bildiren, bildirici.

NAYMAN: (MOG) Sekiz. Batı Moğolistan'da yaşayan sekiz kabileden oluşan Türk topluluğu.

NAZIM: (AR) (Tanzim eden) Düzenleyen. Sıra sıra, dizi dizi olan şey.

NAZIR: (AR) Nazar eden, nezaret eden, bakan, gözeten. Vekil bakan. Bir yüzü bir tarafa yönelik olan.

NAZİF: (AR) Temiz, pak, nazik, zarif ve şık giyimli.

NAZİL: (AR) Yukardan aşağıya inen. Bir yere konan, bir yerde konaklayan.

NAZİR: (AR) Taze. Altın. Benzer eş.

NAZMİ: (AR) Dizme, sıraya koyma. Sıra, tertip. Vezinli, kafiyeli söz.

NEBA: (AR) Haber.

NEBAHADDİN / NEBAHATTİN: (AR) Dinin şanı ve şerefi.

NEBİ: (AR) Haberci. Peygamber.

NEBİH: (AR) Namlı, şerefli.

NEBİL: (AR) Yüksek meziyet ve onur sahibi. Akıllı, anlayışlı. Bilgili, faziletli.

NECABET: (AR) Soyluluk, soy temizliği.

NECAETTİN: (AR) Dine girip hidayete eren, kurtulan.

NECAH: (AR) İsteğine ulaşma. Kurtulma. İhtiyaçlarını temin edebilmek.

NECAT: (AR) Kurtulma, kurtuluş. Selamet.

NECATİ: (AR) Kurtulmaya mensup, kurtuluşla ilgili.

NECCAR: (ARR) Dülger. Marangoz.

NECDET: (AR) Kahramanllık yiğitlik, efelik. Korkusuz olmak.

NECİB / NECİP: (AR) Soyu sopu temiz pak olan kimse. Asilzade, kıymetli, üstün.Güzel ahlak sahibi.

NECİD: (AR) Yüksek yayla. Arabistan'ın sahil ovasına ve çukur sahaya zıt olan yüksek kısım.

NECİL: (AR) Soylu, soyu sopu temiz, kişizade. Asıl.

NECİY: (AR) Sırdaş.

NECİYULLAH: (AR) Allah'ın kurtuluş verdiği kişi.

NECMİ: (AR) Yıldızla ilgili.( Necmüddin: Dinin yıldızı. Dilimizde "Necmettin" şeklinde kullanılmaktadır.)

NEDA: (AR) Çiğ, nem rutubet.

NEDİM: (AR) Meclis arkadaşı, sohbet arkadaşı. Büyükleri fıkra ve hikayeleri ile eğlendiren. Güzel hikayeler anlatan, tatlı konuşan.

NEDRET: (AR)Azlık, seyreklik, az bulunurluk.

NEDVE: (AR) Görüşme konuşma.

NEFER: (AR) Bir adam, tek kişi. Er, asker.

NEFİ: (AR) Çıkar ile ilgili faydacı, menfaat, kâr.

NEHİB / NEHİP: (AR) Dehşet, korku. Yağmacı, çapulcu.

NEHRİ: (AR) Nehirle ilgili, nehire ait.

NEJAD / NEJAT: (FAR) Soy, nesil.

NERHAN: (FAR-TR) Yiğit Han, Yiğit Sultan.

NERİM: (FAR) Pehlivan, yiğit, bahadır.

NERMİ: (FAR) Yumuşak, gevşeklik.

NESEFİ: (AR) Yapı ustası.

NESİB / NESİP: (AR) Soylu, soyu temiz baba.

NESİF: (AR) İki kişi arasında olan sır.

NESİL: (AR) Aynı çağda, aynı yaşta bulunan kimselerin tümü, kuşak.

NESİM: (AR) Hafif rüzgar. Hoş, mülayim insan.

NEŞAT: (AR) Sevinç, neşe, şenlik, keyif. İran şairlerinden birisinin adı.

NEŞET: (AR) Meydana gelme, gelişme. Kaynak olma, bir mecradan çıkış.

NEŞİD / NEŞİT: (AR) Manzum şiir. Atasözü derecesinde kullanılan meşhur beyit veya mısra.

NEVAL: (AR) Talih, kısmet. Bahşiş, bağış.

NEVAZ: (FAR) Okşayan, okşayıcı.

NEVCİ: (FAR) Makam, ahenk ve nasip ile ilgili.

NEVCİVAN: (FAR) Genç, delikanlı.

NEVFEL: (AR) Deniz. (bkz. Derya).

NEVHİZ: (FAR) Genç. Yeni yetişmiş, yeni çıkmış.

NEVİT: (FAR) İyi, sevinçli haber, müjde.

NEVRED: (FAR) Gezen, dolaşan, yol alan.

NEVREDDİN: (AR) Dinin ışığı, aydınlığı.

NEVRES: (FAR) Yeni yetişen, yeni biten.

NEVSAL: (FAR) Yeni yıl.

NEVZAD / NEVZAT: (FAR) Yeni doğmuş. Yeni doğan.

NEVZAR: (FAR) Yeni ağlayış, ağlaması güzel olan.

NEYYİR: (AR) Nurlu, parlak. Işıklı cisim. Güneş.

NEYZEN: (FAR) Ney çalan kimse.

NEZİH: (AR) Temiz, pak.

NEZİHİ: (AR) Temizlik, saflık, incelikle ilgili.

NEZİR: (AR) Birini doğru yola yöneltmek için gözdağı vererek korkutmak. Adak, dilek, tahsis. Kendisini Allah yoluna adayan kişi.

NEZZAM: (AR) (Nizam veren) Düzenleyen.

NİHAD / NİHAT: (FAR) Tabiat huy, yaratılış, kişilik, bünye.

NİJAD / NİJAT: (FAR) Soy, nesil, neseb. Tabiat, cibilliyet, (bkz. Nejad).

NİKAN: (FAR) İyiler, hoşlar.

NİYAZ: (FAR) Yalvarma, yakarma. Dua. Bazı tarikatlarda küçüğün büyüğe karşı olan selam, saygı ve duası. İhtiyaç, muhtaçlık.

NİYAZİ: (FAR) (bkz. Niyaz). Yalvarıcı, niyaz edici. Sevgili.

NİZAM: (AR) Dizi, sıra. Düzen, usul, tertip, yol, kaide. Kanunlar.

NİZAMİ: (AR) Kurallara uygun, düzenli. Kanun ve nizama ait, onunla ilgili.

NUH: (AR) Nuh peygamber. Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen 25 peygamberden biri. Zamanında Nuh tufanı olmuştur.

NUMAN: (AR) Kan.Gelincik.

NURALP: (AR-TR) Nurlu, yiğit.

NURATAY: (AR-TR) (bkz. Nuralp).

NURBAKİ: (AR) Sürekli aydınlık olan, nurlu sabah.

NURBAY: (AR-TR) Nurlu, aydınlık kimse.

NURDAĞ: (AR-TR) Nurdağı, Nurdan dağ.

NUREDDİN: (AR) Dinin nuru, ışığı.

NURER: (AR-TR) Nurlu insan.

NURERSİN: (AR-TR) (bkz. Nurer).

NURİ: (AR) Nura ait, nurla ilgili.

NURKAN: (AR-TR) Temiz, berrak soydan gelen.

NURKUT: (AR-TR) (bkz. Nurkan).

NURSAL: (AR-TR) Işık saç, aydınlat.

NURTAÇ: (AR-TR) Nurdan taç.

NURTAN: (AR-TR) Işıklı tan.

NURTEKİN: (AR-TR) Aydın ve güvenilir, emin.

NURULLAH: (AR) Allah'ın nuru.

NURZAT: (TR) Nurlu, aydınlık kişi.

NUSRET: (AR) Yardım. Allah'ın yardımı. Zafer, muzafferiyet. Başarı, üstünlük.

NUSRETTİN: (AR) Dinin yardım ettiği. Dinin başarılı temsilcisi.

NUŞAT: (FAR) İçkiden sarhoş olmuş, mest olmuş.

NUŞİN: (FAR) Tatlı, hoş, güzel.

NUTKİ: (AR) Söz, lakırdı, konuşma. Nutuk, söylev, söyleyen.

NUYAN: (FAR) Şehzade, prens.

NÜVİD / NÜVİT: (FAR) Müjde, muştu. Hayırlı haber.

NÜZHET: (AR) Neşe, eğlence, eğlence yerlerini seyredip gezme. Sevinç, ferahlık.
04-20-2009, Saat:10:41 AM


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Cricket World Cup Live