Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
ingilizce deyimler...
oksijen Çevrimdışı
Super Moderator
******



Yorumları: 6,357
Konuları: 0
Kayıt Tarihi: Sep 2006
Rep Puanı: 5
#1
Give a dog bad name and hang him Adamın adı çıkacağına canı çıksın Better late than never Geç olsun güç olmasın Easy c
Give a dog bad name and hang him Adamın adı çıkacağına canı çıksın
Better late than never Geç olsun güç olmasın
Easy come, easy go Haydan gelen huya gider
Barking dog never bites Havlayan köpek ısırmaz
It never rains, but pours Aksilikler hep üst üste gelir
Your mother alone will be wail on you Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar
You can't teach an old dog new tricks Ağaç yaşken eğilir
Save up something for a rainy day Ak akçe kara gün içindir
I drink cofee once in a blue moon Ayda yılda bir kahve içerim
I am tikcled pink that I have passed the exam Sınavı geçtiğim için çok heyecanlıyım
He eats like a pig Çok fazla yemek yer
He took it like a man Olgun bir şekilde kabul etti
He eats like a bird Çok az yemek yer
He drinks like a fish Çok içki içer
I slept like a dog Çok güzel uyudum
My brother runs like a wind Kardeşim çok hızlı koşar
My father is as bald as an egg Babam kabak gibi keldir
Every cloud has a silver lining Her felakette bir hayır vardır
All that glitters isn't gold Her sakallıyı deden sanma
Man make houses, women make homes Yuvayı dişi kuş yapar
Better lose the saddle than the horse Zararın neresinden dönülürse kardır
A rolling stone gathers no moss Yuvarlanan taş yosun tutmaz
If the cap fits, wear it Yarası olan gocunur
Cheats never prosper Yalancının mumu yatsıya kadar yanar
Too many cooks spoil the broth Horozu çok olan köyde sabah erken olur
Two cunning men will not try to make a dupe of each other İki cambaz aynı ipte oynamaz
Talk of the devil and you'll see his hoofs İti an çomağı hazırla
A friend in need is a friend indeed Dost kara günde belli olur
A change is as good as a rest Tebdili mekanda hayır vardır
Don't teach your grandmother to suck eggs Tereciye tere satılmaz
Cleanliness is next to godliness Temizlik imandan gelir
Do as the Romans do when in Rome Ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin
Speech is silver, but silence is gold Söz gümüşse sükut altındır
The early bird gets the worm Sona kalan dona kalır
He that laughs last laughs best Son gülen iyi güler
Once burnt twice shy Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer
Good words are worth much, and cost little
Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır
Throw out a sprat to catch a mackerel Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez
All his geese are swans Karga yavrusunu şahin görür
As you make your bed, you lie on it Kendi düşen ağlamaz
Spare the rod and spoil the child Kızını dövmeyen dizini döver
The apples on the other side of the wall are the sweetest Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür
Nothing venture, nothing have Korkak bezirgan ne kar eder ne ziyan
Covards die many times before their deaths Korkunun ecele faydası yoktur
The rotten apple injures its neighbours Körle yatan şaşı kalkar
Bad news travels fast Kötü haber tez yayılır
As you sow, so you shall reap Ne ekersen onu biçersin
Christmas come but once a year Papaz bir kere pilav yer
Who pays the piper calls the tune Parayı veren düdüğü çalar
Everything comes to him who waits
Sabreden derviş muradına ermiş
All well that ends well Sonu iyi biten herşey iyidir
It's not over until the fat lady sings Dereyi görmeden paçaları sıvama
An apple a day keeps the doctor away Elma girmeyen eve doktor girer
He has a memory like sieve Hafızası çok kötüdür
He came out smelling like a rose Çok başarılıydı
He lives like a king Kral gibi yaşar
She has a memory like an elephant Hafızası çok kuvvetlidir
She took it like a duck to water Onun için çok doğaldı
She looks like death warmed over Çok gariban gözüküyor
He treats me like dirt Bana çok kötü davranıyor
She treats me like a king Bana kral gibi davranıyor
He sticks out like a sore thumb Herkes tarafından farkedilen birisi
He works like a horse Çok sıkı çalışır
He has a mind like a steel trap Çok zeki birisi
He looks like a million Harika gözüküyor
He went on like a broken record Kırık plak gibi konuştu
She has something up her sleeve Birşey planlıyor
He swears like a trooper Çok küfür eder
She tells it like it is Herşeyi olduğu gibi söyler
It works like a charm Çok iyi çalışır
My mother wears the pants in the family Evin hakimi annemdir
The news spread like a wildfire Haberler çok hızlı bir şekilde yayıldı
The kids fought like cats and dogs on the street Çocuklar sokakta kedi-köpek gibi kavga ettiler
My girlfriend is as cute as a button Kızarkadaşım çok güzeldir
The teacher is hot under the collar Öğretmen çok kızgındır
A good friend would give you the shirt off his back İyi arkadaş senin için herşeyi yapar
We must tighten our belts now Kemerleri sıkmamız lazım
I have been hoodwinked Aldatıldım
That idea is old hat Bu modası geçmiş bir fikir
Guests are given the red carpet treatmen in Turkey Türkiye'de misafirlere çok iyi davranılır
Let's go out and paint the town red Hadi dışarı çıkıp şehrin altını üstüne getirelim
I always look at the world through rose coloured glasses Dünyaya her zaman pembe gözlüklerle bakarım
When I bought a summer house she was green with envy Yazlık ev aldığımda kıskançlıktan deliye döndü
Don't look so blue! Try to be optimistic O kadar karamsar bakma! Biraz iyimser olmaya çalış
John is a true blue friend John çok sadık bir arkadaştır
This money is my golden oppurtunity to buy a new car Bu para yeni bir araba almak için altın gibi bir fırsat
I don't have a red cent Tek kuruşum bile yok
Mary talks like a blue streak Mary çok konuşkandır
He sees red whenever he loses the match Ne zaman maçı kaybetse kendini kaybeder
I am in a red Boğazıma kadar borca battım
03-10-2009, Saat:12:15 PM


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Cricket World Cup Live