Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Sabri Esat Siyavuşgil hayatı şiirleri
canımablam Çevrimdışı
Administrator
*******



Yorumları: 5,810
Konuları: 5,314
Kayıt Tarihi: Sep 2006
Rep Puanı: 5
#1
SABRI ESAT SIYAVUŞGIL (1907-1968) Istanbul'da dogdu. Ortaögrenimini Istanbul Erkek Muallim Mektebi ile Istiklâl Lises
SABRI ESAT SIYAVUŞGIL (1907-1968)
Istanbul'da dogdu.
Ortaögrenimini Istanbul Erkek Muallim Mektebi ile Istiklâl Lisesi'nde tamamladi.
Darülfunun Hukuk Mektebi'nden geçip
burs ile Fransa'da Dijon ile Lyon Üniversitelerinde felsefe okudu.
1932'de döndü.
Felsefe ögretmenligi yapti.
Ulus ve Yeni Sabah'ta kö§e yazarligi eyledi.
Profesör de oldu.
1928'de alti arkada§iyla Yedi Me§aleciler toplulugunu kurdu.
Ortak bir kitap ile sekiz sayi süren "Me§'ale" dergisi yayiminin
ardindan topluluk dagildi.
1942'de ko§uk düzeninde yaptigi
Cyrano de Bergerac çevirisiyle büyük ün aldi.

ODALAR VE SOFALAR

Evler, bir nara benzer,
Nar tanesi, sofalar,
Akşam, yol gibi gezer;
Sükûn, su gibi odalar.

Odada bir pancurun
Sofadadır güneşi;
Camlarda yanan korun
Düşer içime eşi.

Odada yığın yığın
Gölgenin salkımları;
Sofada yalnızlığın
Duyulur adımları.

Oda, içinden duyar
Oluktan düşenleri;
Sofa, geceyi oyar,
Dinler merdivenleri.

Toplar odam kuş gibi
Sofamın lâflarını.
Birer bibloymuş gibi
Süsler boş raflarını.

Beni duvar boyunca
Bir kum gibi ufalar
Odam uyku dolunca
Uyumayan sofalar.

YOLCULUK

Bir yaz günü odamda kaparken bavulumu
Çekecek koltuğumun parmakları kolumu
Her zamanki sesiyle bana "Otur" diyecek

Bütün kış geceleri duyduğum laflarıyla
Çıplak bir kadın gibi beyaz çarşaflarıyla
Beni uyutmak için yatağım esneyecek

Yolda, adımlarımı çağıracak geriye
Aralık duran kapım, belki dönerim diye
Penceremde buğudan bir damla yaş donacak

Yürürken sağ omzuma hafif sesle ötüşüp
- Bir evden anlaşılmaz fısıltılarla düşüp -
Bembeyaz bir el gibi bir güvercin konacak

Dudağımı gizlice çekerek dudağına
Akşam gibi düşecek vagon basamağına
Garda beyaz, dumandan bir kadının bedeni

Son kampana çalacak ve son düdük ötecek
Mesafeler bir nokta halinde küçültecek
Külrengi istasyonda mendil sallayan beni...

BIKMAK

Sesin dudaklarımda fağfur bir Japon tası
Uzun saçların, bir yaz yağmurunun teması
Ellerin, semaverden akan çay kadar ılık...

Sesim odaya giren bir serçe kadar ürkek.
Ellerim, açık kalan panjuru gösterecek
Ve saçım, gözlerimin içi gibi karanlık.

Yağmur gibi doldursan odayı sözlerinle
İçinden konuşacak aynalar gözlerinle
Ve gün avuçlarından kayan gümüş bir balık.

Bir koltuğa sinecek sıcaklığın derinden.
Girecek yaklaşınca başın, kirpiklerinden
Gözlerime ağaçlı bir yol gibi ayrılık.
03-09-2009, Saat:02:46 AM


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Cricket World Cup Live