Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
T ile başlayan kız isimleri ve isminin anlamı
canımablam Çevrimdışı
Administrator
*******



Yorumları: 5,810
Konuları: 5,314
Kayıt Tarihi: Sep 2006
Rep Puanı: 5
#1
TAÇNUR: (AR) Işıktan, nurdan taç. TAHİRE: (AR) Temiz, pak. Türk musikisinde basit bir makam. TAİBE: (AR) Tövbe ed
TAÇNUR: (AR) Işıktan, nurdan taç.

TAHİRE: (AR) Temiz, pak. Türk musikisinde basit bir makam.

TAİBE: (AR) Tövbe eden. Günahlarından dolayı pişmanlık duyup Allah'tan af dileyen.

TAİFE: (AR) Bölük, takım, güruh, fırka. Kavim, kabile. Tayfa.

TALİA: (AR) Tulu eden, öncü. Talih, şans, kısmet.

TALİBE: (AR) Talep eden arayan, isteyen; istekli. Alıcı müşteri. Talebe, öğrenci.

TALİHA: (AR) Şans, talih, kader.

TALİYE: (AR) Sonradan gelen, bir şeyin arkası sıra giden. İkinci derecede olan.

TALU: (TR) Seçkin, seçilmiş, güzel. İki kürek kemiği arası.

TAMAY: (TR) Dolunay, ayın ondördü.

TAN: (TR) Güneş doğmadan önceki alacakaranlık, şafak vakti.

TANAY: (TR) Şafak ve ay.

TANEGÜL: (TR) Biricik gül.

TANSEL: (TR) Tan sel.

TANSELİ: (TR) Tan seli.

TANSU: (TR) Şafağın aydınlattığı su.

TANYEL: (TR) Şafak vakti esen rüzgar.

TANYELİ: (TR) Tan vakti esen yel.

TANYERİ: (TR) Güneş doğmak üzereyken, ufukta hafifçe aydınlanan yer.

TARA: (FAR) Yıldız, necim.

TAYYİBE: (AR) İyi, hoş, güzel ala. Helal, çok temiz.

TAZE: (FAR) Körpe, genç.

TAZEGÜL: (FAR) Yeni açan gül.

TAZİME: (AR) Ululama, büyük sayma. Saygı gösterme, ikram etme.

TEBESSÜM: (AR) Gülümseme.

TEDÜ: (TR) Bilge, zeki, anlayışlı kimse.

TEKGÜL: (TR) Gül ailesi içinde benzeri olmayan güzellikte. Yalnız gül.

TELMİYE: (AR) Parıldatma, renk renk yapma. Dizeleri başka başka dillerde , manzume yapma.

TELVİN: (AR) Renk verme, boyama.

TENZİLE: (AR) İndirme, aşağı düşürme.

TENNUR: Teni nurlu, aydınlık olan

TERCAN: (TR) Genç, taze, delikanlı. Kırmızı buğday.

TEREN: (FAR) Nesteren denen gül.

TESLİYE: (AR) Teselli verme, avutma.

TESNİM: (AR) Cennet suyu, cennetteki ırmaklardan birinin adı.

TESRİYE: (AR) Sıkıntıyı, gamı, kederi yok etme.

TEŞRİFE: (AR) Şereflendirme, onurlandırma.

TEVFİKA: (AR) Uydurma, uygun düşürme. Başarıya ulaştırma. Allah'ın yardımına kavuşma.

TEZCAN: (TR) - Telaşlı, heyecanlı, beklemeye dayanamayan, sabırsız.

TEZEHHÜR: (AR) Çiçeklenme.

TEZER: Çabuk ve erken

TİCAN: (AR) Taçlar.

TİJEN : TİGEN : Diken, göze, gönüle batıveren / Kılıç kullanan

TOMRİS: (YUN) Tarihte, Pers kralı II. Keyhüsrev'le savaşmış olan Massagetlerin ünlü kraliçesi. Demir.

TOMURCUK: (TR) Bitkinin üzerinde bulunan, çiçek ya da yaprak verecek olan filiz.

TONAY:(*) Ay gibi parlak, ışıklı giysi.

TÖRE: (TR) Eğitim, görgü, gelenek. Soyluluk, asalet. Eksiksiz, mükemmel.

TRAJE: (FAR) Gökkuşağı.

TUBA: (AR) Kökü yukarıda, dallan aşağıda cennet ağacı. En güzel, en iyi, hoş.Baht, mutluluk, müjde.

TULÜ: (AR) Doğma, doğuş.

TULÜN: (TR) Dolun.

TUNA: (TR) Çok bol. Yavru. Görkemli, gösterişli. Karaormanlardan doğan, Karadeniz'e dökülen, Avrupa'nın Volga'dan sonra en uzun ırmağı.

TÜRKAN: (TR) Koruyucu, muhafız.

TUĞÇE (TR) Küçük tuğ. (TUĞ: (TR) Eskiden paşalara verilen at kılından yapılmış sorguç.)

TURRE: (AR) Alın saçı, kıvırcık, saç lülesi.

TUTAM: Bir desteden daha az, parmak uçlarıyla alınabilen. Tutmaktan tutam

TUTİ: (FAR) Papağan türünden bir kuş. Konuşmayı seven, konuşkan.

TUTKU: (TR) Güçlü istek ve coşku.

TUTKUN: (TR) Bir şey ya da birine düşkün bağlı. Bol, verimli. Esir, tutsak.

TÜLAY: (TR) İncelikle, düşle ilgili.

TÜLİN: (TR) Ayın çevresinde oluşan dairesel hale. Ayna.

TÜMAY: (TR) Dolunay.

TÜNAY / TUNAY: Mehtap, ay ışığı, gece görülen aydınlık

TÜRKÂN: (TR) Saltanat ve idarede yönetime etki eden prenses.

TÜZENUR: (TR-AR) Tüze nur. Işığın adaleti ya da Adaletli ışık, nur.
04-20-2009, Saat:10:55 AM


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Cricket World Cup Live