<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[msn ifadeleri msn avatarları msn eklentileri avatar - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.canimablama.com/</link>
		<description>msn ifadeleri msn avatarları msn eklentileri avatar - http://www.canimablama.com</description>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 19:58:38 -0500</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Arap Nobeli... Yılmaz Özdil]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13363</link>
			<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 09:02:06 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13363</guid>
			<description><![CDATA[Arap Nobel&#8217;i

Başbakan, Arap Nobel&#8217;i aldı.

Bu Nobel&#8217;i alan 3&#8217;üncü Türk.

*

Birincisi Fuat Sezgin&#8217;di.
Ama, Türkiye adına değil...
Almanya adına aldı. Çünkü, İstanbul Üniversitesi&#8217;nde İslam tarihçisiydi, 1960 darbesinden sonra üniversiteden uzaklaştırıldı, Almanya&#8217;ya gitti, Frankfurt Üniversitesi&#8217;nde profesör oldu.

*

İkincisi, Miktad Yalçın&#8217;dı.
İlahiyatçı, Suudi Arabistan İmam Muhammed bin Suud Üniversitesi&#8217;nde asistan olarak başladı, orada profesör oldu, Arap Nobel&#8217;ini Türkiye adına aldı.

*

Üçüncüsü, Başbakan.

*

Fuat Sezgin ile Miktad Yalçın, &#8220;İslami çalışmaları&#8221; nedeniyle Arap Nobel&#8217;i almıştı... Başbakanımız ise &#8220;İslam&#8217;a hizmet&#8221; kategorisinde Arap Nobel&#8217;ine layık görülen ilk Türk oldu.

*

&#8220;İslami çalışmalar&#8221; ve &#8220;İslam&#8217;a hizmet&#8221; kategorilerinde Arap Nobel&#8217;ini kazanmayı başaran ülkeler şöyle...

*

Suudi Arabistan, 3 defa.
Mısır, 30 defa.
Fas, 6 defa.
Kuveyt, 2 defa.
Katar, 1 defa.
Sudan, 4 defa.
Suriye, 5 defa.
Bosna, 1 defa.
Pakistan, 2 defa.
Endonezya, 1 defa.
Ürdün, 3 defa.
Filistin, 1 defa.
Afganistan, 1 defa.
Türkiye, 2 defa.

*

Arap Nobel&#8217;i, sadece &#8220;İslami çalışmalar&#8221; ve &#8220;İslam&#8217;a hizmet&#8221; kategorilerinde verilmiyor.. . Fizik, kimya, biyolojiden oluşan &#8220;bilim&#8221; kategorisi ile sağlık araştırmalarından oluşan &#8220;ilaç&#8221; kategorilerinde de veriliyor.

*

Yukarıda adı geçen ülkeler, &#8220;bilim&#8221; ve &#8220;ilaç&#8221;ta kaç defa Arap Nobel&#8217;i aldı?

*

0...

*

Peki, &#8220;bilim&#8221; ve &#8220;ilaç&#8221; kategorilerinde Arap Nobel&#8217;i alan ülkeler hangileri?

*

ABD, 34 defa.
İngiltere, 22 defa.
Fransa, 7 defa.
Almanya, 8 defa.
İtalya, 5 defa.
Kanada, 6 defa.
Avustralya, 2 defa.
İsviçre, 3 defa.
Rusya, 2 defa.
İsveç, 1 defa.
Japonya, 3 defa.

*

Ne kadar gurur duysak az yani. 

*


EL FATİHA NOTU:

Arap Nobeli&#8217;ni 3 defa kazanmayı başaran Türkiye&#8217;nin, acil müdahale için 3 bakan gönderdiği 300 nüfuslu 3 tane köyde 3 gündür ölü sayısını tespit edemediği ortaya çıktı sayın seyirciler.. . 

 

Yılmaz ÖZDİL]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Arap Nobel&#8217;i

Başbakan, Arap Nobel&#8217;i aldı.

Bu Nobel&#8217;i alan 3&#8217;üncü Türk.

*

Birincisi Fuat Sezgin&#8217;di.
Ama, Türkiye adına değil...
Almanya adına aldı. Çünkü, İstanbul Üniversitesi&#8217;nde İslam tarihçisiydi, 1960 darbesinden sonra üniversiteden uzaklaştırıldı, Almanya&#8217;ya gitti, Frankfurt Üniversitesi&#8217;nde profesör oldu.

*

İkincisi, Miktad Yalçın&#8217;dı.
İlahiyatçı, Suudi Arabistan İmam Muhammed bin Suud Üniversitesi&#8217;nde asistan olarak başladı, orada profesör oldu, Arap Nobel&#8217;ini Türkiye adına aldı.

*

Üçüncüsü, Başbakan.

*

Fuat Sezgin ile Miktad Yalçın, &#8220;İslami çalışmaları&#8221; nedeniyle Arap Nobel&#8217;i almıştı... Başbakanımız ise &#8220;İslam&#8217;a hizmet&#8221; kategorisinde Arap Nobel&#8217;ine layık görülen ilk Türk oldu.

*

&#8220;İslami çalışmalar&#8221; ve &#8220;İslam&#8217;a hizmet&#8221; kategorilerinde Arap Nobel&#8217;ini kazanmayı başaran ülkeler şöyle...

*

Suudi Arabistan, 3 defa.
Mısır, 30 defa.
Fas, 6 defa.
Kuveyt, 2 defa.
Katar, 1 defa.
Sudan, 4 defa.
Suriye, 5 defa.
Bosna, 1 defa.
Pakistan, 2 defa.
Endonezya, 1 defa.
Ürdün, 3 defa.
Filistin, 1 defa.
Afganistan, 1 defa.
Türkiye, 2 defa.

*

Arap Nobel&#8217;i, sadece &#8220;İslami çalışmalar&#8221; ve &#8220;İslam&#8217;a hizmet&#8221; kategorilerinde verilmiyor.. . Fizik, kimya, biyolojiden oluşan &#8220;bilim&#8221; kategorisi ile sağlık araştırmalarından oluşan &#8220;ilaç&#8221; kategorilerinde de veriliyor.

*

Yukarıda adı geçen ülkeler, &#8220;bilim&#8221; ve &#8220;ilaç&#8221;ta kaç defa Arap Nobel&#8217;i aldı?

*

0...

*

Peki, &#8220;bilim&#8221; ve &#8220;ilaç&#8221; kategorilerinde Arap Nobel&#8217;i alan ülkeler hangileri?

*

ABD, 34 defa.
İngiltere, 22 defa.
Fransa, 7 defa.
Almanya, 8 defa.
İtalya, 5 defa.
Kanada, 6 defa.
Avustralya, 2 defa.
İsviçre, 3 defa.
Rusya, 2 defa.
İsveç, 1 defa.
Japonya, 3 defa.

*

Ne kadar gurur duysak az yani. 

*


EL FATİHA NOTU:

Arap Nobeli&#8217;ni 3 defa kazanmayı başaran Türkiye&#8217;nin, acil müdahale için 3 bakan gönderdiği 300 nüfuslu 3 tane köyde 3 gündür ölü sayısını tespit edemediği ortaya çıktı sayın seyirciler.. . 

 

Yılmaz ÖZDİL]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Enerji içecekleri dişlerinize zarar verebilir]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13362</link>
			<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 08:59:45 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13362</guid>
			<description><![CDATA[Son araştırmalara göre bu tür içecekleriyle enerjinizi artırırken aynı zamanda dişlerinize zarar veriyor olabilirsiniz.

New York Üniversitesi araştırmalarına göre, çoğu sporcunun dayanıklılığını artırmak için yudumladığı enerji içeceği, diş aşınması, yüksek duyarlılık ve lekelenmeye sebep olacak oranda asit içeriyor.
Araştırmacılara göre bu içecekler ayrıca diş kemiklerini zayıflatarak olası diş kayıplarına ve geri dönüşü olmayan zararlara neden olmakta.

New York Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Doktoru Mark Wolff&#8217;un belirttiğine göre bu araştırma enerji içeceklerinin diş aşınmasıyla bağlantısının kurulduğu ilk çalışma. Wolff bu içecekleri tüketen kişilerin içeceklerin tüketiminden hemen sonra dişlerini fırçalamamaları gerektiğini vurguluyor.
Diş aşınmasının&nbsp;&nbsp;önlenmesi için,

Aşırı&nbsp;&nbsp;enerji içeceği tüketiminden kaçının
Dişlerinize zarar gelmesini azaltmak için, içeceklerden sonra dişlerinizi fırçalamak için en az 30 dakika bekleyin. Bu içecekleri fazla tüketiyorsanız doktorunuza danışarak asit etkisini azaltan bir diş macunu önerisinde bulunmasını isteyin.

Çalışma &#8220;Sağlam Temellere Dayanmıyor&#8221;
Araştırmada kullanılan inek dişleri(genetik olarak insanınkine çok benzer) ikiye bölündü ve dişin bir yarısı suda diğer yarısı da enerji içeceğinde bekletildi. İçecekte bekletilen dişlerde ciddi şekilde zayıflama ve lekelenme görüldü.

Amerikan İçecek Ortaklığı konuşmacısı Craig Stevens bu tür araştırmaların gerçekçi sonuçlar ortaya koymadığını ileri sürdü.

Stevens&#8217;a göre diş&nbsp;&nbsp;ve diş eti sağlığını etkileyen birçok faktör bulunmakta. İçeceklerin günlük hayatta dişlerin içinde bekletildiği sıvılar olmadığını, bunların fiziksel açıdan yararlı olduklarının göz ardı edilemeyeceğini ve araştırma sonuçlarının halka bu şekilde yayılmasının yanlış olduğunu belirtti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Son araştırmalara göre bu tür içecekleriyle enerjinizi artırırken aynı zamanda dişlerinize zarar veriyor olabilirsiniz.

New York Üniversitesi araştırmalarına göre, çoğu sporcunun dayanıklılığını artırmak için yudumladığı enerji içeceği, diş aşınması, yüksek duyarlılık ve lekelenmeye sebep olacak oranda asit içeriyor.
Araştırmacılara göre bu içecekler ayrıca diş kemiklerini zayıflatarak olası diş kayıplarına ve geri dönüşü olmayan zararlara neden olmakta.

New York Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Doktoru Mark Wolff&#8217;un belirttiğine göre bu araştırma enerji içeceklerinin diş aşınmasıyla bağlantısının kurulduğu ilk çalışma. Wolff bu içecekleri tüketen kişilerin içeceklerin tüketiminden hemen sonra dişlerini fırçalamamaları gerektiğini vurguluyor.
Diş aşınmasının&nbsp;&nbsp;önlenmesi için,

Aşırı&nbsp;&nbsp;enerji içeceği tüketiminden kaçının
Dişlerinize zarar gelmesini azaltmak için, içeceklerden sonra dişlerinizi fırçalamak için en az 30 dakika bekleyin. Bu içecekleri fazla tüketiyorsanız doktorunuza danışarak asit etkisini azaltan bir diş macunu önerisinde bulunmasını isteyin.

Çalışma &#8220;Sağlam Temellere Dayanmıyor&#8221;
Araştırmada kullanılan inek dişleri(genetik olarak insanınkine çok benzer) ikiye bölündü ve dişin bir yarısı suda diğer yarısı da enerji içeceğinde bekletildi. İçecekte bekletilen dişlerde ciddi şekilde zayıflama ve lekelenme görüldü.

Amerikan İçecek Ortaklığı konuşmacısı Craig Stevens bu tür araştırmaların gerçekçi sonuçlar ortaya koymadığını ileri sürdü.

Stevens&#8217;a göre diş&nbsp;&nbsp;ve diş eti sağlığını etkileyen birçok faktör bulunmakta. İçeceklerin günlük hayatta dişlerin içinde bekletildiği sıvılar olmadığını, bunların fiziksel açıdan yararlı olduklarının göz ardı edilemeyeceğini ve araştırma sonuçlarının halka bu şekilde yayılmasının yanlış olduğunu belirtti.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[DARBEYİ İSPATLAYAYIM DERKEN MAN-KAFA OLDUKLARINI İSPATLADILAR. ...&nbsp;&nbsp; Yılmaz Özdil]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13361</link>
			<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 08:54:20 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13361</guid>
			<description><![CDATA[Rampaların ustasıyım kozmiklerin hastasıyım


Ankara&#8217;da yol kestiler, Türk &#8220;Silahlı&#8221; Kuvvetleri&#8217;ne ait &#8220;silah&#8221; yakaladılar iyi mi... Manşetlerinden soruyorlar, bu &#8220;silah&#8221;ların Türk &#8220;Silahlı&#8221; Kuvvetleri&#8217;nde ne işi var!

*
155&#8217;e esrarengiz telefon geliyor mesela...
- Etimesgut tank dolu.
- Kimsiniz?
- Bir dost.
*
Ve, diyorlar ki:
&#8220;Kamyonla bomba mı taşınır?&#8221;
*
Ya neyle taşınır?
*
Bu sefer diyorlar ki:
&#8220;Sivil kamyonla mı taşınır?&#8221;
*
Birincisi, yeni değil, teee 1990&#8217;dan beri, yani 20 senedir sivil kamyonla taşınıyor. (Genelkurmay&#8217;ın bu konuda sana bilgi vermemesi ayıp gerçekten...) İkincisi, sivil kamyon kullanmasınlar ama, Erzincan&#8217;da askeri kamyonları test etmek için şurdan şuraya götürdüler diye, kamyonların komutanını &#8220;darbecilik&#8221;ten ifadeye çağırmadılar mı?
*
Bu sefer de diyorlar ki:
&#8220;Peki, niye trenle taşınmadı?&#8221;
*
Kardeşim, burası Almanya değil ki, her tarafın demiryolu olsun... İlla trenle getireceksen, mecburen Aydın&#8217;a kadar gene kamyonla taşımak zorundasın... Çünkü, Muğla&#8217;dan Ankara&#8217;ya tren yok. Aslına bakarsan, Muğla&#8217;da tren yok... Seni üzmek istemem ama, ray bile yok!
*
(Muğla&#8217;da hakikaten tren garı yok mu, dersen... Var. Dalaman Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü&#8217;nün bahçesinde var! Çünkü, Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa ava çok meraklıymış... Dalaman o zamanlar ideal av yeri... Tapusu da Mısır Hidivi&#8217;nin... 1903 senesinde, iki tane bina ısmarlamış, &#8220;Dalaman&#8217;a av köşkü yapın, İskenderiye&#8217;ye de gar binası yapın&#8221; demiş. Yapmışlar... Ama küçük bi hatayla... Planları karıştırıp, garı Dalaman&#8217;a, av köşkünü İskenderiye&#8217;ye dikmişler... Şimdi gidin bakın İskenderiye&#8217;ye, tren yolunda av köşkü duruyor, Dalaman&#8217;da ineklerin arasında tren garı!)
*
Gülüyorsunuz ama, Türk &#8220;Silahlı&#8221; Kuvvetleri&#8217;nde &#8220;silah&#8221;ın ne işi var diye soran arkadaşlar, işte bunların torunları.
*
Ya da ne bileyim...
Patlatın bi ihbar mektubu:
&#8220;Mürted&#8217;e dikkat...
Uçakları da var bunların.&#8221; 

Yılmaz Özdil]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Rampaların ustasıyım kozmiklerin hastasıyım


Ankara&#8217;da yol kestiler, Türk &#8220;Silahlı&#8221; Kuvvetleri&#8217;ne ait &#8220;silah&#8221; yakaladılar iyi mi... Manşetlerinden soruyorlar, bu &#8220;silah&#8221;ların Türk &#8220;Silahlı&#8221; Kuvvetleri&#8217;nde ne işi var!

*
155&#8217;e esrarengiz telefon geliyor mesela...
- Etimesgut tank dolu.
- Kimsiniz?
- Bir dost.
*
Ve, diyorlar ki:
&#8220;Kamyonla bomba mı taşınır?&#8221;
*
Ya neyle taşınır?
*
Bu sefer diyorlar ki:
&#8220;Sivil kamyonla mı taşınır?&#8221;
*
Birincisi, yeni değil, teee 1990&#8217;dan beri, yani 20 senedir sivil kamyonla taşınıyor. (Genelkurmay&#8217;ın bu konuda sana bilgi vermemesi ayıp gerçekten...) İkincisi, sivil kamyon kullanmasınlar ama, Erzincan&#8217;da askeri kamyonları test etmek için şurdan şuraya götürdüler diye, kamyonların komutanını &#8220;darbecilik&#8221;ten ifadeye çağırmadılar mı?
*
Bu sefer de diyorlar ki:
&#8220;Peki, niye trenle taşınmadı?&#8221;
*
Kardeşim, burası Almanya değil ki, her tarafın demiryolu olsun... İlla trenle getireceksen, mecburen Aydın&#8217;a kadar gene kamyonla taşımak zorundasın... Çünkü, Muğla&#8217;dan Ankara&#8217;ya tren yok. Aslına bakarsan, Muğla&#8217;da tren yok... Seni üzmek istemem ama, ray bile yok!
*
(Muğla&#8217;da hakikaten tren garı yok mu, dersen... Var. Dalaman Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü&#8217;nün bahçesinde var! Çünkü, Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa ava çok meraklıymış... Dalaman o zamanlar ideal av yeri... Tapusu da Mısır Hidivi&#8217;nin... 1903 senesinde, iki tane bina ısmarlamış, &#8220;Dalaman&#8217;a av köşkü yapın, İskenderiye&#8217;ye de gar binası yapın&#8221; demiş. Yapmışlar... Ama küçük bi hatayla... Planları karıştırıp, garı Dalaman&#8217;a, av köşkünü İskenderiye&#8217;ye dikmişler... Şimdi gidin bakın İskenderiye&#8217;ye, tren yolunda av köşkü duruyor, Dalaman&#8217;da ineklerin arasında tren garı!)
*
Gülüyorsunuz ama, Türk &#8220;Silahlı&#8221; Kuvvetleri&#8217;nde &#8220;silah&#8221;ın ne işi var diye soran arkadaşlar, işte bunların torunları.
*
Ya da ne bileyim...
Patlatın bi ihbar mektubu:
&#8220;Mürted&#8217;e dikkat...
Uçakları da var bunların.&#8221; 

Yılmaz Özdil]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kıvırma Sanatı]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13360</link>
			<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 08:49:04 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13360</guid>
			<description><![CDATA[Amerika'da bir süpermarkette, müşteri yarım kivi satın almak istiyor.
Tezgâhtar bunun mümkün olmadığını söylüyor. Kavga çıkıyor. Tezgahtar
koşa koşa müdüre çıkıyor:

"Efendim, hayvanın biri yarım kivi almak istiyor" der demez şöyle bir
arkasına dönünce ne görsün:
müşteri arkasından gelmiş, ensesinde duruyor...

Tezgahtar hemen müşteriyi işaret ediyor:
"Bu beyefendi de diğer yarısını almak istiyor, efendim..." diyor
Müdür durumu anlıyor, adama yarım kiviyi mecburen verip gönderiyorlar.
Müdür bir saat sonra tezgahtarı çağırtıyor:
- "Tebrik ederim, çok zeki davrandın, iyi idare ettin. Nerelisin sen?
- "Brezilyalıyım efendim..."
- "Amerika'ya niye geldin?"
- "Brezilya cazip bir yer değil efendim, orada insanlar ya fahişe, ya
da futbolcu..."
Müdür;
- "Biliyor musun, benim karım da Brezilyalı... "
- "Yaaaaaaaa öyle mi, Yenge hangi takımda futbol oynuyor ?"]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Amerika'da bir süpermarkette, müşteri yarım kivi satın almak istiyor.
Tezgâhtar bunun mümkün olmadığını söylüyor. Kavga çıkıyor. Tezgahtar
koşa koşa müdüre çıkıyor:

"Efendim, hayvanın biri yarım kivi almak istiyor" der demez şöyle bir
arkasına dönünce ne görsün:
müşteri arkasından gelmiş, ensesinde duruyor...

Tezgahtar hemen müşteriyi işaret ediyor:
"Bu beyefendi de diğer yarısını almak istiyor, efendim..." diyor
Müdür durumu anlıyor, adama yarım kiviyi mecburen verip gönderiyorlar.
Müdür bir saat sonra tezgahtarı çağırtıyor:
- "Tebrik ederim, çok zeki davrandın, iyi idare ettin. Nerelisin sen?
- "Brezilyalıyım efendim..."
- "Amerika'ya niye geldin?"
- "Brezilya cazip bir yer değil efendim, orada insanlar ya fahişe, ya
da futbolcu..."
Müdür;
- "Biliyor musun, benim karım da Brezilyalı... "
- "Yaaaaaaaa öyle mi, Yenge hangi takımda futbol oynuyor ?"]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kıymalı Poğaça Tarifi - Kıymalı Poğaça Nasıl Yapılır]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13359</link>
			<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 13:45:54 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13359</guid>
			<description><![CDATA[Kıymalı Poğaça Tarifi

Malzemeler,

2 Su bardağı ılık su
2 Çay bardağı sıvı yağ
1 Çay bardağı toz şeker
3 Çay kaşığı tuz
1 Paket aktif maya
1 Adet yumurta sarısı
Yeterince un
Harcı İçin,
250 gr yağsız kıyma
1 Adet kuru soğan
Damak zevkine göre tuz ve baharat
Hazırlanışı,
Yoğurma kabının içersine tüm malzemeyi alın.
Yumuşak bir hamur elde edene kadar un ekleyip yoğurun.
2 Saat mayalanmaya bırakın.
Kuru soğanı yemeklik doğrayıp tavaya alın.
Soğanlar pembeleşinceye kadar kavurun.
Kıymayı ekleyip kavurmaya devam edin.
Tuz ve dilediğiniz baharatı katıp bir kaç kez karıştırdıktan sonra ocaktan alın.
Mayalanan hamurdan elma büyüklüğünde parçalar koparın.
İçlerin kıymalı harçla doldurun.
Üzerine yumurta sarısı sürün.
185 derecelik fırında 30-35 dakika üzerlerin kızarıncaya kadar pişirin.
Ilık servis yapın.
Afiyet Olsun.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kıymalı Poğaça Tarifi

Malzemeler,

2 Su bardağı ılık su
2 Çay bardağı sıvı yağ
1 Çay bardağı toz şeker
3 Çay kaşığı tuz
1 Paket aktif maya
1 Adet yumurta sarısı
Yeterince un
Harcı İçin,
250 gr yağsız kıyma
1 Adet kuru soğan
Damak zevkine göre tuz ve baharat
Hazırlanışı,
Yoğurma kabının içersine tüm malzemeyi alın.
Yumuşak bir hamur elde edene kadar un ekleyip yoğurun.
2 Saat mayalanmaya bırakın.
Kuru soğanı yemeklik doğrayıp tavaya alın.
Soğanlar pembeleşinceye kadar kavurun.
Kıymayı ekleyip kavurmaya devam edin.
Tuz ve dilediğiniz baharatı katıp bir kaç kez karıştırdıktan sonra ocaktan alın.
Mayalanan hamurdan elma büyüklüğünde parçalar koparın.
İçlerin kıymalı harçla doldurun.
Üzerine yumurta sarısı sürün.
185 derecelik fırında 30-35 dakika üzerlerin kızarıncaya kadar pişirin.
Ilık servis yapın.
Afiyet Olsun.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İnsanlardaki en yaygın hatalı düşünceler]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13358</link>
			<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 13:42:27 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13358</guid>
			<description><![CDATA[Hatalı fikirler


Psikiyatrik vakalar içinde özellikle genelleşmiş anksiyete bozukluğu ve histeri vakalarının temelinde görülen ve terapiyi zorlaştıran bir dizi hatalı fikirler var. Prof. Dr. Arif Verimli, bunların insanın yaşamını çok fazla zora soktuğunu ve sonucunda histerik vakaların oluştuğunu söylüyor. Verimli bu hatalı fikirleri anlatıyor bize.

1-) I&#8217;m nothing unless I&#8217;m loved.
&#8220;Sevilmediğim zaman bir hiçim&#8221;Bunun açılımı çok önemli. Çünkü histerik kadınların tümünde bu sorunlu düşünme biçimi ağır biçimde hissediliyor ve hatta onların hayatlarını kapsıyor. Başkaları tarafından sevilmeyi bekleyen ve kendini sevmeyi bu duygu üzerine kuran kadınlar, toplumun yapısından dolayı çoğunlukla aşağılandıkları ve aile içinde ikinci plana atıldıkları için sorun yaşıyorlar ve ilgi çekebilmek için her türlü yola başvuruyorlar. Sevilmediğim zaman bir hiçim düşüncesi en tehlikeli düşünce biçimi. Çünkü öncelikle bir insanı herkesin sevmesi zaten mümkün değildir. Ve daha da önemlisi kendini sevmeyen insanı zaten kimse sevmez. Bu böyle düşünen insanları çıkmaza sokuyor. Bu tür insanların kendilerine değer vermeyi öğrenmeleri gerekiyor.

2-) I have to please others.
&#8220;Başkalarını memnun etmek zorundayım.&#8221;İşte en hatalı düşünme biçimlerinden biri de bu ve Türkiye&#8217;de çok yaygın. Kendi isteklerini, beklentilerini bir kenara bırakıp çevresindekiler için yaşayan, onları memnun ederek mutlu olmaya çabalayan o kadar çok insan var ki. Ve bu insanlar bir süre sonra tam bir doyumsuzluk içine giriyorlar. Bu doyumsuzluk onları giderek mutsuzlaştırıyor ve zaten bir süre sonra kimseyi mutlu edemez hale geliyor bu kişiler. İnsan birilerini mutsuz etmemeli tabii ki ama birilerinin mutlu olmasını ön plana alarak kendini geri planda tutmamalı.

3-) Criticism means personal rejection.
&#8220;Eleştirilmek reddedilmektir.&#8221;Her medeni insan eleştirilmenin önemli olduğunu bilir. Eğer birileri sizi eleştiriyorsa gelişmenizi istiyordur. Ve eleştirilmek sevilmemek anlamında alınmamalı. Kötü niyetli olarak eleştirenlerin kendi sorunları vardır ve onları öyle kabul edebiliriniz ama sizi gelişmeniz adına eleştirenlere kızmayın ve reddedildiğinizi

4-) I can&#8217;t be alone.
&#8220;Yalnız olamam&#8221; &#8220;Yalnız kalamam&#8221;Bu da en önemli yanlış düşünme biçimlerinden biri. İnsan yalnız kalabilir ve yalnızken de mutlu olabilir. Yalnız kalmak hayatın her döneminde insanın başına gelebilecek bir şeydir. Yalnızlıktan korkan insan salt bu korku nedeniyle istemediği insanlarla beraber olabilir.

5-) Success is everything.
&#8220;Başarı her şeydir&#8221;Kimi insan hayatının odak noktasına başarıyı yerleştirir. Başarılı olursa mutlu olacağını sanır oysa başarı her zaman mutlu olmayı sağlamaz. Başarı, para kazanmanın, yaşamda ayakta kalabilmenin önemli bir koşuludur ama mutlu olmak için olmazsa olmazlardan değildir. Başarı hırsı kimi zaman insanı mutsuz bile edebilir. O nedenle dozunda yaşanan bir başarı insanı mutlu eder ama başarı her şey demek değildir.

6-) There are only winners and losers in life.
&#8220;Yaşamda sadece kazananlar ve kaybedenler vardır.&#8221;Yaşamda sadece kazanan ve kaybedenler yoktur. Yani yaşam siyah ve beyazdan ibaret değildir. Gri ve tonları da mevcuttur. Üstelik hayatı renkli kılan da budur. Bu düşünceye odaklanmak, yani kazanmaya odaklanıp, kaybetmekten korkmak insanı huzursuz eden bir düşünme biçimidir.

7-) I have to be the best at whatever I do.
&#8220; Yaptığım herneyse en iyisi olmalıyım&#8221;En iyi olmak güzel bir şeydir ama yaptığın her neyse onda en iyi olmak çabası her zaman olumlu sonuç vermeyebilir. Herkesin yetenekli olduğu ve başarılı olacağı alanlar vardır ama en iyisi olmak çabası bir süre sonra insanın çevresindeki olumlu şeyleri de görememesini beraberinde getirir. Aynı zamanda kişinin gerginleşmesine neden olur, depresyona kadar götürebilir.

8-) I can&#8217;t ask for help.
&#8220;Yardım talep edemem.&#8221;Aslında her insanın hayatının belirli zamanlarında yardıma ihtiyacı olabilir ve o zaman da çevresinde yakın gördüğü insanlardan yardım istemi lazım. Daha doğrusu sadece kendi başına ayakta durmaya çalışan, hayatı tek başına sırtlayan insanlardan olmaya çabalamak belki insanı başkalarının gözünde güçlü kılabilir ama çok da ağır bedeller ödemesine neden olabilir. Sonuç olarak gerektiği zaman başkalarından yardım isteyebilecek kadar birilerini yakın hissedebilmek insanı mutlu eder.

9-) I have to be perfect to have kontrol.
&#8220;Kontrol gücüne sahip olmak için en mükemmel olmalıyım&#8221;Bu da aslında en başarılı olmak, başkalarından yardım istememek, eleştirilmekten nefret etmek gibi bir sürü hatalı fikri kendinde toplayan hatta onların özeti sayılabilecek düşünce tarzlarından biri. En mükemmel olmaya çabalamanın gereksizliği bir yana kontrol gücünü elinde tutma isteği de insanı huzursuz eden duygulardan biridir.

10-) If I let someone get too close, that person will control me.
&#8220; Eğer birinin bana çok fazla yaklaşmasına izin verirsem, o kişi beni kontrol eder.&#8221;Bu da hatalı fikirlerin sonuncusu. İnsanı tam anlamıyla yalnız bırakan, depresyona sokan ve hatta paranoyak dedirten bu düşünce tarzı bireyin sorunlarını başkalarına anlatamayışına kadar gider.

Füsun Saka]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hatalı fikirler


Psikiyatrik vakalar içinde özellikle genelleşmiş anksiyete bozukluğu ve histeri vakalarının temelinde görülen ve terapiyi zorlaştıran bir dizi hatalı fikirler var. Prof. Dr. Arif Verimli, bunların insanın yaşamını çok fazla zora soktuğunu ve sonucunda histerik vakaların oluştuğunu söylüyor. Verimli bu hatalı fikirleri anlatıyor bize.

1-) I&#8217;m nothing unless I&#8217;m loved.
&#8220;Sevilmediğim zaman bir hiçim&#8221;Bunun açılımı çok önemli. Çünkü histerik kadınların tümünde bu sorunlu düşünme biçimi ağır biçimde hissediliyor ve hatta onların hayatlarını kapsıyor. Başkaları tarafından sevilmeyi bekleyen ve kendini sevmeyi bu duygu üzerine kuran kadınlar, toplumun yapısından dolayı çoğunlukla aşağılandıkları ve aile içinde ikinci plana atıldıkları için sorun yaşıyorlar ve ilgi çekebilmek için her türlü yola başvuruyorlar. Sevilmediğim zaman bir hiçim düşüncesi en tehlikeli düşünce biçimi. Çünkü öncelikle bir insanı herkesin sevmesi zaten mümkün değildir. Ve daha da önemlisi kendini sevmeyen insanı zaten kimse sevmez. Bu böyle düşünen insanları çıkmaza sokuyor. Bu tür insanların kendilerine değer vermeyi öğrenmeleri gerekiyor.

2-) I have to please others.
&#8220;Başkalarını memnun etmek zorundayım.&#8221;İşte en hatalı düşünme biçimlerinden biri de bu ve Türkiye&#8217;de çok yaygın. Kendi isteklerini, beklentilerini bir kenara bırakıp çevresindekiler için yaşayan, onları memnun ederek mutlu olmaya çabalayan o kadar çok insan var ki. Ve bu insanlar bir süre sonra tam bir doyumsuzluk içine giriyorlar. Bu doyumsuzluk onları giderek mutsuzlaştırıyor ve zaten bir süre sonra kimseyi mutlu edemez hale geliyor bu kişiler. İnsan birilerini mutsuz etmemeli tabii ki ama birilerinin mutlu olmasını ön plana alarak kendini geri planda tutmamalı.

3-) Criticism means personal rejection.
&#8220;Eleştirilmek reddedilmektir.&#8221;Her medeni insan eleştirilmenin önemli olduğunu bilir. Eğer birileri sizi eleştiriyorsa gelişmenizi istiyordur. Ve eleştirilmek sevilmemek anlamında alınmamalı. Kötü niyetli olarak eleştirenlerin kendi sorunları vardır ve onları öyle kabul edebiliriniz ama sizi gelişmeniz adına eleştirenlere kızmayın ve reddedildiğinizi

4-) I can&#8217;t be alone.
&#8220;Yalnız olamam&#8221; &#8220;Yalnız kalamam&#8221;Bu da en önemli yanlış düşünme biçimlerinden biri. İnsan yalnız kalabilir ve yalnızken de mutlu olabilir. Yalnız kalmak hayatın her döneminde insanın başına gelebilecek bir şeydir. Yalnızlıktan korkan insan salt bu korku nedeniyle istemediği insanlarla beraber olabilir.

5-) Success is everything.
&#8220;Başarı her şeydir&#8221;Kimi insan hayatının odak noktasına başarıyı yerleştirir. Başarılı olursa mutlu olacağını sanır oysa başarı her zaman mutlu olmayı sağlamaz. Başarı, para kazanmanın, yaşamda ayakta kalabilmenin önemli bir koşuludur ama mutlu olmak için olmazsa olmazlardan değildir. Başarı hırsı kimi zaman insanı mutsuz bile edebilir. O nedenle dozunda yaşanan bir başarı insanı mutlu eder ama başarı her şey demek değildir.

6-) There are only winners and losers in life.
&#8220;Yaşamda sadece kazananlar ve kaybedenler vardır.&#8221;Yaşamda sadece kazanan ve kaybedenler yoktur. Yani yaşam siyah ve beyazdan ibaret değildir. Gri ve tonları da mevcuttur. Üstelik hayatı renkli kılan da budur. Bu düşünceye odaklanmak, yani kazanmaya odaklanıp, kaybetmekten korkmak insanı huzursuz eden bir düşünme biçimidir.

7-) I have to be the best at whatever I do.
&#8220; Yaptığım herneyse en iyisi olmalıyım&#8221;En iyi olmak güzel bir şeydir ama yaptığın her neyse onda en iyi olmak çabası her zaman olumlu sonuç vermeyebilir. Herkesin yetenekli olduğu ve başarılı olacağı alanlar vardır ama en iyisi olmak çabası bir süre sonra insanın çevresindeki olumlu şeyleri de görememesini beraberinde getirir. Aynı zamanda kişinin gerginleşmesine neden olur, depresyona kadar götürebilir.

8-) I can&#8217;t ask for help.
&#8220;Yardım talep edemem.&#8221;Aslında her insanın hayatının belirli zamanlarında yardıma ihtiyacı olabilir ve o zaman da çevresinde yakın gördüğü insanlardan yardım istemi lazım. Daha doğrusu sadece kendi başına ayakta durmaya çalışan, hayatı tek başına sırtlayan insanlardan olmaya çabalamak belki insanı başkalarının gözünde güçlü kılabilir ama çok da ağır bedeller ödemesine neden olabilir. Sonuç olarak gerektiği zaman başkalarından yardım isteyebilecek kadar birilerini yakın hissedebilmek insanı mutlu eder.

9-) I have to be perfect to have kontrol.
&#8220;Kontrol gücüne sahip olmak için en mükemmel olmalıyım&#8221;Bu da aslında en başarılı olmak, başkalarından yardım istememek, eleştirilmekten nefret etmek gibi bir sürü hatalı fikri kendinde toplayan hatta onların özeti sayılabilecek düşünce tarzlarından biri. En mükemmel olmaya çabalamanın gereksizliği bir yana kontrol gücünü elinde tutma isteği de insanı huzursuz eden duygulardan biridir.

10-) If I let someone get too close, that person will control me.
&#8220; Eğer birinin bana çok fazla yaklaşmasına izin verirsem, o kişi beni kontrol eder.&#8221;Bu da hatalı fikirlerin sonuncusu. İnsanı tam anlamıyla yalnız bırakan, depresyona sokan ve hatta paranoyak dedirten bu düşünce tarzı bireyin sorunlarını başkalarına anlatamayışına kadar gider.

Füsun Saka]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Buğday Çiminin Yararları Nelerdir - Buğday Çiminin Faydaları]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13357</link>
			<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 11:03:46 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13357</guid>
			<description><![CDATA[








Buğday çimi ve suyu neredeyse her derde deva! 1955 yılından bu yana başta A.B.D. olmak üzere birçok ülkede sunduğu mucizeler sebebiyle insan sağlığını desteklemek amacıyla kullanılmakta. .. Çünkü bedenimiz buğday çimi suyunu seviyor, o kadar faydalı ki sevmemesi mümkün değil!

BUĞDAY ÇİMİNİN 40 ÖNEMLİ FAYDASI:

1. Buğday çimi suyu %70 klorofil içerir.

2. İsviçre'deki ünlü Bircher-Benner Clinic&#8217;in kurucusu, "müsli"yi icat eden, araştırmacı bilimadamı Dr. Max Bircher, klorofili "Konsantre Güneş Gücü" olarak isimlendirmiş tir.

3. Klorofil hücre ve dokulara nüfuz ederek onları temizler, canlandırır ve yeniden yapılanmalarına destek olur.

4. Klorofil vücuttaki ilaç artıklarını ve kimyasalları temizler.

5. Klorofil vücuttaki toksinleri nötralize eder "zararsız" hale getirir.

6. Klorofil karaciğeri temizler.

7. Buğday çimi, havuç suyu ve diğer meyve ve sebzelerle karşılaştırıldığında MUHTEŞEM bir toksin attırıcıdır. Dr. Earp Thomas yaklaşık 6,8 kg buğday çiminin toksin attırıcı etkisinin yaklaşık 158,8 kg havuç, marul, kereviz vb. sebzeye eşit güçte olduğunu belirtmektedir.

8. Dr. Max Bircher'e göre "Klorofil; kalp ve damar sistemini güçlendirir, bağırsakları, rahmi ve akciğerleri olumlu etkiler... Bu nedenle de, canlandırıcı etkileri dikkate alındığında, başka hiçbir gıda ile karşılaştırılamayacak kadar güçlü bir toniktir."

9. Dr. Ann Wigmore buğday çimini 30 yıl boyunca hastalarının kronik rahatsızlıkları nın tedavisine destek amaçlı besin olarak kullanmıştır.

10. Klorofil kan şekeri problemlerinin tedavisinde etkilidir.

11. Klorofil ışığın oluşturduğu ilk üründür ve herhangi bir elementin içerdiğinden daha fazla ışık enerjisi içerir.

12. Dr. Bircher'e göre, doğa klorofili (buğday çimini) vücudu temizleyen, zehirli maddelerin nötralize edilmesini -zararsız hale getirilmesini sağlayan- ve canlandırarak yeniden yapılanmasına -yenilenmesine- destek olan bir madde olarak kullanmaktadı r.

13. 1940 yılında Dr.Benjamin Cruskin American Journal of Surgery&#8217;de klorofili;
* Kötü kokuların giderilmesi
* Bakteri enfeksiyonları nın giderilmesi
* Yaraların iyileşmesi
* Cilt naklinde doku adaptasyonunun hızlandırılması
* Kronik sinüzit tedavisi
* Kronik iç kulak iltihaplanma ve/veya yangı tedavisi
* Varis damarlarının tedavisi
* Bacak ülserlerinin tedavisi
* İltihaplı isilik tedavisi
* Kabuklu cilt kabarıklıklarını n tedavisi
* Rektum (anal) yaraların tedavisi
* Rahim boynu yangılarının tedavisi,
* Vajinal parazit enfeksiyonları nın tedavisi
* Tifo, karahumma ateşini düşürme ve
* İrin akma durumlarının birçoğunun tedavisi için önermiştir.

14. Bilimsel çalışmalar klorofilin, zararlı bakterilerin büyüme ve yayılımını engellediğini ispatlamıştır.

15. Klorofil aynı zamanda antibakteriyel olduğu için gerektiğinde vücudun hem içten hem de dıştan tedavisine/iyileş mesine ve sağlıklı kalmasına destek olur.

16. Klorofil pek çok bitkiden elde edilebilir, ancak buğday çimi en çok tavsiye edilen gıdadır, çünkü insanın ihtiyacı olan 100 den fazla besin içerir. Eğer organik toprakta yetiştirilirse toprakta var olan 102 mineralden 92'sini emerek kendi bünyesine alır.

17. Buğday çimi klorofil içeren tüm yeşil bitkiler gibi yüksek miktarda oksijen içerir. Beyin ve tüm vücut dokularının işlevlerini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmeleri bol oksijenli bir ortamda mümkündür.

18. Buğday çimi suyu aknelerin iyileşmesini sağlar ve hatta 7-8 ay düzenli tüketim sonrasında yara izlerinin kaybolmasına bile destek olur. Tabii bunun için aynı zamanda sağlıklı beslenme de şarttır.

19. Klorofil tüm bitkilerin hayatı için temel olan maddedir.

20. Tanınmış Beslenme Uzmanı Dr. Bernard Jensen vücudun buğday çimi suyunu sadece birkaç dakika içinde ve oldukça düşük miktarda enerji harcayarak sindirebildiğ ini belirtmektedir.

21. Buğday çimindeki klorofil kan akışını yeniden düzenler. Değişik hayvanlarla yapılan testler klorofilin hiçbir toksik yan etkisi olmadığını ispatlamıştır. Kandaki kırmızı hücrelerin sayısı 4-5 günlük klorofil tüketiminden sonra normal seviyelerine yükselir ki bu ileri düzeyde anemi hastası veya kan sayımı düşük olan hayvanlarda yapılan testlerle de ispatlanmıştır.

22. Doğurganlığı düşük inek ve boğalara sahip olan Amerikalı çiftçiler hayvanların doğurganlığını artırmak amacıyla hayvanları buğday çimi ile beslerler, çünkü klorofilin içerdiği yüksek miktardaki magnezyum seks hormonlarını onaran enzimleri yapılandırır.

23. Buğday çimi "çim suyu faktörü" içerir ki bu madde otobur hayvanların hayatını sürdürebilmesi açısından gereken önemli maddelerden biridir.

24. Buğday çimi suyu vücudu temizleyen bir deterjan gibi hareket eder ve deodorant olarak da kullanılır, en önemlisi arkasında zararlı kalıntı bırakmaz.

25. Ham -işlenmemiş- saf klorofil içeren buğday çimi suyu, hiçbir toksik yan etkisi olmaksızın vücuttaki toksinlerin atımı açısından da çok faydalıdır.

26. Günlük beslenmeye ilave edilen küçük bir miktar çim suyu diş çürümelerini önler.

27. Ağızda 5 dakika tutulan buğday çimi suyu diş ağrılarını hafifletir ve diş etlerindeki zehirli maddelerin atılmasını sağlar.

28. Buğday çimi ile gargara yapmak iltihaplı boğaz ağrılarını hafifletir, iyileşmeyi hızlandırır.

29. Ağız apselerinde -iltihaplı durumlarda- buğday çimi suyuna batırılmış buğday çimi posasını iltihaplı bölgeye koyun veya buğday çimi çiğneyin. Posayı bir süre sonra tükürerek atın.

30. Buğday çimi suyu zengin bir enzim deposudur.

31. Buğday çimi suyu kabızlık tedavisinde ve bağırsakların açık tutulmasında çok etkilidir.

32. Sedef ve egzema gibi cilt hastalıkları için düzenli buğday çimi suyu için.

33. Düzenli buğday çimi suyu içmek saçların beyazlamasını önler.

34. Buğday çimi suyu her tür kan probleminin -rahatsızlığının- tedavisinde faydalıdır.

35. Buğday çimi suyu mükemmel bir cilt temzileyicidir ve cilt tarafından besin olarak emilebilir. Yeşil buğday çimi suyunu ılık suyla dolu küvete dökün ve 15-20 dakika küvette yatın, sonrasında soğuk suyla duş alarak durulanın -sabun kullanmayın-.

36. Buğday çimi suyu hazmı kolaylaştırır.

37. Buğday çimi suyu kolon duvarlarının temizlenmesi ve tedavisi için çok etkilidir.

38. Buğday çimi suyu akciğerlerde asidik gazları solumak nedeniyle oluşan yaraları iyileştirebilir. Klorofille artan hemoglobin üretimi sonucu hücrelere kanla daha fazla oksijen taşınabildiği için vücuttaki karbonmonoksidin vücuda zararlı etkileri minimize edilir.

39. Buğday çimi suyu kılcal damarları güçlendirdiği için yüksek tansiyonu düşürücü etkiye sahiptir.

40. Buğday çimi suyu kurşun gibi ağır metallerin vücuttan atılımını kolaylaştırır.

Özetle;
Düzenli* buğday çimi suyu içen kişi kendini daha güçlü, dayanıklı, sağlıklı, hafif, özetle oldukça farklı bir şekilde iyi hisseder.

* Düzenli içilmesi önerilen buğday çimi suyu miktarı; sağlığı korumak amacıyla içildiğinde günde 30 ml, tedaviye destek amaçlı içildiğinde günde 60 ml'dir.

Kaynak: Hippocrates Health Institute, USA ve annwigmore.com









Buğday nasıl çimlendirilir? 

Buğday çimi üretimini Türkiye'de 25 sene önce ilk kez başlatan Kırkambar Baharat'ın sahibi Bahri Kılıç'ın üretim önerileri şöyle: Öncelikle doğal, ilaçlanmamış buğday alın. Zirai buğdaylar zararlılara karşı ilaçlanmış olabileceği için dikkatli olun. Aşurelik buğday çimlenmez. Bir avuç buğdayı oda sıcaklığındaki içme suyu ile ıslatıp bir gece bekletin. 
Ertesi sabah şişen buğdayların suyunu süzüp genişçe bir tepsiye üst üste gelmeyecek şekilde yayın. Üzerini nemli bir bezle örtüp evin en sıcak ve karanlık yerine bırakın. Bez ve buğdaylar kurudukça nemlendirin. Buğdaylar 3-4 gün sonra filizlenmeye başlar. Filizleri 2 cm uzayınca dolaba alıp, her gün 1-2 kaşık salatalara katabilir, yoğurtla veya zeytinyağı, limon, nar ekşisi gibi karışımlarla tüketebilirsiniz. Çok dayanıklı olmadığı için azar azar çimlendirme yapılmalı.

Buğday çimi üretmek için de, yine bir gece suda beklemiş buğday tanelerini yayvan bir saksıya veya varsa bahçeye ekip üzerini toprakla örtün. Çimler 10-15 cm uzayınca 1 cm yukarıdan makasla kesin. Kestikçe uzayan çimlerden her gün salatanıza katın. Çok ektiyseniz mutfak robotundan geçirip suyunu çıkararak kullanın. Marketlerde satılan hazır çimler, büyümesini hızlandırmak için katkı maddesi katılabildiği için çok güvenli olmayabilir.

Pişirmeden tüketin; Buğday çimi tazeyken yararlıdır. Pişirecek olursanız tüm değerini kaybeder. Sağlığınızı korumak için günde 2-8 yemek kaşığı kadar içmeniz yeterlidir. Tedavi amacıyla kullanılacaksa günlük doz 8-16 yemek kaşığına kadar çıkarılabilir. Tabii hepsi birden içilmez. Bu dozlar gün içinde bölünerek alınmalıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[








Buğday çimi ve suyu neredeyse her derde deva! 1955 yılından bu yana başta A.B.D. olmak üzere birçok ülkede sunduğu mucizeler sebebiyle insan sağlığını desteklemek amacıyla kullanılmakta. .. Çünkü bedenimiz buğday çimi suyunu seviyor, o kadar faydalı ki sevmemesi mümkün değil!

BUĞDAY ÇİMİNİN 40 ÖNEMLİ FAYDASI:

1. Buğday çimi suyu %70 klorofil içerir.

2. İsviçre'deki ünlü Bircher-Benner Clinic&#8217;in kurucusu, "müsli"yi icat eden, araştırmacı bilimadamı Dr. Max Bircher, klorofili "Konsantre Güneş Gücü" olarak isimlendirmiş tir.

3. Klorofil hücre ve dokulara nüfuz ederek onları temizler, canlandırır ve yeniden yapılanmalarına destek olur.

4. Klorofil vücuttaki ilaç artıklarını ve kimyasalları temizler.

5. Klorofil vücuttaki toksinleri nötralize eder "zararsız" hale getirir.

6. Klorofil karaciğeri temizler.

7. Buğday çimi, havuç suyu ve diğer meyve ve sebzelerle karşılaştırıldığında MUHTEŞEM bir toksin attırıcıdır. Dr. Earp Thomas yaklaşık 6,8 kg buğday çiminin toksin attırıcı etkisinin yaklaşık 158,8 kg havuç, marul, kereviz vb. sebzeye eşit güçte olduğunu belirtmektedir.

8. Dr. Max Bircher'e göre "Klorofil; kalp ve damar sistemini güçlendirir, bağırsakları, rahmi ve akciğerleri olumlu etkiler... Bu nedenle de, canlandırıcı etkileri dikkate alındığında, başka hiçbir gıda ile karşılaştırılamayacak kadar güçlü bir toniktir."

9. Dr. Ann Wigmore buğday çimini 30 yıl boyunca hastalarının kronik rahatsızlıkları nın tedavisine destek amaçlı besin olarak kullanmıştır.

10. Klorofil kan şekeri problemlerinin tedavisinde etkilidir.

11. Klorofil ışığın oluşturduğu ilk üründür ve herhangi bir elementin içerdiğinden daha fazla ışık enerjisi içerir.

12. Dr. Bircher'e göre, doğa klorofili (buğday çimini) vücudu temizleyen, zehirli maddelerin nötralize edilmesini -zararsız hale getirilmesini sağlayan- ve canlandırarak yeniden yapılanmasına -yenilenmesine- destek olan bir madde olarak kullanmaktadı r.

13. 1940 yılında Dr.Benjamin Cruskin American Journal of Surgery&#8217;de klorofili;
* Kötü kokuların giderilmesi
* Bakteri enfeksiyonları nın giderilmesi
* Yaraların iyileşmesi
* Cilt naklinde doku adaptasyonunun hızlandırılması
* Kronik sinüzit tedavisi
* Kronik iç kulak iltihaplanma ve/veya yangı tedavisi
* Varis damarlarının tedavisi
* Bacak ülserlerinin tedavisi
* İltihaplı isilik tedavisi
* Kabuklu cilt kabarıklıklarını n tedavisi
* Rektum (anal) yaraların tedavisi
* Rahim boynu yangılarının tedavisi,
* Vajinal parazit enfeksiyonları nın tedavisi
* Tifo, karahumma ateşini düşürme ve
* İrin akma durumlarının birçoğunun tedavisi için önermiştir.

14. Bilimsel çalışmalar klorofilin, zararlı bakterilerin büyüme ve yayılımını engellediğini ispatlamıştır.

15. Klorofil aynı zamanda antibakteriyel olduğu için gerektiğinde vücudun hem içten hem de dıştan tedavisine/iyileş mesine ve sağlıklı kalmasına destek olur.

16. Klorofil pek çok bitkiden elde edilebilir, ancak buğday çimi en çok tavsiye edilen gıdadır, çünkü insanın ihtiyacı olan 100 den fazla besin içerir. Eğer organik toprakta yetiştirilirse toprakta var olan 102 mineralden 92'sini emerek kendi bünyesine alır.

17. Buğday çimi klorofil içeren tüm yeşil bitkiler gibi yüksek miktarda oksijen içerir. Beyin ve tüm vücut dokularının işlevlerini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmeleri bol oksijenli bir ortamda mümkündür.

18. Buğday çimi suyu aknelerin iyileşmesini sağlar ve hatta 7-8 ay düzenli tüketim sonrasında yara izlerinin kaybolmasına bile destek olur. Tabii bunun için aynı zamanda sağlıklı beslenme de şarttır.

19. Klorofil tüm bitkilerin hayatı için temel olan maddedir.

20. Tanınmış Beslenme Uzmanı Dr. Bernard Jensen vücudun buğday çimi suyunu sadece birkaç dakika içinde ve oldukça düşük miktarda enerji harcayarak sindirebildiğ ini belirtmektedir.

21. Buğday çimindeki klorofil kan akışını yeniden düzenler. Değişik hayvanlarla yapılan testler klorofilin hiçbir toksik yan etkisi olmadığını ispatlamıştır. Kandaki kırmızı hücrelerin sayısı 4-5 günlük klorofil tüketiminden sonra normal seviyelerine yükselir ki bu ileri düzeyde anemi hastası veya kan sayımı düşük olan hayvanlarda yapılan testlerle de ispatlanmıştır.

22. Doğurganlığı düşük inek ve boğalara sahip olan Amerikalı çiftçiler hayvanların doğurganlığını artırmak amacıyla hayvanları buğday çimi ile beslerler, çünkü klorofilin içerdiği yüksek miktardaki magnezyum seks hormonlarını onaran enzimleri yapılandırır.

23. Buğday çimi "çim suyu faktörü" içerir ki bu madde otobur hayvanların hayatını sürdürebilmesi açısından gereken önemli maddelerden biridir.

24. Buğday çimi suyu vücudu temizleyen bir deterjan gibi hareket eder ve deodorant olarak da kullanılır, en önemlisi arkasında zararlı kalıntı bırakmaz.

25. Ham -işlenmemiş- saf klorofil içeren buğday çimi suyu, hiçbir toksik yan etkisi olmaksızın vücuttaki toksinlerin atımı açısından da çok faydalıdır.

26. Günlük beslenmeye ilave edilen küçük bir miktar çim suyu diş çürümelerini önler.

27. Ağızda 5 dakika tutulan buğday çimi suyu diş ağrılarını hafifletir ve diş etlerindeki zehirli maddelerin atılmasını sağlar.

28. Buğday çimi ile gargara yapmak iltihaplı boğaz ağrılarını hafifletir, iyileşmeyi hızlandırır.

29. Ağız apselerinde -iltihaplı durumlarda- buğday çimi suyuna batırılmış buğday çimi posasını iltihaplı bölgeye koyun veya buğday çimi çiğneyin. Posayı bir süre sonra tükürerek atın.

30. Buğday çimi suyu zengin bir enzim deposudur.

31. Buğday çimi suyu kabızlık tedavisinde ve bağırsakların açık tutulmasında çok etkilidir.

32. Sedef ve egzema gibi cilt hastalıkları için düzenli buğday çimi suyu için.

33. Düzenli buğday çimi suyu içmek saçların beyazlamasını önler.

34. Buğday çimi suyu her tür kan probleminin -rahatsızlığının- tedavisinde faydalıdır.

35. Buğday çimi suyu mükemmel bir cilt temzileyicidir ve cilt tarafından besin olarak emilebilir. Yeşil buğday çimi suyunu ılık suyla dolu küvete dökün ve 15-20 dakika küvette yatın, sonrasında soğuk suyla duş alarak durulanın -sabun kullanmayın-.

36. Buğday çimi suyu hazmı kolaylaştırır.

37. Buğday çimi suyu kolon duvarlarının temizlenmesi ve tedavisi için çok etkilidir.

38. Buğday çimi suyu akciğerlerde asidik gazları solumak nedeniyle oluşan yaraları iyileştirebilir. Klorofille artan hemoglobin üretimi sonucu hücrelere kanla daha fazla oksijen taşınabildiği için vücuttaki karbonmonoksidin vücuda zararlı etkileri minimize edilir.

39. Buğday çimi suyu kılcal damarları güçlendirdiği için yüksek tansiyonu düşürücü etkiye sahiptir.

40. Buğday çimi suyu kurşun gibi ağır metallerin vücuttan atılımını kolaylaştırır.

Özetle;
Düzenli* buğday çimi suyu içen kişi kendini daha güçlü, dayanıklı, sağlıklı, hafif, özetle oldukça farklı bir şekilde iyi hisseder.

* Düzenli içilmesi önerilen buğday çimi suyu miktarı; sağlığı korumak amacıyla içildiğinde günde 30 ml, tedaviye destek amaçlı içildiğinde günde 60 ml'dir.

Kaynak: Hippocrates Health Institute, USA ve annwigmore.com









Buğday nasıl çimlendirilir? 

Buğday çimi üretimini Türkiye'de 25 sene önce ilk kez başlatan Kırkambar Baharat'ın sahibi Bahri Kılıç'ın üretim önerileri şöyle: Öncelikle doğal, ilaçlanmamış buğday alın. Zirai buğdaylar zararlılara karşı ilaçlanmış olabileceği için dikkatli olun. Aşurelik buğday çimlenmez. Bir avuç buğdayı oda sıcaklığındaki içme suyu ile ıslatıp bir gece bekletin. 
Ertesi sabah şişen buğdayların suyunu süzüp genişçe bir tepsiye üst üste gelmeyecek şekilde yayın. Üzerini nemli bir bezle örtüp evin en sıcak ve karanlık yerine bırakın. Bez ve buğdaylar kurudukça nemlendirin. Buğdaylar 3-4 gün sonra filizlenmeye başlar. Filizleri 2 cm uzayınca dolaba alıp, her gün 1-2 kaşık salatalara katabilir, yoğurtla veya zeytinyağı, limon, nar ekşisi gibi karışımlarla tüketebilirsiniz. Çok dayanıklı olmadığı için azar azar çimlendirme yapılmalı.

Buğday çimi üretmek için de, yine bir gece suda beklemiş buğday tanelerini yayvan bir saksıya veya varsa bahçeye ekip üzerini toprakla örtün. Çimler 10-15 cm uzayınca 1 cm yukarıdan makasla kesin. Kestikçe uzayan çimlerden her gün salatanıza katın. Çok ektiyseniz mutfak robotundan geçirip suyunu çıkararak kullanın. Marketlerde satılan hazır çimler, büyümesini hızlandırmak için katkı maddesi katılabildiği için çok güvenli olmayabilir.

Pişirmeden tüketin; Buğday çimi tazeyken yararlıdır. Pişirecek olursanız tüm değerini kaybeder. Sağlığınızı korumak için günde 2-8 yemek kaşığı kadar içmeniz yeterlidir. Tedavi amacıyla kullanılacaksa günlük doz 8-16 yemek kaşığına kadar çıkarılabilir. Tabii hepsi birden içilmez. Bu dozlar gün içinde bölünerek alınmalıdır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Seçim sonuçları nasıl değiştirilebilir?]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13356</link>
			<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 09:15:51 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13356</guid>
			<description><![CDATA[Seçim sonuçları nasıl değiştirilebilir? 
 
Tanol Türkoğlu 

Seçim sonuçlarının hızlı bir şekilde duyurulmuş olması 22 Temmuz seçimlerinin sonuçlarına gölge düşürmek için yeterli mi? Ya da YSK'nın bu seçime kısmi bir bilgisayar sistemi ile girmiş olması? 

22 Temmuz'da yapılan genel seçimlerin sonuçlarının beklenenden erken açıklanması, AKP beklentilerin üzerinde oy almasaydı belki de YSK'nın önemli bir başarısı olarak değerlendirilecekti. Ancak kamuoyu şimdi tam tersine acaba seçim sonuçlarına hile mi karıştı tereddütü yaşıyor. Hele bir de işin içine tam anlaşılmayan bilgisayar teknolojisi girince "tamam işte" deniyor "bu işin içinde mutlaka bir iş vardır". 

Bilgiden çok fikirlerin ön planda olduğu ülkemizde "bir iş vardır" ya da "bir iş yoktur" fikrini desteklemek üzere bir şeyler yazmak yerine, bu işin ne olduğunu anlamaya çalışacak şekilde bilgilendirici bir şeyler kaleme almanın daha uygun olacağını düşünüyorum. 

Bu tür birden çok mekân, kişi ya da grubun sorumluluğundaki süreçlerde sürecin herhangi bir parçasını suistimal etmek ya da hatalı icra etmek oldukça kolay. Resmi bir dille yorumlamak gerekirse buna "operasyonel risk" denir. Şimdi oyların değerlendirme sürecini ve olası operasyonel riskleri kısaca bir inceleyelim: 


OPERASYONEL RİSKLER 

1. Oy Kullanımı: Herkes kayıtlı olduğu sandıkta oyunu atar ve oy zarfları sandık komisyonu tarafından açılır, sayılır, tutanak oluşturulur. İşin başlangıcında sandığın içinin boş olduğunu varsayarız. En azından sandık kurulu gerekli kontrolleri yaparak bunu garanti eder. Ya etmezse? 

O zaman sandık açıldığında büyük bir olasılıkla kayıt listesindeki imza adedinden (yani fiilen gelip oy kullanmış kişi adedinden) daha çok sayıda zarf çıkar. Bu durumda sandık kurulu ne yapar? Herkesi tek tek arayıp gelin yeniden oy kullanın mı der? Hayır. Daha ziyade yapılan şudur: Kaç tane fazla zarf çıktıysa, zarfları açmadan önce rastgele o kadar zarfı seçer ve onları açmadan imha ederler. Bundan da kimseye bahsetmezler. 

Bu durumda sandığın içine diyelim ki fazladan kırk tane zarf eklenmiş olsa (doğal olarak içindeki oylar bu işi yapan partiye ait olacaktır) imha etmek üzere rastgele seçilen kırk zarfın tamamının bu hileyi yapan partiye oy vermişlerden çıkma olasılığı çok düşüktür. Böylece her durumda o parti fazladan oy kazanılmış olur. 

Bir başka olasılık da şudur: Herkes oy atmaya gitmiyor. Diyelim ki bir sandıktaki 175 kişiden sadece 100 tanesi oy atmaya geldi. Ya kalan 75 kişi de gelip oy atmış gibi bir senaryo gerçekleştirilirse? (75 sahte imza ve sandığa atılacak 75 zarf bunun iş için yeterlidir). 

2. Oy Sayımı: İmza adedi ile zarf adedi tuttuktan sonra zarflar açılır ve tek tek partilere ve bağımsızlara taksim edilir. Sonra da her partinin ve bağımsız adayın aldığı toplam oylar belirlenir, tutanak tutulur, imzalanır ve bir üst kurula (ilçe seçim kurulu) teslim edilmek üzere yola çıkılır. 

İmzalanmış tutanağın zarflardan çıkan oylarla birebir olup olmadığı ne malum? Ya ben 11 yazıyorum derken 77 yazarsam? Diğer partilerin de 66 oyunu yersem? Ya da A partisinin oy sayısını B partisinin hanesine yazarsam? Sandık kurulundaki kişilerin kontrolüne kalmış iş. 

3. Tutanakların Teslimi: Tutanaklar ilçe seçim kuruluna teslim edilmeye gidildi. İlçe seçim kuruluna teslim edilen tutanakla, sandığın başında imzalanmış tutanağın aynı olduğu ne malum? Ya yolda giderken bir vesile ile tutanaklar (oyların içinde durduğu torbayla birlikte) değiştirilirse? İmzaları kim kontrol edecek? Yeter ki toplam oy sayısı doğru olsun. Partilere göre dağılımının doğruluğunu kontrol etmek için oyların tek tek yeniden incelemesini gerekir ki bu çok uzun iş. Hatta oy torbası da değiştirilmişse kontrol yapılsa bile çelişkili bir durum çıkmayacaktır ortaya. 


BİLGİSAYARA GİRME VE YOLDA DEĞİŞTİRME 

4. Tutanakların Bilgisayara Girilmesi: Nihayet, önceki seçimlerden farklı bir noktaya geldik. İlçe Seçim Kurulu'na teslim edilen tutanağın bilgisayara girilmesi. Pratikte bu iş nasıl yapılır? Herhalde birisi tutanaktaki sayıyı okur, diğeri de bilgisayar ekranından girer. 

Peki tutanakta yazılı olanların bilgisayara hatasız, eksiksiz, değiştirilmeden girildiğini kim garanti edecek? Bilgisayar mı? YSK'nın SEÇSİS sistemi mi? Hayır. YSK başkanı da konuyu biraz sıradanlaştırmak için, "bu tür maddi hatalar yapılmış olabilir" diye beyanat verdi. Ancak öyle bir ses tonuyla söyledi ki bu tür hataların genel resmi değiştirmeyecek kadar az olduğunu vurgulamak istedi. 

Peki bunu nereden bileceğiz? Elimizde önceki yıllarda yapılmış maddi hata istatistiği var mı? Örneğin YSK şöyle diyebiliyor mu: Önceki yıllarda sandık adedi açısında yüzde şu kadar, toplam oy adedi açısından yüzde şu kadar maddi hata yapma oranı vardı. Bu seçimde ise bu oranlar şu kadardır? 

Yok. Neden? Çünkü bunlar sonucu değiştirmeyecek derecede önemsiz bilgiler (mi acaba?) 

Şimdi gelelim sandık bilgilerinin bilgisayara girdikten sonra başına neler gelebileceğine. 

5. Elektronik Yolda Değiştirme: Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki dünya üzerinde şu an yüzde yüz güvenli herhangi bir bilgisayar sistemi teorik olarak olamaz. SEÇSİS'in güvenlik standardlarını bilmiyorum ancak şu bir gerçek ki çok güvenilir ulusal bazı kurumların çıkıp teyit etmediği sürece SEÇSİS sisteminin dışarıdan bir müdahaleye açık bir sistem olduğunu düşünmemek için hiçbir neden yok. 

Kısacası şu: X bir ilçeden girilen bir bilgi merkeze gelene dek elektronik yolda (yani iletişim ağında) "değişebilir". Ve bunu ne YSK, ne SEÇSİS ne de bu altyapıyı kuranlar bilebilir. Bunu anlamanın tek bir yolu var. O da açıklanan verilerle sandık başında not edilen bilgilerin aynı olup olmadığını sandık bazında kontrol etmektir. 

Dikkat edilirse "not edilen" diyorum. Çünkü resmi tutanakların, oy torbalarının merkezdeki bilgiler çerçevesinde "düzeltilmiş" olması için yeterince zaman geçti. Hatta sandıklardan çıkan oy pusulaları bile şimdiye dek resmi sonuçları destekleyecek şekilde düzeltilmiş olabilir. O nedenle bu saatten sonra resmi kayıtlarda bir çelişme çıkacağını beklememek gerekir. 

O halde bu açıdan geriye kalan şey parti temsilcilerinin gayri resmi aldıkları notlar olabilir. Sandık tutanağı tutulurken belirlenmiş olan sayılar yani. Eğer bunlar not edilmediyse ya da parti temsilcileri not etmedikleri halde "sorun çıkarmak için" bizim aldığımız notlara göre oylar değiştirilmiş derlerse ne olacak? Hangisi doğru? İşin içinden çıkılamaz. 


OYLAR YOLDA DEĞİŞTİRİLEBİLİR 

Oylar "yolda" nasıl değiştirilebilir? Burada çok çeşitli risk faktörleri var. En azından şunu bilmekte fayda var ki bugün dijital ortamda yapılan tüm internet, e-posta, telefon ve faks trafiği ABD ve bazı müttefiklerinin finansmanı ile kurulmuş olan sistemler sayesinde "izlenebilmekte" . İzlemenin de ötesinde gerekirse birer kopyası "yoldayken" alınabilmekte.




Tabii bu "yolda başına kaza gelmesi" olayı sadece bu tür devasa sistemlere sahip olanlar tarafından yapılabilecek bir şey değil. Sistemi kıran herhangi bir kişi ya da ekip de benzer bir müdahalede bulunabilir. 

Buraya kadar sıralanan risk faktörleri her ne kadar olası ise de yine de çok amatörce. Çünkü işin içine çok fazla insan giriyor - düşünün binlerce sandık var. Ya da uluslararası boyutta bir krizin ortaya çıkmasına neden olabiliyor. 

Daha "temiz" bir çalışma merkezde gerçekleştirilebilir. Bunun için illâ ki merkezdeki YSK birimlerinin işin içinde olması gerekmez. Çok değer verdiğimiz sandıklardaki oy adetleri sonuçta bir bilgisayarda duran bir veritabanındaki basit sayılardır. Bu veri tabanının komple değiştirilmesi çok zor değil. 

Burada belki de üstünde durulacak en kritik konu değiştirilmiş sonuçlarla, sonuçlara baz teşkil eden sandıklardan çıkan oy adetlerinin karşılaştırılması. 


İKİ ÖNEMLİ NOKTA 

Birincisi ; ciddi anlamda hiçbir partiden seçim sonuçlarına itiraz gelmedi (ya da geldi de medya sağolsun biz bilmiyoruz). Bu en azından şu anlama gelebilir: Partiler de kendi gözlemcilerinin elde ettikleri bilgilere göre ortaya çıkan tablo konusunda mutabık. Ya da bu önermeye iki alternatif üretilebilir: Birincisi partiler sandık başlarındaki görevleri ciddiye almadı ve kıyaslama yapacak verileri not etmedi (o nedenle de ellerinde itiraz etmeye taban teşkil edecek bir done yok). İkincisi hangi parti olursa olsun herkes bu oyunun içinde. Sonuçlara itiraz etmemeleri gerektiğini engin siyasi deneyimleri çerçevesinde anlamış durumdalar (bu artık ne anlama geliyorsa). 

İkinci önemli nokta ise sandık tutanakları ve sandıklardan çıkan oyların, (olası) değiştirilmiş sonuçlara göre değiştirilecek kadar zamanın geçmiş olması. Eğer oy adetleri ve tutanakların değiştirilmiş olduğu ispat edecek bir delil yoksa en azından resmi anlamda bir değiştirme yapıldığını ispat etmek oldukça zor (burada araştırılabilecek tek şey kalıyor: Tutanakların altındaki imzaların doğruluğu ve adedi). 

O halde şu soru akla gelebilir: Binlerce sandıktaki oyların ve tutanakların değiştirilmesi için bu kadar süre yeter mi? Eğer bir değiştirme söz konusu ise doğaldır ki değiştirilmiş oy adetlerinin sandık bazında ne kadar olacağı da seçim gecesi belirlenmez. Bunun altyapısı önden tespit edilir. Hal böyle olunca her bir sandık için gerekli olan tüm oylar ve tutanaklar önden hazırlanır. Seçimi izleyen günlerde yapılacak iş sadece torbaları ve tutanak kağıtlarını değiştirmek şeklinde olacaktır. 

Yukarıda sıralanan basit operasyonel risklerden komplo teorilerine konu olacak ciddiyete dek uzanacak geniş bir yelpazedeki olası müdahalelerden biri ya da bir kaçı 22 Temmuz seçimlerinde uygulanmış olabilir mi? Bu konuda yorum yapmak zor. 

Ancak şu konuda yorum yapmak daha kolay: Şimdiye dek yapılmış seçimlerde herhangi bir değiştirme ya da hile yapmış olmama olasılığı nedir? Şimdiye dek yapılmış seçimlerin "temiz" olduğunu bize kim garanti ediyor? 

Seçim sonuçlarının hızlı bir şekilde duyurulmuş olması 22 Temmuz seçimlerinin sonuçlarına gölge düşürmek için yeterli mi? Ya da YSK'nın bu seçime kısmi bir bilgisayar sistemi ile girmiş olması? 

Bence yeterli değil. 

Ancak elimizde geçmiş seçimler de dahil olmak üzere yeterince bilgi olmadığı için bugün karşımıza çıkan tablo konusunda herkes fikir beyan edebiliyor. Bilgi fikirleri belli bir hizaya getirme konusunda güçlü bir olgudur (doğru ve yanlış diye). Yeter ki nesnel olsun. Böyle bir nesnel bilgiye sahip olmadığımız sürece en doğrusundan en yanlışına kadar her türlü fikir kendisine alıcı bulacaktır. Çünkü hepimizin görmek istediği bir tablo var. Hal böyle olunca da hangi fikir görmek istediğimiz tabloyu bize gösterme sözü veriyorsa, o fikre sarılmayı tercih ediyoruz. 

X bir ilçeden girilen bir bilgi merkeze gelene dek elektronik yolda (yani iletişim ağında) "değişebilir". Ve bunu ne YSK, ne SEÇSİS ne de bu altyapıyı kuranlar bilebilir. Bunu anlamanın tek bir yolu var. O da açıklanan verilerle sandık başında not edilen bilgilerin aynı olup olmadığını sandık bazında kontrol etmektir. 

Binlerce sandıktaki oyların ve tutanakların değiştirilmesi için bu kadar süre yeter mi? Eğer bir değiştirme söz konusu ise doğaldır ki değiştirilmiş oy adetlerinin sandık bazında ne kadar olacağı da seçim gecesi belirlenmez. Bunun altyapısı önden tespit edilir. Hal böyle olunca her bir sandık için gerekli olan tüm oylar ve tutanaklar önden hazırlanır. Seçimi izleyen günlerde yapılacak iş sadece torbaları ve tutanak kâğıtlarını değiştirmek şeklinde olacaktır. 


Kaynak: Cumhuriyet Bilim Teknik (31.08.2007)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Seçim sonuçları nasıl değiştirilebilir? 
 
Tanol Türkoğlu 

Seçim sonuçlarının hızlı bir şekilde duyurulmuş olması 22 Temmuz seçimlerinin sonuçlarına gölge düşürmek için yeterli mi? Ya da YSK'nın bu seçime kısmi bir bilgisayar sistemi ile girmiş olması? 

22 Temmuz'da yapılan genel seçimlerin sonuçlarının beklenenden erken açıklanması, AKP beklentilerin üzerinde oy almasaydı belki de YSK'nın önemli bir başarısı olarak değerlendirilecekti. Ancak kamuoyu şimdi tam tersine acaba seçim sonuçlarına hile mi karıştı tereddütü yaşıyor. Hele bir de işin içine tam anlaşılmayan bilgisayar teknolojisi girince "tamam işte" deniyor "bu işin içinde mutlaka bir iş vardır". 

Bilgiden çok fikirlerin ön planda olduğu ülkemizde "bir iş vardır" ya da "bir iş yoktur" fikrini desteklemek üzere bir şeyler yazmak yerine, bu işin ne olduğunu anlamaya çalışacak şekilde bilgilendirici bir şeyler kaleme almanın daha uygun olacağını düşünüyorum. 

Bu tür birden çok mekân, kişi ya da grubun sorumluluğundaki süreçlerde sürecin herhangi bir parçasını suistimal etmek ya da hatalı icra etmek oldukça kolay. Resmi bir dille yorumlamak gerekirse buna "operasyonel risk" denir. Şimdi oyların değerlendirme sürecini ve olası operasyonel riskleri kısaca bir inceleyelim: 


OPERASYONEL RİSKLER 

1. Oy Kullanımı: Herkes kayıtlı olduğu sandıkta oyunu atar ve oy zarfları sandık komisyonu tarafından açılır, sayılır, tutanak oluşturulur. İşin başlangıcında sandığın içinin boş olduğunu varsayarız. En azından sandık kurulu gerekli kontrolleri yaparak bunu garanti eder. Ya etmezse? 

O zaman sandık açıldığında büyük bir olasılıkla kayıt listesindeki imza adedinden (yani fiilen gelip oy kullanmış kişi adedinden) daha çok sayıda zarf çıkar. Bu durumda sandık kurulu ne yapar? Herkesi tek tek arayıp gelin yeniden oy kullanın mı der? Hayır. Daha ziyade yapılan şudur: Kaç tane fazla zarf çıktıysa, zarfları açmadan önce rastgele o kadar zarfı seçer ve onları açmadan imha ederler. Bundan da kimseye bahsetmezler. 

Bu durumda sandığın içine diyelim ki fazladan kırk tane zarf eklenmiş olsa (doğal olarak içindeki oylar bu işi yapan partiye ait olacaktır) imha etmek üzere rastgele seçilen kırk zarfın tamamının bu hileyi yapan partiye oy vermişlerden çıkma olasılığı çok düşüktür. Böylece her durumda o parti fazladan oy kazanılmış olur. 

Bir başka olasılık da şudur: Herkes oy atmaya gitmiyor. Diyelim ki bir sandıktaki 175 kişiden sadece 100 tanesi oy atmaya geldi. Ya kalan 75 kişi de gelip oy atmış gibi bir senaryo gerçekleştirilirse? (75 sahte imza ve sandığa atılacak 75 zarf bunun iş için yeterlidir). 

2. Oy Sayımı: İmza adedi ile zarf adedi tuttuktan sonra zarflar açılır ve tek tek partilere ve bağımsızlara taksim edilir. Sonra da her partinin ve bağımsız adayın aldığı toplam oylar belirlenir, tutanak tutulur, imzalanır ve bir üst kurula (ilçe seçim kurulu) teslim edilmek üzere yola çıkılır. 

İmzalanmış tutanağın zarflardan çıkan oylarla birebir olup olmadığı ne malum? Ya ben 11 yazıyorum derken 77 yazarsam? Diğer partilerin de 66 oyunu yersem? Ya da A partisinin oy sayısını B partisinin hanesine yazarsam? Sandık kurulundaki kişilerin kontrolüne kalmış iş. 

3. Tutanakların Teslimi: Tutanaklar ilçe seçim kuruluna teslim edilmeye gidildi. İlçe seçim kuruluna teslim edilen tutanakla, sandığın başında imzalanmış tutanağın aynı olduğu ne malum? Ya yolda giderken bir vesile ile tutanaklar (oyların içinde durduğu torbayla birlikte) değiştirilirse? İmzaları kim kontrol edecek? Yeter ki toplam oy sayısı doğru olsun. Partilere göre dağılımının doğruluğunu kontrol etmek için oyların tek tek yeniden incelemesini gerekir ki bu çok uzun iş. Hatta oy torbası da değiştirilmişse kontrol yapılsa bile çelişkili bir durum çıkmayacaktır ortaya. 


BİLGİSAYARA GİRME VE YOLDA DEĞİŞTİRME 

4. Tutanakların Bilgisayara Girilmesi: Nihayet, önceki seçimlerden farklı bir noktaya geldik. İlçe Seçim Kurulu'na teslim edilen tutanağın bilgisayara girilmesi. Pratikte bu iş nasıl yapılır? Herhalde birisi tutanaktaki sayıyı okur, diğeri de bilgisayar ekranından girer. 

Peki tutanakta yazılı olanların bilgisayara hatasız, eksiksiz, değiştirilmeden girildiğini kim garanti edecek? Bilgisayar mı? YSK'nın SEÇSİS sistemi mi? Hayır. YSK başkanı da konuyu biraz sıradanlaştırmak için, "bu tür maddi hatalar yapılmış olabilir" diye beyanat verdi. Ancak öyle bir ses tonuyla söyledi ki bu tür hataların genel resmi değiştirmeyecek kadar az olduğunu vurgulamak istedi. 

Peki bunu nereden bileceğiz? Elimizde önceki yıllarda yapılmış maddi hata istatistiği var mı? Örneğin YSK şöyle diyebiliyor mu: Önceki yıllarda sandık adedi açısında yüzde şu kadar, toplam oy adedi açısından yüzde şu kadar maddi hata yapma oranı vardı. Bu seçimde ise bu oranlar şu kadardır? 

Yok. Neden? Çünkü bunlar sonucu değiştirmeyecek derecede önemsiz bilgiler (mi acaba?) 

Şimdi gelelim sandık bilgilerinin bilgisayara girdikten sonra başına neler gelebileceğine. 

5. Elektronik Yolda Değiştirme: Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki dünya üzerinde şu an yüzde yüz güvenli herhangi bir bilgisayar sistemi teorik olarak olamaz. SEÇSİS'in güvenlik standardlarını bilmiyorum ancak şu bir gerçek ki çok güvenilir ulusal bazı kurumların çıkıp teyit etmediği sürece SEÇSİS sisteminin dışarıdan bir müdahaleye açık bir sistem olduğunu düşünmemek için hiçbir neden yok. 

Kısacası şu: X bir ilçeden girilen bir bilgi merkeze gelene dek elektronik yolda (yani iletişim ağında) "değişebilir". Ve bunu ne YSK, ne SEÇSİS ne de bu altyapıyı kuranlar bilebilir. Bunu anlamanın tek bir yolu var. O da açıklanan verilerle sandık başında not edilen bilgilerin aynı olup olmadığını sandık bazında kontrol etmektir. 

Dikkat edilirse "not edilen" diyorum. Çünkü resmi tutanakların, oy torbalarının merkezdeki bilgiler çerçevesinde "düzeltilmiş" olması için yeterince zaman geçti. Hatta sandıklardan çıkan oy pusulaları bile şimdiye dek resmi sonuçları destekleyecek şekilde düzeltilmiş olabilir. O nedenle bu saatten sonra resmi kayıtlarda bir çelişme çıkacağını beklememek gerekir. 

O halde bu açıdan geriye kalan şey parti temsilcilerinin gayri resmi aldıkları notlar olabilir. Sandık tutanağı tutulurken belirlenmiş olan sayılar yani. Eğer bunlar not edilmediyse ya da parti temsilcileri not etmedikleri halde "sorun çıkarmak için" bizim aldığımız notlara göre oylar değiştirilmiş derlerse ne olacak? Hangisi doğru? İşin içinden çıkılamaz. 


OYLAR YOLDA DEĞİŞTİRİLEBİLİR 

Oylar "yolda" nasıl değiştirilebilir? Burada çok çeşitli risk faktörleri var. En azından şunu bilmekte fayda var ki bugün dijital ortamda yapılan tüm internet, e-posta, telefon ve faks trafiği ABD ve bazı müttefiklerinin finansmanı ile kurulmuş olan sistemler sayesinde "izlenebilmekte" . İzlemenin de ötesinde gerekirse birer kopyası "yoldayken" alınabilmekte.




Tabii bu "yolda başına kaza gelmesi" olayı sadece bu tür devasa sistemlere sahip olanlar tarafından yapılabilecek bir şey değil. Sistemi kıran herhangi bir kişi ya da ekip de benzer bir müdahalede bulunabilir. 

Buraya kadar sıralanan risk faktörleri her ne kadar olası ise de yine de çok amatörce. Çünkü işin içine çok fazla insan giriyor - düşünün binlerce sandık var. Ya da uluslararası boyutta bir krizin ortaya çıkmasına neden olabiliyor. 

Daha "temiz" bir çalışma merkezde gerçekleştirilebilir. Bunun için illâ ki merkezdeki YSK birimlerinin işin içinde olması gerekmez. Çok değer verdiğimiz sandıklardaki oy adetleri sonuçta bir bilgisayarda duran bir veritabanındaki basit sayılardır. Bu veri tabanının komple değiştirilmesi çok zor değil. 

Burada belki de üstünde durulacak en kritik konu değiştirilmiş sonuçlarla, sonuçlara baz teşkil eden sandıklardan çıkan oy adetlerinin karşılaştırılması. 


İKİ ÖNEMLİ NOKTA 

Birincisi ; ciddi anlamda hiçbir partiden seçim sonuçlarına itiraz gelmedi (ya da geldi de medya sağolsun biz bilmiyoruz). Bu en azından şu anlama gelebilir: Partiler de kendi gözlemcilerinin elde ettikleri bilgilere göre ortaya çıkan tablo konusunda mutabık. Ya da bu önermeye iki alternatif üretilebilir: Birincisi partiler sandık başlarındaki görevleri ciddiye almadı ve kıyaslama yapacak verileri not etmedi (o nedenle de ellerinde itiraz etmeye taban teşkil edecek bir done yok). İkincisi hangi parti olursa olsun herkes bu oyunun içinde. Sonuçlara itiraz etmemeleri gerektiğini engin siyasi deneyimleri çerçevesinde anlamış durumdalar (bu artık ne anlama geliyorsa). 

İkinci önemli nokta ise sandık tutanakları ve sandıklardan çıkan oyların, (olası) değiştirilmiş sonuçlara göre değiştirilecek kadar zamanın geçmiş olması. Eğer oy adetleri ve tutanakların değiştirilmiş olduğu ispat edecek bir delil yoksa en azından resmi anlamda bir değiştirme yapıldığını ispat etmek oldukça zor (burada araştırılabilecek tek şey kalıyor: Tutanakların altındaki imzaların doğruluğu ve adedi). 

O halde şu soru akla gelebilir: Binlerce sandıktaki oyların ve tutanakların değiştirilmesi için bu kadar süre yeter mi? Eğer bir değiştirme söz konusu ise doğaldır ki değiştirilmiş oy adetlerinin sandık bazında ne kadar olacağı da seçim gecesi belirlenmez. Bunun altyapısı önden tespit edilir. Hal böyle olunca her bir sandık için gerekli olan tüm oylar ve tutanaklar önden hazırlanır. Seçimi izleyen günlerde yapılacak iş sadece torbaları ve tutanak kağıtlarını değiştirmek şeklinde olacaktır. 

Yukarıda sıralanan basit operasyonel risklerden komplo teorilerine konu olacak ciddiyete dek uzanacak geniş bir yelpazedeki olası müdahalelerden biri ya da bir kaçı 22 Temmuz seçimlerinde uygulanmış olabilir mi? Bu konuda yorum yapmak zor. 

Ancak şu konuda yorum yapmak daha kolay: Şimdiye dek yapılmış seçimlerde herhangi bir değiştirme ya da hile yapmış olmama olasılığı nedir? Şimdiye dek yapılmış seçimlerin "temiz" olduğunu bize kim garanti ediyor? 

Seçim sonuçlarının hızlı bir şekilde duyurulmuş olması 22 Temmuz seçimlerinin sonuçlarına gölge düşürmek için yeterli mi? Ya da YSK'nın bu seçime kısmi bir bilgisayar sistemi ile girmiş olması? 

Bence yeterli değil. 

Ancak elimizde geçmiş seçimler de dahil olmak üzere yeterince bilgi olmadığı için bugün karşımıza çıkan tablo konusunda herkes fikir beyan edebiliyor. Bilgi fikirleri belli bir hizaya getirme konusunda güçlü bir olgudur (doğru ve yanlış diye). Yeter ki nesnel olsun. Böyle bir nesnel bilgiye sahip olmadığımız sürece en doğrusundan en yanlışına kadar her türlü fikir kendisine alıcı bulacaktır. Çünkü hepimizin görmek istediği bir tablo var. Hal böyle olunca da hangi fikir görmek istediğimiz tabloyu bize gösterme sözü veriyorsa, o fikre sarılmayı tercih ediyoruz. 

X bir ilçeden girilen bir bilgi merkeze gelene dek elektronik yolda (yani iletişim ağında) "değişebilir". Ve bunu ne YSK, ne SEÇSİS ne de bu altyapıyı kuranlar bilebilir. Bunu anlamanın tek bir yolu var. O da açıklanan verilerle sandık başında not edilen bilgilerin aynı olup olmadığını sandık bazında kontrol etmektir. 

Binlerce sandıktaki oyların ve tutanakların değiştirilmesi için bu kadar süre yeter mi? Eğer bir değiştirme söz konusu ise doğaldır ki değiştirilmiş oy adetlerinin sandık bazında ne kadar olacağı da seçim gecesi belirlenmez. Bunun altyapısı önden tespit edilir. Hal böyle olunca her bir sandık için gerekli olan tüm oylar ve tutanaklar önden hazırlanır. Seçimi izleyen günlerde yapılacak iş sadece torbaları ve tutanak kâğıtlarını değiştirmek şeklinde olacaktır. 


Kaynak: Cumhuriyet Bilim Teknik (31.08.2007)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[DARUSSAFAKA 2010 SINAV DUYURUSU]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13355</link>
			<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 09:13:02 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13355</guid>
			<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[www.funmallthegame.com]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13354</link>
			<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 03:53:36 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13354</guid>
			<description><![CDATA[

Şeker dükkanından oyuncakçıya, kahveciden sinema salonuna birçok mağazayı birarada çalıştırarak kendi alışveriş merkezini işletebileceğin FunMall oyunu Facebook'ta! Tamamen Türkçe tasarlanan oyunda arkadaşlarınla yarışabilir, onlara yardım edebilir ve mağazanı dilediğin gibi dekore edebilirsin! Üstelik iyi ve muzur davranışlarınla kendi stilini yansıtıp arkadaşlarınla yarışabilir, onların dükkanının daha çok kazanmasına ya da dükkanlarının batmasına sebep olabilirsin. Sen melekleştikçe arkadaşların muzurlaşabilir ya da en muzursan karşılığı iyilik olabilir.

Bu kapışmada yerini al, hem para kazan, hem işletmeni büyüt hem de gerçek hayatla birebir iyilikler ve kötülükler yaparak stilini oluştur.Dünyanın en büyük alışveriş merkezinde dükkanını şimdi açmak için tıkla! 

http://www.funmallthegame.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[

Şeker dükkanından oyuncakçıya, kahveciden sinema salonuna birçok mağazayı birarada çalıştırarak kendi alışveriş merkezini işletebileceğin FunMall oyunu Facebook'ta! Tamamen Türkçe tasarlanan oyunda arkadaşlarınla yarışabilir, onlara yardım edebilir ve mağazanı dilediğin gibi dekore edebilirsin! Üstelik iyi ve muzur davranışlarınla kendi stilini yansıtıp arkadaşlarınla yarışabilir, onların dükkanının daha çok kazanmasına ya da dükkanlarının batmasına sebep olabilirsin. Sen melekleştikçe arkadaşların muzurlaşabilir ya da en muzursan karşılığı iyilik olabilir.

Bu kapışmada yerini al, hem para kazan, hem işletmeni büyüt hem de gerçek hayatla birebir iyilikler ve kötülükler yaparak stilini oluştur.Dünyanın en büyük alışveriş merkezinde dükkanını şimdi açmak için tıkla! 

http://www.funmallthegame.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[www.15dakika.com]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13353</link>
			<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 17:00:23 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13353</guid>
			<description><![CDATA[Sprite sizi şöhret yapıyor, kendi albüm kapağınızı oluşturup bunu arkadaşlarınız ile paylaşıyorsunuz, hatta sprite sizin için bu albüm kapağını bir çok sitede reklam olarak yayınlıyor.

http://www.15dakika.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sprite sizi şöhret yapıyor, kendi albüm kapağınızı oluşturup bunu arkadaşlarınız ile paylaşıyorsunuz, hatta sprite sizin için bu albüm kapağını bir çok sitede reklam olarak yayınlıyor.

http://www.15dakika.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[www.kirmiziyakos.com]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13352</link>
			<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 16:32:14 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13352</guid>
			<description><![CDATA[&#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; Katılım Koşulları:

1.&#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; Yarışması, Akbank T.A.Ş. tarafından, kayıtlar 5 Mart 2010 tarihinde başlamak üzere ve &#8220;Kırmızıya Koş&#8221; yarışları 20 Mart &#8211; 30 Mart 2010 tarihleri arasında olmak üzere, bir günlük dönemler için kesin tarihleri, saatleri ve lokasyonları, her bir yarışma alanına özel olarak Yarışma Takvimi bölümünde belirtilecek olan İstanbul, Ankara ve İzmir&#8217;de bir gün içerisindeki belirli bir saat aralığında uygulanmaktadır. 
2.Yarışmaya Kayıt; 5 Mart 2010 tarihinde başlar. &#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; Yarışlarına katılmak için önceden kayıt olmak zorunludur. 
3.&#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; Yarışları: 20 Mart &#8211; 30 Mart 2010 tarihleri arasında Yarışma takviminde belirtilecek tarihlerde her biri ayrı bir yarışma olarak yapılacaktır. (*) Yarışma Takvimi güncelenebilir, takvimde ve lokasyonlarda değişiklikler olabilir, güncel takvim her gün siteden takip edilmelidir. 
4.&#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; Yarışması, http://www.kirmiziyakos.com/ adresli internet sitesine 05 Mart 2010 tarihinde yayına giren yarışma ön kayıt formuna Ad, Soyad, GSM Numarası, E-posta Adresi, Doğum Tarihi, Şehir ve diğer üyelik bilgilerini doğru ve eksiksiz girerek ücretsiz kayıt olup, Yarışma Takvimi bölümünde belirtilecek lokasyonlarda, her bir yarışma günü belirtilecek yarışma alanında ve saatinde başlayacak &#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; koşusuna katılanlar için geçerlidir. 
5.Her bir yarışma tarihi, yaklaşık saat aralığı ve yarışma lokasyonu Yarışma Takvimi bölümünde yayınlanacaktır. Her bir &#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; Yarışı, site üzerinden yarışmaya kayıt olan tüm katılımcıların kayıttaki GSM numaralarına kısa mesaj gönderilmek sureti ile start verilerek başlatılacak ve bitiş noktası olarak belirtilen Akbank ATM&#8217;sinde son bulacaktır. Her bir &#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; Yarışı, ayrıca yarıştan önce sitede duyurulacaktır. 
6.Yarışmanın amacı; yarışma koşullarına uygun şekilde belirtilecek yer ve saatte &#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; koşusuna katılarak belirtilen kırmızı koşu rotasını takip ederek yarışma bitiş noktası olan Akbank ATM&#8217;sine ilk önce ulaşmaktır. 
7.Her bir &#8220;Kırmızıya Koş&#8221; koşusunda, yarışma kurallarına uygun şekilde bitiş noktasına vararak koşuyu en iyi derece ile tamamlayan ilk 10 katılımcı derecelerine göre aşağıdaki ödüller ile ödüllendirilecektir. 
&#8226;Her bir &#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; koşusunu yarışma kurallarına uyarak ilk 3 derece ile tamamlayan; 
&#8226;1. katılımcı 1.000,00 TL,
&#8226;2. katılımcı 500,00 TL,
&#8226;3. katılımcı 250,00 TL ödül kazanacaktır.&#8226;Ayrıca, her bir &#8220;Kırmızıya Koş&#8221; koşusunu yarışma kurallarına uyarak ilk 10 derece ile tamamlayan katılımcılar t-shirt kazanacaktır.
8.Yarışma bitiş noktası olan Akbank ATM&#8217;sinde bekleyen yarışma yetkilisine, Kırmızı'ya Koş Start anında GSM numarasına gelen yarış başlama kısa mesajını gösteren yarışmada ilk 3&#8217;e girerek ödül kazananlara, yetkili tarafından derecelerine göre ödüllerine ait şifre zarfları sunulacaktır. Ödül sunumu, kazanan katılımcı tarafından zarftaki şifre ile yarışma Akbank ATM&#8217;sinden yetkililer gözetiminde, kazanılan ödül tutarının çekilmesi sureti ile kazanan ilk 3 kişiye anında teslim edilerek yapılacaktır. Ödülü teslim edilen kazanandan ayrıca, ödülü teslim aldığına dair yetkili tarafından sunulacak ilgili belgeye imza alınacaktır. 
9.Üyelik, kayıt, yarışma ve sitedeki işlemler ücretsizdir, isteyen herkes katılabilir. Başkaca ve ticari bir koşul yoktur. 
10.Yarışmada, birden çok kişinin aynı derece ile ödüle hak kazanması durmunda, yarışmaya kayıt önceliği esas alınacaktır. 
11.Ödül kazanabilmek için katılımcının, önce http://www.kirmiziyakos.com/ adresli internet sitesindeki yarışma ön kayıt formu&#8217;na Ad, Soyad, GSM Numarası, E-posta Adresi, Doğum Tarihi, Şehir ve diğer üyelik bilgilerini doğru ve eksiksiz girerek ücretsiz kayıt olması ve yarışmayı ilk 10 derece ile tamamlaması gerekmektedir. Yarışmaya site üzerinden kayıt olmayanlar ödül kazanamaz, yarışmayı ilk 10 derece ile bitirse dahi ödül verilemez. 
12.Ödüller, yarışmadan önce yarışmaya kayıt yaptırmış ve bitiş noktasındaki yetkiliye kısa mesajını sunarak ödül hakkı kesinleşen kazananlara anında sunulacaktır. 
13.Yarışmacıların kazanmaları durumunda, gerçek kayıt bilgileri ile yarışmaya katılmış olmaları ön şarttır. Geçici ve sahte e-posta adresleri ve/veya GSM numarası ile üye olan katılımcıların koşu dereceleri yarışmaya dahil edilmez ve ödül verilmez. 
14.Katılımcıların ve kullanıcıların iletişim bilgilerini yanlış ve eksik vermelerinden kaynaklanan gecikmelerden, yaşanacak aksaklıklardan, ödül hakkının başka bir kişiye geçmesi durumundan Akbank T.A.Ş., Deniz Ajans, 41? 29! ve yarışmaya hizmet veren diğer firmalar sorumlu tutulamaz. 
15.Akbank T.A.Ş., Deniz Ajans ve 41? 29!, bu yarışmaya katılım esnasında, yarışmacıların kişisel bilgisayarları ve internet erişimlerinden ve her türlü teknik aksaklıklardan oluşabilecek problemlerden ve söz konusu bilgisayarlara yetkisiz erişim vb. durumlardan kaynaklanabilecek problem ve zararlardan dolayı ve bu nedenelerle duyurunun okunamaması, diğer teknik sebeplerden ötürü cep telefonlarına gönderilen start kısa mesajının ulaşmaması, okunamaması gibi sorunlardan ve oluşabilecek problem ve zararlardan sorumluluk kabul etmez. 
16.Akbank T.A.Ş., Deniz Ajans ve 41? 29!, kayıtta ve yarışma boyunca, yarışma sonuçlarını olumsuz yönde etkileyecek şekilde hile yaptığı ya da haksız yollardan derece sağladığı tespit edilen yarışmacının bütün yarışma verileri, koşu derecesi ve kazanılan ödül hakkını hiçbir uyarı yapmadan iptal etme, kazananı değiştirme hakkına sahiptir.
17.Yarışma noktasına ulaşımda, yarışma, yarışma koşusu süresince ve sonrasında her türlü mücbir ve kişisel nedenler ile meydana gelebilecek kaza, sakatlık, sağlık ve diğer sorunlar ve yaşanacak aksaklıklardan Akbank T.A.Ş, 41? 29! ve Deniz Ajans sorumlu değildir. 
18.Akbank ATM&#8217;sine yapılacak koşu esnasında belirli noktalarda yarışmacıların video kaydı alınacaktır. Yarışmacılar, bu videoların Akbank T.A.Ş, 41? 29! ve bu şirketlerin uygun görecekleri diğer firmaların çeşitli reklam, tanıtım ve promosyon faaliyetlerinde ve farklı mecralarda, kamuya iletiminde serbestçe kullanılmasına muvafakat ettiğini, bu hususta Akbank T.A.Ş ve 41? 29!&#8217;dan her hangi bir nam altında hiçbir talepte bulunmayacağını kayıt anında beyan, taahhüt ve kabul etmiş sayılırlar. 
19.Akbank T.A.Ş. ve 41? 29! yarışmaya üyelik http://www.kirmiziyakos.com/ adresli internet sitesinde yer alan yarışma ön kayıt formuna girilen kişisel bilgilerin, üçüncü kişilere hiçbir suretle verilmeyeceğini, kullandırılmayacağını taahhüt eder. 
20.Akbank T.A.Ş. ve 41? 29! bu yarışmaya katılanlara iletişim ve tanıtım amaçlı e-posta ve kısa mesaj gönderim yapma hakkını saklı tutar. 
21.18 yaşından küçükler, Akbank T.A.Ş., Deniz Ajans ve 41? 29! ve yarışmaya hizmet veren diğer firmaların çalışanları yarışmaya katılamaz, katılmış ve kazanmış olsalar bile ödülleri verilmez. Kazanılan ödül değiştirilemez ve başkasına devredilemez. Ödüle ait ÖTV ve KDV hariç olmak üzere diğer vergi ve yasal yükümlülükler kazanana aittir. 
22.Bu yarışma, yarışmaya dahil lokasyonlarda geçerli olmak üzere Milli Piyango İdaresi izin kapsamı dışında uygulanmaktadır. 
23.Yarışmaya katılan herkes yarışma şartlarını okuyup anlayarak peşinen kabul etmiş sayılır. 

http://www.kirmiziyakos.com/]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[&#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; Katılım Koşulları:

1.&#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; Yarışması, Akbank T.A.Ş. tarafından, kayıtlar 5 Mart 2010 tarihinde başlamak üzere ve &#8220;Kırmızıya Koş&#8221; yarışları 20 Mart &#8211; 30 Mart 2010 tarihleri arasında olmak üzere, bir günlük dönemler için kesin tarihleri, saatleri ve lokasyonları, her bir yarışma alanına özel olarak Yarışma Takvimi bölümünde belirtilecek olan İstanbul, Ankara ve İzmir&#8217;de bir gün içerisindeki belirli bir saat aralığında uygulanmaktadır. 
2.Yarışmaya Kayıt; 5 Mart 2010 tarihinde başlar. &#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; Yarışlarına katılmak için önceden kayıt olmak zorunludur. 
3.&#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; Yarışları: 20 Mart &#8211; 30 Mart 2010 tarihleri arasında Yarışma takviminde belirtilecek tarihlerde her biri ayrı bir yarışma olarak yapılacaktır. (*) Yarışma Takvimi güncelenebilir, takvimde ve lokasyonlarda değişiklikler olabilir, güncel takvim her gün siteden takip edilmelidir. 
4.&#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; Yarışması, http://www.kirmiziyakos.com/ adresli internet sitesine 05 Mart 2010 tarihinde yayına giren yarışma ön kayıt formuna Ad, Soyad, GSM Numarası, E-posta Adresi, Doğum Tarihi, Şehir ve diğer üyelik bilgilerini doğru ve eksiksiz girerek ücretsiz kayıt olup, Yarışma Takvimi bölümünde belirtilecek lokasyonlarda, her bir yarışma günü belirtilecek yarışma alanında ve saatinde başlayacak &#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; koşusuna katılanlar için geçerlidir. 
5.Her bir yarışma tarihi, yaklaşık saat aralığı ve yarışma lokasyonu Yarışma Takvimi bölümünde yayınlanacaktır. Her bir &#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; Yarışı, site üzerinden yarışmaya kayıt olan tüm katılımcıların kayıttaki GSM numaralarına kısa mesaj gönderilmek sureti ile start verilerek başlatılacak ve bitiş noktası olarak belirtilen Akbank ATM&#8217;sinde son bulacaktır. Her bir &#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; Yarışı, ayrıca yarıştan önce sitede duyurulacaktır. 
6.Yarışmanın amacı; yarışma koşullarına uygun şekilde belirtilecek yer ve saatte &#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; koşusuna katılarak belirtilen kırmızı koşu rotasını takip ederek yarışma bitiş noktası olan Akbank ATM&#8217;sine ilk önce ulaşmaktır. 
7.Her bir &#8220;Kırmızıya Koş&#8221; koşusunda, yarışma kurallarına uygun şekilde bitiş noktasına vararak koşuyu en iyi derece ile tamamlayan ilk 10 katılımcı derecelerine göre aşağıdaki ödüller ile ödüllendirilecektir. 
&#8226;Her bir &#8220;Kırmızı'ya Koş&#8221; koşusunu yarışma kurallarına uyarak ilk 3 derece ile tamamlayan; 
&#8226;1. katılımcı 1.000,00 TL,
&#8226;2. katılımcı 500,00 TL,
&#8226;3. katılımcı 250,00 TL ödül kazanacaktır.&#8226;Ayrıca, her bir &#8220;Kırmızıya Koş&#8221; koşusunu yarışma kurallarına uyarak ilk 10 derece ile tamamlayan katılımcılar t-shirt kazanacaktır.
8.Yarışma bitiş noktası olan Akbank ATM&#8217;sinde bekleyen yarışma yetkilisine, Kırmızı'ya Koş Start anında GSM numarasına gelen yarış başlama kısa mesajını gösteren yarışmada ilk 3&#8217;e girerek ödül kazananlara, yetkili tarafından derecelerine göre ödüllerine ait şifre zarfları sunulacaktır. Ödül sunumu, kazanan katılımcı tarafından zarftaki şifre ile yarışma Akbank ATM&#8217;sinden yetkililer gözetiminde, kazanılan ödül tutarının çekilmesi sureti ile kazanan ilk 3 kişiye anında teslim edilerek yapılacaktır. Ödülü teslim edilen kazanandan ayrıca, ödülü teslim aldığına dair yetkili tarafından sunulacak ilgili belgeye imza alınacaktır. 
9.Üyelik, kayıt, yarışma ve sitedeki işlemler ücretsizdir, isteyen herkes katılabilir. Başkaca ve ticari bir koşul yoktur. 
10.Yarışmada, birden çok kişinin aynı derece ile ödüle hak kazanması durmunda, yarışmaya kayıt önceliği esas alınacaktır. 
11.Ödül kazanabilmek için katılımcının, önce http://www.kirmiziyakos.com/ adresli internet sitesindeki yarışma ön kayıt formu&#8217;na Ad, Soyad, GSM Numarası, E-posta Adresi, Doğum Tarihi, Şehir ve diğer üyelik bilgilerini doğru ve eksiksiz girerek ücretsiz kayıt olması ve yarışmayı ilk 10 derece ile tamamlaması gerekmektedir. Yarışmaya site üzerinden kayıt olmayanlar ödül kazanamaz, yarışmayı ilk 10 derece ile bitirse dahi ödül verilemez. 
12.Ödüller, yarışmadan önce yarışmaya kayıt yaptırmış ve bitiş noktasındaki yetkiliye kısa mesajını sunarak ödül hakkı kesinleşen kazananlara anında sunulacaktır. 
13.Yarışmacıların kazanmaları durumunda, gerçek kayıt bilgileri ile yarışmaya katılmış olmaları ön şarttır. Geçici ve sahte e-posta adresleri ve/veya GSM numarası ile üye olan katılımcıların koşu dereceleri yarışmaya dahil edilmez ve ödül verilmez. 
14.Katılımcıların ve kullanıcıların iletişim bilgilerini yanlış ve eksik vermelerinden kaynaklanan gecikmelerden, yaşanacak aksaklıklardan, ödül hakkının başka bir kişiye geçmesi durumundan Akbank T.A.Ş., Deniz Ajans, 41? 29! ve yarışmaya hizmet veren diğer firmalar sorumlu tutulamaz. 
15.Akbank T.A.Ş., Deniz Ajans ve 41? 29!, bu yarışmaya katılım esnasında, yarışmacıların kişisel bilgisayarları ve internet erişimlerinden ve her türlü teknik aksaklıklardan oluşabilecek problemlerden ve söz konusu bilgisayarlara yetkisiz erişim vb. durumlardan kaynaklanabilecek problem ve zararlardan dolayı ve bu nedenelerle duyurunun okunamaması, diğer teknik sebeplerden ötürü cep telefonlarına gönderilen start kısa mesajının ulaşmaması, okunamaması gibi sorunlardan ve oluşabilecek problem ve zararlardan sorumluluk kabul etmez. 
16.Akbank T.A.Ş., Deniz Ajans ve 41? 29!, kayıtta ve yarışma boyunca, yarışma sonuçlarını olumsuz yönde etkileyecek şekilde hile yaptığı ya da haksız yollardan derece sağladığı tespit edilen yarışmacının bütün yarışma verileri, koşu derecesi ve kazanılan ödül hakkını hiçbir uyarı yapmadan iptal etme, kazananı değiştirme hakkına sahiptir.
17.Yarışma noktasına ulaşımda, yarışma, yarışma koşusu süresince ve sonrasında her türlü mücbir ve kişisel nedenler ile meydana gelebilecek kaza, sakatlık, sağlık ve diğer sorunlar ve yaşanacak aksaklıklardan Akbank T.A.Ş, 41? 29! ve Deniz Ajans sorumlu değildir. 
18.Akbank ATM&#8217;sine yapılacak koşu esnasında belirli noktalarda yarışmacıların video kaydı alınacaktır. Yarışmacılar, bu videoların Akbank T.A.Ş, 41? 29! ve bu şirketlerin uygun görecekleri diğer firmaların çeşitli reklam, tanıtım ve promosyon faaliyetlerinde ve farklı mecralarda, kamuya iletiminde serbestçe kullanılmasına muvafakat ettiğini, bu hususta Akbank T.A.Ş ve 41? 29!&#8217;dan her hangi bir nam altında hiçbir talepte bulunmayacağını kayıt anında beyan, taahhüt ve kabul etmiş sayılırlar. 
19.Akbank T.A.Ş. ve 41? 29! yarışmaya üyelik http://www.kirmiziyakos.com/ adresli internet sitesinde yer alan yarışma ön kayıt formuna girilen kişisel bilgilerin, üçüncü kişilere hiçbir suretle verilmeyeceğini, kullandırılmayacağını taahhüt eder. 
20.Akbank T.A.Ş. ve 41? 29! bu yarışmaya katılanlara iletişim ve tanıtım amaçlı e-posta ve kısa mesaj gönderim yapma hakkını saklı tutar. 
21.18 yaşından küçükler, Akbank T.A.Ş., Deniz Ajans ve 41? 29! ve yarışmaya hizmet veren diğer firmaların çalışanları yarışmaya katılamaz, katılmış ve kazanmış olsalar bile ödülleri verilmez. Kazanılan ödül değiştirilemez ve başkasına devredilemez. Ödüle ait ÖTV ve KDV hariç olmak üzere diğer vergi ve yasal yükümlülükler kazanana aittir. 
22.Bu yarışma, yarışmaya dahil lokasyonlarda geçerli olmak üzere Milli Piyango İdaresi izin kapsamı dışında uygulanmaktadır. 
23.Yarışmaya katılan herkes yarışma şartlarını okuyup anlayarak peşinen kabul etmiş sayılır. 

http://www.kirmiziyakos.com/]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2010 Mart ayı Burç Yorumları ( Koç, Boğa,İkizler,Yengeç,Aslan,Başak,Terazi,Yay...]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13351</link>
			<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 15:42:32 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13351</guid>
			<description><![CDATA[Koç Burcu Mart 2010 Aylık Burç Yorumu

Aşk ve İlişkiler

18 Şubat-20 Mart tarihleri arasında Balık burcunda ilerlemesini sürdürecek aşk evinizin yönetici gezegeni Güneşin Balık burcu seyri her yıl olduğu gibi, çocuklarınız ve aşk hayatınızla alakalı mevzularda da rahatlamak, biraz daha kendinizi sakinleştirmek veya sessizlik, dinginlik içinde yaşamak isteğinizi yükseltebilir. Günümüz dünyasının stresi ve mücadelesi derken her burç gibi sizin de biraz yüklerinizi atmaya ihtiyacınız olduğunu biliyoruz. Bu süreç yaşam savaşının öncüsü olan sizler için gerilimli tüm durumlar karşısında içinizdeki inancın artışı söz konusu olabilir. Kimileriniz ilişkiniz, kimileriniz çocuklarınız kimileriniz ise yeniden toparlanmak, güç kazanmak isteğiyle biraz köşeye çekilerek rahatlamak, sıkıntılardan uzak kalmak isteyebilirsiniz. Tabii ki gerçekler her an yanıbaşımızda. O nedenle bu pasifize halin sizi esir almasına izin vermemek gerekiyor. Evet rahatlayınız, yüklerinizi atınız ama bu arada hedeflerinizden de vazgeçmeyiniz. Bu enerjinin en önemli faydası, kendi içinizdeki özü ortaya çıkarması ve nelere sahip olduğunuzu göstermesidir. Bu süreçte yapmanız gereken, hem yaşamın güzelliklerinin keyfini çıkarmak hem de tüm benliğinizle hedeflerinizi gerçekleştirmek adına hazırlık yapmaktır. İçinde bulunduğunuz durumu gözden geçirmek, eksik kalan noktaları saptamak, neler yapmanız gerektiğini düşünmek için gayet iyi bir dönem diyebiliriz. Bu seyir devam ederken, birazdan açıklayacağım Venüsün burcunuzda başlayacak transiti arzularınızı yoğunlaştırıcıdır. Yani bir yanınız(Güneş-Balık) şefkat ilgi ve romantizm ihtiyacınızı gösterirken, ilişki kurma biçiminiz (Venüs-Koç) oldukça ateşli, tutkulu ve aşkta hakimiyeti ele geçirmekten yanadır. Birbiriyle pek alakalı durmayabilir. Ancak bir Koçun nerde ne yapacağını zaten kestirmek oldukça zordur. Ancak şu var ki Güneşin Balık burcu seyri sizler açısından aslında son derece rahatlatıcıdır. Şimdi gelelim Venüsün ateşli enerjisini açıklamaya.

7 Mart-31 Mart tarihleri arasında burcunuzda ilerlemeye başlayacak Venüs bir önceki paragrafta ele aldığımız Güneş Balık seyrine nazaran, ilişki anlamında baharın coşkusunu içinde hissedeceğiniz, kısacası aşkta çiçek açacağınız bir dönem olarak gayet hızlı ve aktiftir. Venüs Koç burcu süreçleri diğer burçlar üzerinde zorlu bir enerji sunmasına rağmen, sizler için gayet keyifli bir dönem anlamı taşımaktadır. Bu enerjinin sizler için anlamı öncelikle hayata yaklaşım tarzındaki açık sözlülük başta olmak üzere aşkta liderlik yapmak ve isteklerinizi elde etmek yönünde olacaktır. Bir Koç her zaman belirttiğim gibi dilediğini yapmak, uzanıp almak niyetindedir. Onun için beklemek, sabretmek veya uzun süre sürdürmek gibi kavramlar doğası gereği zordur. O nedenle istediğini istediği anda ele geçirmek ister. İşte bu tarihler arasında da sosyal hayatın içinde birebir girişkenlik enerjisiyle donatılacak Venüs kendinizi ilişkinizle alakalı olduğu gibi çevrenizle olan her temasınızda da güçlü bir şekilde yansıtma kuvvetini bulmanız adına destekleyecektir. Güzelliklere karşı hevesli olacağınız bu süreçte yoğun tutkulu tavırlar göstererek biraz da sert bir şekilde karşı cins üzerindeki hakimiyetinizi kurmaya başlayabilirsiniz.

Son derece açık, dürüst ve yalın bir şekilde davranacağınız için, karşınızdaki kişinin sizin bu rahat hallerinizi ve güvenli duruşunuzu beğenmemesi mümkün olmayabilir. Fakat bu transit oldukça kısa süreli olduğundan başladığınız bir ilişkinin uzun ömürlü olması için herşeyden önce sabır gösterilmesi gerekecektir. Sizin ise duracak zamanınız pek yok gibidir. Bu dönemde eğer hali hazırda bir ilişkiniz varsa ve uzun yıllardır devam ediyorsa, oldukça renkli, birbirinizle tutku dolu bir zaman geçirmeniz mümkündür. Dürtüsel isteklerinizi sosyal çekiliğinizle birleştirerek hem sevdiğiniz üzerinde etkili olmaya devam edebilir hem de başka gözleri üzerinizde hissedebilirsiniz. Çünkü bu dönem Venüs gezegeninin cinselliğe dönük ve tatmin üstüne kurulu olan titreşimleri bir radar işlevi görebilir. Siz arzularsanız sizi elde ederseniz siz isterseniz ve siz elde edebilirsiniz. Bunu yaparken de kimseye hesap vermek zorunluluğu duymazsınız. Bu süreç erkek Koçlarda çapkınlığın üst seviyeye çıkması bayan Koçlarda ise çekiciliğin artması nedeniyle oldukça renkli geçebilir. Venüs gezegeni siz Koçların ciddi ilişkiler yaşam evinizin yöneticisi olduğundan, partnerinizle olan ilişkiniz açısından çok daha anlamlıdır. Siz bu dönemde kendi isteklerinizle pek meşgul olacağınız için sorunlarla uğraşmak yerine beraberliğin keyifli durumlarıyla çok daha meşgul olabilirsiniz. Bu durumda partnerinizin ses çıkarması veya sizi eleştirmeye kalkması sizin açınızdan kaçış için bir bahane anlamına gelebilir.

Etrafınızdaki seçeneklerin artması sonucu pek naz niyazla uğraşmak gibi bir niyetiniz yoktur. Açıkçası birlikte olduğunuz kişinin oldukça anlayışlı davranması gerekecektir. Genel anlamda Venüs burcunuzdan geçtiği sürelerde erotizm gücünüz oldukça yüksektir. Mars denetimindeki Venüs tutkularını doyurmaktan yana olduğu için, duygusal olmaktan ziyade baştan çıkarmak ve etki altına alarak doyuma ulaşmaktan yanadır. Bu durum doğal olarak bağ kurmak konusunda pek istekli olmadığınızın göstergesidir. Tanı ve tat, dokun ve kaç tarzı durumlar ön plandadır ve bu sizin bu süreçteki eğilimlerinizin de genel adıdır. Bu süreçte dikkatli olunması gereken en önemli husus var olan ilişkinizle alakalıdır. Birbirinize karşı, özellikle siz partnerinize karşı özenli, ilgili ve sevgi dolu davranmak ve karşılıklı olarak dengenin sağlanması adına gönüllü olmak gerekebilir. Çünkü sizin ilişki kurma tarzınızla onun kimliği arasındaki farklılık bu süreçte daha yoğun bir şekilde belirlenebilir.

Gücün Uyanışı, Tutkuların Yükselişi

10 Mart-6 Haziran tarihleri arasında geri hareketi sona ermiş ve aşk evinizde düz olarak seyrine devam edecek Mars gezegeninin enerjisi, geçtiğimiz Aralık ayından bu pasifleşen aktif gücünüzün açığa çıkması anlamı taşır ki, bu arada Venüsün de burcunuzda seyrediyor oluşu aşk hayatınızla ilgili konulardaki hızlılığın, tutkunun, elde etme arzusunun yoğunluğu anlamına gelir. Şimdi gelin beraberce Mars gezegeninin Aslan burcundaki etkinliğinin sizler açısından ne gibi yansımalar yaratacağından söz edelim. Mars istek gücümüz ve mücadele hırsımızdır. Aslan burcunda karşı cins üzerinde etkili olmak ve ne kadar kuvvetli dürtülere sahip olduğunuzu gösterebilmeniz adına size istek ve yaratıcılık enerjisi sunacaktır. Aşk hayatınız açısından son derece önemli olan bu enerji, güdüsel olarak hareket etmenizi ve gösterişe son derece önem vereceğinizin de işaretidir. Karşınızdaki insanın veya yaşadığınız beraberliğin sorumluluğunu almak yerine sadece kendi isteklerinizi elde etmek adına hareket edeceğiniz için, doğal olarak devam eden ilişkinizde sorunlar yaşanması mümkündür. Hayatın güzel yanlarını ve keyifli olan kısımlarını tadabilmek, zorluklarından olabildiğince uzak durmak isteğiniz yoğundur.

Son derece güçlü bir yaşam enerjisine sahip olacağınız için sizi birilerinin yönlendirmesi, yönetmesi mümkün olmadığı gibi, gittiğiniz yolun yanlışları veya hatalı kısımları hakkındaki uyarılara da pek değer vermeniz neredeyse mümkün değildir. İçinizdeki çocuk o denli doyurulmaya aç ve davranışlarınız o denli saftır ki, sizin bu halinizden etkilenmemek mümkün değildir. Karşı cinsle temas etmek isteğiniz bu dönemde oldukça yoğundur. Aşkta yaratıcılık enerjiniz yüksektir, ateşliliğiniz bilinçli isteklerinizle uyum içindedir ve güçlü seks dürtüleriniz doyurulmayı beklemektedir. Bu seyir devam ederken, Venüsün Koç burcunda oluşu bütün bu durumların iki misli artışı demektir. Eğer beraberliğinizde hakikaten çözümlenmesi mümkün olmayan durumlar varsa, o zaman bu enerjiler altında gerçekçi bir şekilde kararlar almaya çalışmalı, karşılıklı olarak konuşmalı, aksayan durumlar mercek altına alınmalı ve neler yapılması gerektiği saptanmalıdır. Fakat bunu yaparken sert tavırlar içinde olmak, kendinizi ve fikirlerinizi inatçı bir şekilde kabul ettirmeye çalışmak yanlış olduğu gibi, sadece tutkularınızı doyurmak amaçlı hareket etmek de o denli yanlıştır. Yani aranızdaki çekim gücü gerçeklerin örtbas edilmesi anlamında kullanılmamalıdır. Ayrıca kendi değerinizi sahip olduklarınızla eş görmemeli, karşınızdaki kişinin de kimlik özelliklerine saygı göstermeli, başka arayışlara girmek için, ilişkinizin sorunlarını bahane etmemelisiniz.

Herşey emrinize amade
20 Mart-20 Nisan tarihleri arasında Güneş burcunuzda ilerlemeye başladığında, Venüs, Mars ve Merkür gezegenlerinin kuvvetli etkisini ardından, dördüncü bir gücün daha emrinize amade olduğunu görmekteyiz. Böylece aşk hayatınızla ilgili konularda hem kendini kimliğinizi karşınızdaki kişi üzerinde bütünüyle etkili kılma hem de kendinizi güçlü bir şekilde ifade etmenin lezzetini çıkarabilirsiniz. Güneşin her yıl burcunuzdan geçtiği bu süreler hakikaten sizler için girişim açısından gayet olumlu bir enerjidir. Hem enerjik ve hem de hevesli olacağınız bu süreçte sizi durdurmak neredeyse imkansız hale gelebilir. Tükenmez bir iyimserlikle, geniş yüreklilik ve cesaretle ilerleyeceğiniz bu süreçte flört türü maceraya yönelik birliktelikler sınırsız yaşandığı gibi arkasında hiçbir iz bırakmadan sadece süreç içinde geçerli bir tarz içerebilir. Aşk derken sadece karşı cins üzerinde düşünmemek gerekir. Kimi Koçlar için bu süreç aşklarının meyvesi olan çocukları için de değerlidir. Bu devrede onlarla yakından ilgilenmeniz, sıcak ve dürüst bir şekilde iletişim kurmanız hatta bizzat onlar adına girişimde bulunmanız, desteklemeniz mümkündür.
Gördüğünüz gibi Koçlar için 7 Mart tarihinde Venüsle yükselişe geçen aşk olgusu, neredeyse ayın sonuna kadar etkinliğini sürdürmekte. Bu enerjilerin kişinin ister istemez coşkunluk altında sadece ve sadece kendisini düşünmesi anlamına gelir ki, ilişkisinde sorun olanların bu Mart ayında dikkatli olmasını öneriyorum. Hani bir söz vardır. Kontrolsüz güç, güç değildir diye. Kontrol altına alınması zor olan bu dörtlü bonusu lütfen gereğinden abartılı bir şekilde kullanmayınız. Çünkü ne olursa olsun bunlar kısa süreli etkiler olduklarından, dönemin size sağladığı bu güzellikler bittiğinde bazı pişmanlıklar duymanız mümkündür. Süreci, evrenin size sunduğu güzel, heyecanlı ve aktif bir zaman dilimi olarak tadında geçirmeli, ancak sınırlarınızın da farkında olmalısınız.

İş ve Kariyer
17 Mart-2 Nisan tarihleri arasında burcunuzda ilerlemeye başlayacak çalışma evinizin yöneticisi ve iletişim ve haberleşmenin astrolojik simgesi olan Merkür, gerek sözel ve gerekse zihinsel anlamda, açık ve direkt olarak düşünmekten yana olacağınızın işaretçisidir. Ayrıca büyük bir heveslilikle, kararlı ve kendinizden emin bir şekilde fikirlerinizi öne sürebilmenizi sağlar. Bu enerjinin desteği altında, neyi isteyip neyi istemediğinizi saptayabilir ve müdahalede bulunabilirsiniz. Olayları kimi zaman abartılı bir şekilde ele almanız mümkün olduğundan çevrenizle olan iletişiminizde dikkatli ve yerinde görüş alışverişlerde bulunursanız büyük bir sorun çıkmayacaktır. Yine bu etki altında, bağımsız düşünme ön plandadır. Yani kimsenin etkisi altında kalmadan bildiğiniz şekilde işlerinizi yapmak. Tabii ki bireysel girişimlerde bu gayet faydalıdır. Fakat konu çalışma hayatı olunca, siz de takdir edersiniz ki paylaşımda bulunmak ve ekip halinde düşünmek lazımdır. Yani burada dikkat edeceğimiz husus, enerjinin olumlu yönlerini iş hayatınızla alakalı konularda girişim ve başarı adına kullanmak, zararlı olabilecek yönlerinin de farkında olarak ilişkilerinizde dikkatli olmak. Bu enerji sayesinde, dış dünyada kendinizi ve fikirlerinizi güçlü bir şekilde ifade ederek olumlu kararlar alabilir, ilerleme kaydedebilirsiniz veya tam tersine insanlarla çatışarak, işbirliğinden uzak sadece kendinize dönük yaşayabilir, sabırsızlık göstererek, tartışmaya her an hazır bir insan haline gelebilirsiniz. Astroloji, enerjilerimizi doğru yer, doğru zaman kavramı içinde değerlendirebilmemiz anlamına geliyorsa, o zaman size önerim bu süreci aktif ve olumlu bir şekilde değerlendirmenizdir.
20 Mart - 20 Nisan tarihleri arasında burcunuzda ilerlemeye başlayacak Güneş sizler için yaşam gücünüz, kendinizi dış dünyada ifade etmeniz ve kişisel meseleler için yoğun bir enerjiye sahip olmanız açısından son derece destekleyicidir. Kim olduğunuzu dış dünyada ifade etme arzunuz yükselir. Kendinize olan güven duygunuz sağlamlaşmaya başlar, daha özgür kararlar almanız mümkün olur. Güneş kişinin yaşam gücünün de simgesi olduğundan burcunuzda ilerlemeye başlamasıyla fiziksel açıdan çok daha kuvvetlenir, kendinizi zinde ve sağlıklı hissedebilirsiniz. Hayatınızın tüm iplerini ele alma arzunuzun yoğun olduğu bu enerji altında serbest, direkt, çalışkan, bağımsız oldukça kendinizden emin bir şekilde, Ben buradayım imajı yaratabilirsiniz. İlgi odağı olma isteğiniz artacağı bu süreçte, yönetici pozisyonuna yükselmek veya bu pozisyonda iseniz, ekibiniz içinde liderliğiniz gösterebilmek, kabul ettirmek çok daha kolaydır. Aktif ve girişimci yanlarınızın fazlasıyla ön planda olması, size yeni hedefler kazandıracağı gibi, kafanızın içindekileri cesaretle ön plana çıkarabilmeniz de destekleyici olacaktır. Tabii ki bu zaman içinde kendinizi daha fazla ön planda tutmanız mümkündür. Kimi zaman bencilce hareket etmeniz çevrenizdeki insanlar tarafından hakkınızda yanlış düşünülmesine yol açabilir. Bu konuda kendinizi ayarlayabilirseniz, yeri geldiğinde dengeyi sağlamak adına ılımlı davranmaya çalışırsanız herhangi büyük bir sorun çıkmadan yolunuzda ilerlemeniz mümkündür.

Para Konuları

7 Mart-31 Mart tarihleri arasıda burcunuzda ilerlemesini sürdürecek para evinizin yöneticisi Venüsün seyri, girişimcilik gücünüzün ön plana gelmesi anlamı taşıdığından, para kazanma konusunda itekleyici bir faktör olarak etkili gözüküyor. Ancak bu enerjinin bir de dikkat edilmesi gereken bir özelliği var. Harcamalar. Evet, farkında olmadan bütçenizin sınırlarını aşabileceğinizden söz ediyorum. Çünkü bu enerji diğer konularda olduğu gibi maddi açıdan da özgürce hareket etmek arzusu içinde, kendinize sınır koymakta zorlandığınıza çoğu kere şahit oluyoruz. Koç astrolojik olarak zodyaktaki afacan çocuksu yanlarımızın simgesidir. Doğum haritasında Koç burcu hangi yaşam alanında konumlanmışsa orada özgürlük var demektir. Siz bir Koç olarak doğal yapınız gereği zaten kısıtlanmaktan pek hoşlanmazsınız. Eliniz açıktır. Dostunuza, can bildiğiniz insanlara, sevdiklerinize maddi ve manevi anlamda destek olursunuz. Ancak dikkat ederseniz ne zaman sıkışsanız yanınızda çok az insan bulursunuz. O nedenle ben para evinizin yöneticisi Venüsün burcunuzda ilerleyeceği bu süreci, kazancınızı arttırmak amaçlı faaliyetlerde bulunmanız, ancak savurganlıktan uzak bir şekilde geçirmeniz şeklinde değerlendirmenizi tavsiye ediyorum. 

Bir de önemli bir konu daha var. Mars biliyorsunuz uzun aylardır Aslan burcunda geri hareketteydi. Yani eğlence, lüks, kendinizi ifade evinde pasif bir halde beklemekteydi. 10 Mart tarihinde düz seyrine başlıyor. Böylece birikmiş enerji açığa çıkarak hayatın lezzetli yanlarının tadına varma arzunuzu tetiklemeye başlıyor. Böylece hem Venüsün burcunuzdaki ateşli ifadesi hem de Mars gezegeninin size sağlayacağı içgüdüselliği toplarsak, finansal açıdan kendinizi frenlemeniz epeyce zor olabilir. Bu durumda düşünmeden hareket edebilir, kelimenin tam anlamıyla har vurup harman savurabilirsiniz. Benim tavsiyem bu tarih itibariyle kazanımlarınız konusunda daha dikkatli hareket etmeniz ve ne olursa olsun risk taşıyan girişimlerde bulunmadan önce durup iki kez düşünmenizdir. Yani geleceğinizi düşünerek hareket etmeniz son derece faydalıdır.

Mart Ayı Astroloji Takviminiz

Pozitif Enerjili Günler : 6-7-8-11-12-13-16-17-18-21-22-25-26

Zayıf Enerjili Günler : 2-3-9-10-23-24-29-30-31

Parasal Açıdan Kısmetli Günler :19-20

Aşkta Şanslı Günler :25-26

Yeniay :16-17-18
(Ay gezegeninin Koç burcunda olduğu günlerdir. Sizin için yeniay anlamı taşır. Bilinçli istekleriniz ile bilinçaltınız uyumludur ve yeni başlangıçlar için taze enerji anlamı taşır)

Dolunay Takviminiz :2-3-29-30-31
(Ay gezegeninin Terazi burcundan geçerek burcunuzla ters açı yaptığı günlerdir. Final, bitişler, duygularınızla düşünceleriniz arasındaki çekişmedir. İyi dengelenmesi halinde yapıcıdır. Zayıf enerjidir. Fiziksel olarak kendinizi güçsüz hissedebilirsiniz.)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Koç Burcu Mart 2010 Aylık Burç Yorumu

Aşk ve İlişkiler

18 Şubat-20 Mart tarihleri arasında Balık burcunda ilerlemesini sürdürecek aşk evinizin yönetici gezegeni Güneşin Balık burcu seyri her yıl olduğu gibi, çocuklarınız ve aşk hayatınızla alakalı mevzularda da rahatlamak, biraz daha kendinizi sakinleştirmek veya sessizlik, dinginlik içinde yaşamak isteğinizi yükseltebilir. Günümüz dünyasının stresi ve mücadelesi derken her burç gibi sizin de biraz yüklerinizi atmaya ihtiyacınız olduğunu biliyoruz. Bu süreç yaşam savaşının öncüsü olan sizler için gerilimli tüm durumlar karşısında içinizdeki inancın artışı söz konusu olabilir. Kimileriniz ilişkiniz, kimileriniz çocuklarınız kimileriniz ise yeniden toparlanmak, güç kazanmak isteğiyle biraz köşeye çekilerek rahatlamak, sıkıntılardan uzak kalmak isteyebilirsiniz. Tabii ki gerçekler her an yanıbaşımızda. O nedenle bu pasifize halin sizi esir almasına izin vermemek gerekiyor. Evet rahatlayınız, yüklerinizi atınız ama bu arada hedeflerinizden de vazgeçmeyiniz. Bu enerjinin en önemli faydası, kendi içinizdeki özü ortaya çıkarması ve nelere sahip olduğunuzu göstermesidir. Bu süreçte yapmanız gereken, hem yaşamın güzelliklerinin keyfini çıkarmak hem de tüm benliğinizle hedeflerinizi gerçekleştirmek adına hazırlık yapmaktır. İçinde bulunduğunuz durumu gözden geçirmek, eksik kalan noktaları saptamak, neler yapmanız gerektiğini düşünmek için gayet iyi bir dönem diyebiliriz. Bu seyir devam ederken, birazdan açıklayacağım Venüsün burcunuzda başlayacak transiti arzularınızı yoğunlaştırıcıdır. Yani bir yanınız(Güneş-Balık) şefkat ilgi ve romantizm ihtiyacınızı gösterirken, ilişki kurma biçiminiz (Venüs-Koç) oldukça ateşli, tutkulu ve aşkta hakimiyeti ele geçirmekten yanadır. Birbiriyle pek alakalı durmayabilir. Ancak bir Koçun nerde ne yapacağını zaten kestirmek oldukça zordur. Ancak şu var ki Güneşin Balık burcu seyri sizler açısından aslında son derece rahatlatıcıdır. Şimdi gelelim Venüsün ateşli enerjisini açıklamaya.

7 Mart-31 Mart tarihleri arasında burcunuzda ilerlemeye başlayacak Venüs bir önceki paragrafta ele aldığımız Güneş Balık seyrine nazaran, ilişki anlamında baharın coşkusunu içinde hissedeceğiniz, kısacası aşkta çiçek açacağınız bir dönem olarak gayet hızlı ve aktiftir. Venüs Koç burcu süreçleri diğer burçlar üzerinde zorlu bir enerji sunmasına rağmen, sizler için gayet keyifli bir dönem anlamı taşımaktadır. Bu enerjinin sizler için anlamı öncelikle hayata yaklaşım tarzındaki açık sözlülük başta olmak üzere aşkta liderlik yapmak ve isteklerinizi elde etmek yönünde olacaktır. Bir Koç her zaman belirttiğim gibi dilediğini yapmak, uzanıp almak niyetindedir. Onun için beklemek, sabretmek veya uzun süre sürdürmek gibi kavramlar doğası gereği zordur. O nedenle istediğini istediği anda ele geçirmek ister. İşte bu tarihler arasında da sosyal hayatın içinde birebir girişkenlik enerjisiyle donatılacak Venüs kendinizi ilişkinizle alakalı olduğu gibi çevrenizle olan her temasınızda da güçlü bir şekilde yansıtma kuvvetini bulmanız adına destekleyecektir. Güzelliklere karşı hevesli olacağınız bu süreçte yoğun tutkulu tavırlar göstererek biraz da sert bir şekilde karşı cins üzerindeki hakimiyetinizi kurmaya başlayabilirsiniz.

Son derece açık, dürüst ve yalın bir şekilde davranacağınız için, karşınızdaki kişinin sizin bu rahat hallerinizi ve güvenli duruşunuzu beğenmemesi mümkün olmayabilir. Fakat bu transit oldukça kısa süreli olduğundan başladığınız bir ilişkinin uzun ömürlü olması için herşeyden önce sabır gösterilmesi gerekecektir. Sizin ise duracak zamanınız pek yok gibidir. Bu dönemde eğer hali hazırda bir ilişkiniz varsa ve uzun yıllardır devam ediyorsa, oldukça renkli, birbirinizle tutku dolu bir zaman geçirmeniz mümkündür. Dürtüsel isteklerinizi sosyal çekiliğinizle birleştirerek hem sevdiğiniz üzerinde etkili olmaya devam edebilir hem de başka gözleri üzerinizde hissedebilirsiniz. Çünkü bu dönem Venüs gezegeninin cinselliğe dönük ve tatmin üstüne kurulu olan titreşimleri bir radar işlevi görebilir. Siz arzularsanız sizi elde ederseniz siz isterseniz ve siz elde edebilirsiniz. Bunu yaparken de kimseye hesap vermek zorunluluğu duymazsınız. Bu süreç erkek Koçlarda çapkınlığın üst seviyeye çıkması bayan Koçlarda ise çekiciliğin artması nedeniyle oldukça renkli geçebilir. Venüs gezegeni siz Koçların ciddi ilişkiler yaşam evinizin yöneticisi olduğundan, partnerinizle olan ilişkiniz açısından çok daha anlamlıdır. Siz bu dönemde kendi isteklerinizle pek meşgul olacağınız için sorunlarla uğraşmak yerine beraberliğin keyifli durumlarıyla çok daha meşgul olabilirsiniz. Bu durumda partnerinizin ses çıkarması veya sizi eleştirmeye kalkması sizin açınızdan kaçış için bir bahane anlamına gelebilir.

Etrafınızdaki seçeneklerin artması sonucu pek naz niyazla uğraşmak gibi bir niyetiniz yoktur. Açıkçası birlikte olduğunuz kişinin oldukça anlayışlı davranması gerekecektir. Genel anlamda Venüs burcunuzdan geçtiği sürelerde erotizm gücünüz oldukça yüksektir. Mars denetimindeki Venüs tutkularını doyurmaktan yana olduğu için, duygusal olmaktan ziyade baştan çıkarmak ve etki altına alarak doyuma ulaşmaktan yanadır. Bu durum doğal olarak bağ kurmak konusunda pek istekli olmadığınızın göstergesidir. Tanı ve tat, dokun ve kaç tarzı durumlar ön plandadır ve bu sizin bu süreçteki eğilimlerinizin de genel adıdır. Bu süreçte dikkatli olunması gereken en önemli husus var olan ilişkinizle alakalıdır. Birbirinize karşı, özellikle siz partnerinize karşı özenli, ilgili ve sevgi dolu davranmak ve karşılıklı olarak dengenin sağlanması adına gönüllü olmak gerekebilir. Çünkü sizin ilişki kurma tarzınızla onun kimliği arasındaki farklılık bu süreçte daha yoğun bir şekilde belirlenebilir.

Gücün Uyanışı, Tutkuların Yükselişi

10 Mart-6 Haziran tarihleri arasında geri hareketi sona ermiş ve aşk evinizde düz olarak seyrine devam edecek Mars gezegeninin enerjisi, geçtiğimiz Aralık ayından bu pasifleşen aktif gücünüzün açığa çıkması anlamı taşır ki, bu arada Venüsün de burcunuzda seyrediyor oluşu aşk hayatınızla ilgili konulardaki hızlılığın, tutkunun, elde etme arzusunun yoğunluğu anlamına gelir. Şimdi gelin beraberce Mars gezegeninin Aslan burcundaki etkinliğinin sizler açısından ne gibi yansımalar yaratacağından söz edelim. Mars istek gücümüz ve mücadele hırsımızdır. Aslan burcunda karşı cins üzerinde etkili olmak ve ne kadar kuvvetli dürtülere sahip olduğunuzu gösterebilmeniz adına size istek ve yaratıcılık enerjisi sunacaktır. Aşk hayatınız açısından son derece önemli olan bu enerji, güdüsel olarak hareket etmenizi ve gösterişe son derece önem vereceğinizin de işaretidir. Karşınızdaki insanın veya yaşadığınız beraberliğin sorumluluğunu almak yerine sadece kendi isteklerinizi elde etmek adına hareket edeceğiniz için, doğal olarak devam eden ilişkinizde sorunlar yaşanması mümkündür. Hayatın güzel yanlarını ve keyifli olan kısımlarını tadabilmek, zorluklarından olabildiğince uzak durmak isteğiniz yoğundur.

Son derece güçlü bir yaşam enerjisine sahip olacağınız için sizi birilerinin yönlendirmesi, yönetmesi mümkün olmadığı gibi, gittiğiniz yolun yanlışları veya hatalı kısımları hakkındaki uyarılara da pek değer vermeniz neredeyse mümkün değildir. İçinizdeki çocuk o denli doyurulmaya aç ve davranışlarınız o denli saftır ki, sizin bu halinizden etkilenmemek mümkün değildir. Karşı cinsle temas etmek isteğiniz bu dönemde oldukça yoğundur. Aşkta yaratıcılık enerjiniz yüksektir, ateşliliğiniz bilinçli isteklerinizle uyum içindedir ve güçlü seks dürtüleriniz doyurulmayı beklemektedir. Bu seyir devam ederken, Venüsün Koç burcunda oluşu bütün bu durumların iki misli artışı demektir. Eğer beraberliğinizde hakikaten çözümlenmesi mümkün olmayan durumlar varsa, o zaman bu enerjiler altında gerçekçi bir şekilde kararlar almaya çalışmalı, karşılıklı olarak konuşmalı, aksayan durumlar mercek altına alınmalı ve neler yapılması gerektiği saptanmalıdır. Fakat bunu yaparken sert tavırlar içinde olmak, kendinizi ve fikirlerinizi inatçı bir şekilde kabul ettirmeye çalışmak yanlış olduğu gibi, sadece tutkularınızı doyurmak amaçlı hareket etmek de o denli yanlıştır. Yani aranızdaki çekim gücü gerçeklerin örtbas edilmesi anlamında kullanılmamalıdır. Ayrıca kendi değerinizi sahip olduklarınızla eş görmemeli, karşınızdaki kişinin de kimlik özelliklerine saygı göstermeli, başka arayışlara girmek için, ilişkinizin sorunlarını bahane etmemelisiniz.

Herşey emrinize amade
20 Mart-20 Nisan tarihleri arasında Güneş burcunuzda ilerlemeye başladığında, Venüs, Mars ve Merkür gezegenlerinin kuvvetli etkisini ardından, dördüncü bir gücün daha emrinize amade olduğunu görmekteyiz. Böylece aşk hayatınızla ilgili konularda hem kendini kimliğinizi karşınızdaki kişi üzerinde bütünüyle etkili kılma hem de kendinizi güçlü bir şekilde ifade etmenin lezzetini çıkarabilirsiniz. Güneşin her yıl burcunuzdan geçtiği bu süreler hakikaten sizler için girişim açısından gayet olumlu bir enerjidir. Hem enerjik ve hem de hevesli olacağınız bu süreçte sizi durdurmak neredeyse imkansız hale gelebilir. Tükenmez bir iyimserlikle, geniş yüreklilik ve cesaretle ilerleyeceğiniz bu süreçte flört türü maceraya yönelik birliktelikler sınırsız yaşandığı gibi arkasında hiçbir iz bırakmadan sadece süreç içinde geçerli bir tarz içerebilir. Aşk derken sadece karşı cins üzerinde düşünmemek gerekir. Kimi Koçlar için bu süreç aşklarının meyvesi olan çocukları için de değerlidir. Bu devrede onlarla yakından ilgilenmeniz, sıcak ve dürüst bir şekilde iletişim kurmanız hatta bizzat onlar adına girişimde bulunmanız, desteklemeniz mümkündür.
Gördüğünüz gibi Koçlar için 7 Mart tarihinde Venüsle yükselişe geçen aşk olgusu, neredeyse ayın sonuna kadar etkinliğini sürdürmekte. Bu enerjilerin kişinin ister istemez coşkunluk altında sadece ve sadece kendisini düşünmesi anlamına gelir ki, ilişkisinde sorun olanların bu Mart ayında dikkatli olmasını öneriyorum. Hani bir söz vardır. Kontrolsüz güç, güç değildir diye. Kontrol altına alınması zor olan bu dörtlü bonusu lütfen gereğinden abartılı bir şekilde kullanmayınız. Çünkü ne olursa olsun bunlar kısa süreli etkiler olduklarından, dönemin size sağladığı bu güzellikler bittiğinde bazı pişmanlıklar duymanız mümkündür. Süreci, evrenin size sunduğu güzel, heyecanlı ve aktif bir zaman dilimi olarak tadında geçirmeli, ancak sınırlarınızın da farkında olmalısınız.

İş ve Kariyer
17 Mart-2 Nisan tarihleri arasında burcunuzda ilerlemeye başlayacak çalışma evinizin yöneticisi ve iletişim ve haberleşmenin astrolojik simgesi olan Merkür, gerek sözel ve gerekse zihinsel anlamda, açık ve direkt olarak düşünmekten yana olacağınızın işaretçisidir. Ayrıca büyük bir heveslilikle, kararlı ve kendinizden emin bir şekilde fikirlerinizi öne sürebilmenizi sağlar. Bu enerjinin desteği altında, neyi isteyip neyi istemediğinizi saptayabilir ve müdahalede bulunabilirsiniz. Olayları kimi zaman abartılı bir şekilde ele almanız mümkün olduğundan çevrenizle olan iletişiminizde dikkatli ve yerinde görüş alışverişlerde bulunursanız büyük bir sorun çıkmayacaktır. Yine bu etki altında, bağımsız düşünme ön plandadır. Yani kimsenin etkisi altında kalmadan bildiğiniz şekilde işlerinizi yapmak. Tabii ki bireysel girişimlerde bu gayet faydalıdır. Fakat konu çalışma hayatı olunca, siz de takdir edersiniz ki paylaşımda bulunmak ve ekip halinde düşünmek lazımdır. Yani burada dikkat edeceğimiz husus, enerjinin olumlu yönlerini iş hayatınızla alakalı konularda girişim ve başarı adına kullanmak, zararlı olabilecek yönlerinin de farkında olarak ilişkilerinizde dikkatli olmak. Bu enerji sayesinde, dış dünyada kendinizi ve fikirlerinizi güçlü bir şekilde ifade ederek olumlu kararlar alabilir, ilerleme kaydedebilirsiniz veya tam tersine insanlarla çatışarak, işbirliğinden uzak sadece kendinize dönük yaşayabilir, sabırsızlık göstererek, tartışmaya her an hazır bir insan haline gelebilirsiniz. Astroloji, enerjilerimizi doğru yer, doğru zaman kavramı içinde değerlendirebilmemiz anlamına geliyorsa, o zaman size önerim bu süreci aktif ve olumlu bir şekilde değerlendirmenizdir.
20 Mart - 20 Nisan tarihleri arasında burcunuzda ilerlemeye başlayacak Güneş sizler için yaşam gücünüz, kendinizi dış dünyada ifade etmeniz ve kişisel meseleler için yoğun bir enerjiye sahip olmanız açısından son derece destekleyicidir. Kim olduğunuzu dış dünyada ifade etme arzunuz yükselir. Kendinize olan güven duygunuz sağlamlaşmaya başlar, daha özgür kararlar almanız mümkün olur. Güneş kişinin yaşam gücünün de simgesi olduğundan burcunuzda ilerlemeye başlamasıyla fiziksel açıdan çok daha kuvvetlenir, kendinizi zinde ve sağlıklı hissedebilirsiniz. Hayatınızın tüm iplerini ele alma arzunuzun yoğun olduğu bu enerji altında serbest, direkt, çalışkan, bağımsız oldukça kendinizden emin bir şekilde, Ben buradayım imajı yaratabilirsiniz. İlgi odağı olma isteğiniz artacağı bu süreçte, yönetici pozisyonuna yükselmek veya bu pozisyonda iseniz, ekibiniz içinde liderliğiniz gösterebilmek, kabul ettirmek çok daha kolaydır. Aktif ve girişimci yanlarınızın fazlasıyla ön planda olması, size yeni hedefler kazandıracağı gibi, kafanızın içindekileri cesaretle ön plana çıkarabilmeniz de destekleyici olacaktır. Tabii ki bu zaman içinde kendinizi daha fazla ön planda tutmanız mümkündür. Kimi zaman bencilce hareket etmeniz çevrenizdeki insanlar tarafından hakkınızda yanlış düşünülmesine yol açabilir. Bu konuda kendinizi ayarlayabilirseniz, yeri geldiğinde dengeyi sağlamak adına ılımlı davranmaya çalışırsanız herhangi büyük bir sorun çıkmadan yolunuzda ilerlemeniz mümkündür.

Para Konuları

7 Mart-31 Mart tarihleri arasıda burcunuzda ilerlemesini sürdürecek para evinizin yöneticisi Venüsün seyri, girişimcilik gücünüzün ön plana gelmesi anlamı taşıdığından, para kazanma konusunda itekleyici bir faktör olarak etkili gözüküyor. Ancak bu enerjinin bir de dikkat edilmesi gereken bir özelliği var. Harcamalar. Evet, farkında olmadan bütçenizin sınırlarını aşabileceğinizden söz ediyorum. Çünkü bu enerji diğer konularda olduğu gibi maddi açıdan da özgürce hareket etmek arzusu içinde, kendinize sınır koymakta zorlandığınıza çoğu kere şahit oluyoruz. Koç astrolojik olarak zodyaktaki afacan çocuksu yanlarımızın simgesidir. Doğum haritasında Koç burcu hangi yaşam alanında konumlanmışsa orada özgürlük var demektir. Siz bir Koç olarak doğal yapınız gereği zaten kısıtlanmaktan pek hoşlanmazsınız. Eliniz açıktır. Dostunuza, can bildiğiniz insanlara, sevdiklerinize maddi ve manevi anlamda destek olursunuz. Ancak dikkat ederseniz ne zaman sıkışsanız yanınızda çok az insan bulursunuz. O nedenle ben para evinizin yöneticisi Venüsün burcunuzda ilerleyeceği bu süreci, kazancınızı arttırmak amaçlı faaliyetlerde bulunmanız, ancak savurganlıktan uzak bir şekilde geçirmeniz şeklinde değerlendirmenizi tavsiye ediyorum. 

Bir de önemli bir konu daha var. Mars biliyorsunuz uzun aylardır Aslan burcunda geri hareketteydi. Yani eğlence, lüks, kendinizi ifade evinde pasif bir halde beklemekteydi. 10 Mart tarihinde düz seyrine başlıyor. Böylece birikmiş enerji açığa çıkarak hayatın lezzetli yanlarının tadına varma arzunuzu tetiklemeye başlıyor. Böylece hem Venüsün burcunuzdaki ateşli ifadesi hem de Mars gezegeninin size sağlayacağı içgüdüselliği toplarsak, finansal açıdan kendinizi frenlemeniz epeyce zor olabilir. Bu durumda düşünmeden hareket edebilir, kelimenin tam anlamıyla har vurup harman savurabilirsiniz. Benim tavsiyem bu tarih itibariyle kazanımlarınız konusunda daha dikkatli hareket etmeniz ve ne olursa olsun risk taşıyan girişimlerde bulunmadan önce durup iki kez düşünmenizdir. Yani geleceğinizi düşünerek hareket etmeniz son derece faydalıdır.

Mart Ayı Astroloji Takviminiz

Pozitif Enerjili Günler : 6-7-8-11-12-13-16-17-18-21-22-25-26

Zayıf Enerjili Günler : 2-3-9-10-23-24-29-30-31

Parasal Açıdan Kısmetli Günler :19-20

Aşkta Şanslı Günler :25-26

Yeniay :16-17-18
(Ay gezegeninin Koç burcunda olduğu günlerdir. Sizin için yeniay anlamı taşır. Bilinçli istekleriniz ile bilinçaltınız uyumludur ve yeni başlangıçlar için taze enerji anlamı taşır)

Dolunay Takviminiz :2-3-29-30-31
(Ay gezegeninin Terazi burcundan geçerek burcunuzla ters açı yaptığı günlerdir. Final, bitişler, duygularınızla düşünceleriniz arasındaki çekişmedir. İyi dengelenmesi halinde yapıcıdır. Zayıf enerjidir. Fiziksel olarak kendinizi güçsüz hissedebilirsiniz.)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Aşkın 50 işareti]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13350</link>
			<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 14:32:21 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13350</guid>
			<description><![CDATA[1- &#8220;Seni seviyorum&#8221; demeye doymuyorsanız.
2- En bakımsız halinizi bile görmesine aldırmıyorsanız.
3- En bakımsız halinize bile bayılıyorsa.
4- En sarhoş olduğu zamanlarda bile, asla size eski sevgilisinin adıyla hitap etmiyorsa.
5- Eski sevgilinizi gördüğünüzde içiniz kıpır kıpır olmuyorsa.
6- İş seyahatine çıktığında ondan haber alamadığınızda, sinirlenmek yerine, başına birşey gelmesinden endişe ediyorsanız.
7- Gazetenin 3. sayfasını okurken gördüğünüz kötü haberler sizi çok etkiliyorsa ve &#8220;ya o da böyle bir kaza geçirirse&#8221; diye düşünüp telaşa kapılıyorsanız.
8- Başınız çok ağrıdığında, uyumanıza yardım etmek için, bütün gece size Sindrella&#8217;yı ve Robin Hood&#8217;u anlatıyorsa
9- Birlikte tatlı yaparken çok eğleniyorsanız.
10- Alışverişten sonra sizinle ilgileniyorsa. Ama sadece kredi kartı borcunuzu öğrenmek için değil, aldığınız şeyleri görmek için.
11- Yedekte adam tutmak huyunuz, esrarengiz bir şekilde sizi huzursuz etmeye başladıysa.
12- Sizin için çok önemli bir toplantıda, yüzünüzde bir gülümsemeyle hayallere dalıyorsanız.
13- En aptal aşk şarkıları bile size son derece anlamlı geliyorsa.
14- Eski Türk filmleri sizi ağlatmaya başladıysa.
15- Çevrenizdekiler, sizin çok daha anlayışlı ve pozitif biri haline geldiğinizi söylemeye başladılarsa.
16- Daha telefon çalarken, onun aradığını anlıyorsanız.
17- Siz seyahatteyken, hergün çiçeklerinizi sulamak için size uğruyorsa.
18- Size araba kullanmayı öğretirken, sabrını sonuna kadar muhafaza edebiliyorsa.
19- Saçınızın rengini bir ton bile değiştirseniz, loş ışıkta dahi farkı anlıyorsa.
20- Birbirinizin kredi kartı şifresini biliyorsanız.
21- Annenizle sevgi dolu bir ses tonuyla konuşuyorsa.
22- Annesiyle sevgi dolu bir ses tonuyla konuşuyorsanız.
23- Henüz evlenmeden çocuk isimlerinden bahsetmeye başladıysanız.
24- Onsuz tatile çıktınız ve bütün vaktinizi telefon başında onu ne kadar çok özlediğinizi anlatarak geçirdiniz.
25- Canınız işe gitmek istemediğinde sizin için patronunuzu arayıp hasta olduğunuzu söylüyorsa.
26- Siz kilo aldıkça, tombul kadınları sevdiğinden bahsediyorsa.
27- Üzerinde son derece eski moda giysiler olsa bile, onunla en yakın arkadaşlarınızın uğrak mekanı olan bara gitmekten rahatsız olmuyorsanız.
28- Size durup dururken çiçek alıyorsa.
29- Size hala oyuncak ayılar ve tüylü köpekler alıyorsa.
30- Ne kadar saklamaya çalışsanız da, bugün sizin için kötü giden birşeyler olduğunu farkediyorsa.
31- Yorgun olduğunda bile size seve seve masaj yapıyorsa.
32- Onun yüzünden eğitiminizi yarım bırakmanın veya kariyerinize zarar verecek bir adım atmanın &#8220;fedakarlık&#8221; olduğunun farkındaysa.
33- Başınız sıkıştığında ilk aklınıza gelen onun koruyucu omuzlarına ihtiyacınız olduğuysa.
34- Sizin için yemek, temizlik hatta ütü yapıyorsa.
35- Arkadaşlarınızla vakit geçirmeniz ve onun dışında da bir hayatınız olması konusunda sizi destekliyorsa.
36- Özel günleri asla unutmuyor ve ufakta olsa mutlaka bir hediye alıyorsa.
37- Sizin için ağlamaktan utanmıyor hatta bunun için gurur duyuyorsa.
38- Çok paraya ihtiyacınız olduğu bir dönemde hiç düşünmeden bilgisayarını satabilecek kadar düşünceliyse.
39- Bir sorunu olduğunda ima yoluna gitmek yerine açık açık konuşmayı tercih ediyorsa.
40- Aynı bir şarj makinesi gibi enerjinizi tazeliyorsa.
41- Gecenin bir yarısı, sadece sizi sevdiğini söylemek için telefon ediyorsa.
42- Nasıl olsa birlikte yaşıyorsunuz diye kendini boşvermiyorsa. İlişkinizi taze tutmak için çaba sarfediyorsa. Mesela en sevdiğiniz restoranda rezervasyon yaptırıp size sürpriz ve romantik bir gece hazırlıyorsa.
43- Size ayak uydurmak için tenis dersleri alıyorsa.
44- Birlikte dans dersleri almayı teklif ediyorsa.
45- Gece kulüplerinde piyasa yapmaktansa, sizinle evde video seyretmeyi tercih ediyorsa.
46- Pijamalı halinizi gece kulüplerindeki çarpıcı kadınlara tercih ediyorsa.
47- Kendisi acılı sevdiği halde, sizin için yemeği acısız ısmarlıyorsa.
48- Sizin için dünyanın öbür ucuna giderse.
49- Size gözü gibi bakıyorsa ve gözleri 6 numara bozuk değilse.
50- Size hergün &#8220;Sevgililer Günü&#8221;yse....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1- &#8220;Seni seviyorum&#8221; demeye doymuyorsanız.
2- En bakımsız halinizi bile görmesine aldırmıyorsanız.
3- En bakımsız halinize bile bayılıyorsa.
4- En sarhoş olduğu zamanlarda bile, asla size eski sevgilisinin adıyla hitap etmiyorsa.
5- Eski sevgilinizi gördüğünüzde içiniz kıpır kıpır olmuyorsa.
6- İş seyahatine çıktığında ondan haber alamadığınızda, sinirlenmek yerine, başına birşey gelmesinden endişe ediyorsanız.
7- Gazetenin 3. sayfasını okurken gördüğünüz kötü haberler sizi çok etkiliyorsa ve &#8220;ya o da böyle bir kaza geçirirse&#8221; diye düşünüp telaşa kapılıyorsanız.
8- Başınız çok ağrıdığında, uyumanıza yardım etmek için, bütün gece size Sindrella&#8217;yı ve Robin Hood&#8217;u anlatıyorsa
9- Birlikte tatlı yaparken çok eğleniyorsanız.
10- Alışverişten sonra sizinle ilgileniyorsa. Ama sadece kredi kartı borcunuzu öğrenmek için değil, aldığınız şeyleri görmek için.
11- Yedekte adam tutmak huyunuz, esrarengiz bir şekilde sizi huzursuz etmeye başladıysa.
12- Sizin için çok önemli bir toplantıda, yüzünüzde bir gülümsemeyle hayallere dalıyorsanız.
13- En aptal aşk şarkıları bile size son derece anlamlı geliyorsa.
14- Eski Türk filmleri sizi ağlatmaya başladıysa.
15- Çevrenizdekiler, sizin çok daha anlayışlı ve pozitif biri haline geldiğinizi söylemeye başladılarsa.
16- Daha telefon çalarken, onun aradığını anlıyorsanız.
17- Siz seyahatteyken, hergün çiçeklerinizi sulamak için size uğruyorsa.
18- Size araba kullanmayı öğretirken, sabrını sonuna kadar muhafaza edebiliyorsa.
19- Saçınızın rengini bir ton bile değiştirseniz, loş ışıkta dahi farkı anlıyorsa.
20- Birbirinizin kredi kartı şifresini biliyorsanız.
21- Annenizle sevgi dolu bir ses tonuyla konuşuyorsa.
22- Annesiyle sevgi dolu bir ses tonuyla konuşuyorsanız.
23- Henüz evlenmeden çocuk isimlerinden bahsetmeye başladıysanız.
24- Onsuz tatile çıktınız ve bütün vaktinizi telefon başında onu ne kadar çok özlediğinizi anlatarak geçirdiniz.
25- Canınız işe gitmek istemediğinde sizin için patronunuzu arayıp hasta olduğunuzu söylüyorsa.
26- Siz kilo aldıkça, tombul kadınları sevdiğinden bahsediyorsa.
27- Üzerinde son derece eski moda giysiler olsa bile, onunla en yakın arkadaşlarınızın uğrak mekanı olan bara gitmekten rahatsız olmuyorsanız.
28- Size durup dururken çiçek alıyorsa.
29- Size hala oyuncak ayılar ve tüylü köpekler alıyorsa.
30- Ne kadar saklamaya çalışsanız da, bugün sizin için kötü giden birşeyler olduğunu farkediyorsa.
31- Yorgun olduğunda bile size seve seve masaj yapıyorsa.
32- Onun yüzünden eğitiminizi yarım bırakmanın veya kariyerinize zarar verecek bir adım atmanın &#8220;fedakarlık&#8221; olduğunun farkındaysa.
33- Başınız sıkıştığında ilk aklınıza gelen onun koruyucu omuzlarına ihtiyacınız olduğuysa.
34- Sizin için yemek, temizlik hatta ütü yapıyorsa.
35- Arkadaşlarınızla vakit geçirmeniz ve onun dışında da bir hayatınız olması konusunda sizi destekliyorsa.
36- Özel günleri asla unutmuyor ve ufakta olsa mutlaka bir hediye alıyorsa.
37- Sizin için ağlamaktan utanmıyor hatta bunun için gurur duyuyorsa.
38- Çok paraya ihtiyacınız olduğu bir dönemde hiç düşünmeden bilgisayarını satabilecek kadar düşünceliyse.
39- Bir sorunu olduğunda ima yoluna gitmek yerine açık açık konuşmayı tercih ediyorsa.
40- Aynı bir şarj makinesi gibi enerjinizi tazeliyorsa.
41- Gecenin bir yarısı, sadece sizi sevdiğini söylemek için telefon ediyorsa.
42- Nasıl olsa birlikte yaşıyorsunuz diye kendini boşvermiyorsa. İlişkinizi taze tutmak için çaba sarfediyorsa. Mesela en sevdiğiniz restoranda rezervasyon yaptırıp size sürpriz ve romantik bir gece hazırlıyorsa.
43- Size ayak uydurmak için tenis dersleri alıyorsa.
44- Birlikte dans dersleri almayı teklif ediyorsa.
45- Gece kulüplerinde piyasa yapmaktansa, sizinle evde video seyretmeyi tercih ediyorsa.
46- Pijamalı halinizi gece kulüplerindeki çarpıcı kadınlara tercih ediyorsa.
47- Kendisi acılı sevdiği halde, sizin için yemeği acısız ısmarlıyorsa.
48- Sizin için dünyanın öbür ucuna giderse.
49- Size gözü gibi bakıyorsa ve gözleri 6 numara bozuk değilse.
50- Size hergün &#8220;Sevgililer Günü&#8221;yse....]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[LEPİSTES]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13349</link>
			<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 11:58:17 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13349</guid>
			<description><![CDATA[SEVGİLİ ARKADAŞLAR LEPİSTES ALMAYI DÜŞÜNÜYORUM AMA LEPİSTESİN SU HACMİ BENİM TANKIMIN SU HACMİNDEN AZ NE YAPABİLİRİM?BALIĞIN SAĞLIĞINA YAN ETKİDE BULUNURMU?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[SEVGİLİ ARKADAŞLAR LEPİSTES ALMAYI DÜŞÜNÜYORUM AMA LEPİSTESİN SU HACMİ BENİM TANKIMIN SU HACMİNDEN AZ NE YAPABİLİRİM?BALIĞIN SAĞLIĞINA YAN ETKİDE BULUNURMU?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hayvan Atasözleri]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13348</link>
			<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 15:05:18 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13348</guid>
			<description><![CDATA[- çömelen insani isirmayan bizden degildir / köpek

 

- beni bacagimdan asanin ben de bacagina ... / koyun

 

- suyu içsen de sokarim içmesen de sokarim / yilan

 

- altimda buzagi arayan kerizin enayinin önde gidenidir / öküz

 

- bedevi, çölde gezenin karagün dostudur / kutup ayisi

 

- atladigin yere dikkat et / sazan

 

- uzanamadigim ciger mundardir / kedi

 

- kaz gelecek yerden hayir gelmez / tavuk

 

 

- köprüde dayi diyene inanma / ayi

 

- yem veren insanin gözünü oy / karga

 

- devletin mali deniz, yemeyen biziz / domuz

 

- geçen altin semer taktim sonra baktim yine ben / esek

 

- bende sans olsa çölde kutupayisi dogardim / abaza boz ayi

 

- unutma, unutulanlar unutanlari asla unutmazlar / balik

 

- ölümüm arpadan olsun / at

 

- kurt kocayinca affetmem ulen / köpek

 



- hanim, ben sudan gelinceye kadar su bizim sipayi dövüver / esek

 

- sögüt dalina yuva yaparsan yavrunu sinek kapar / manda

 

- hosaf da neymis mis gibi karpuz kabugu varken burda / gurme esek

 

- sakla yosunu....unuttum lan atasözünü... neydi lan ? / balik

 

- bir insan sana "esek" derse umursama, ama 5 kisi sana "esek" derse git kendine bir semer al / paranoyak at

 

- pantolunu gösteren ütü, sarikiz'i gösteren sütüdür / tosun]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[- çömelen insani isirmayan bizden degildir / köpek

 

- beni bacagimdan asanin ben de bacagina ... / koyun

 

- suyu içsen de sokarim içmesen de sokarim / yilan

 

- altimda buzagi arayan kerizin enayinin önde gidenidir / öküz

 

- bedevi, çölde gezenin karagün dostudur / kutup ayisi

 

- atladigin yere dikkat et / sazan

 

- uzanamadigim ciger mundardir / kedi

 

- kaz gelecek yerden hayir gelmez / tavuk

 

 

- köprüde dayi diyene inanma / ayi

 

- yem veren insanin gözünü oy / karga

 

- devletin mali deniz, yemeyen biziz / domuz

 

- geçen altin semer taktim sonra baktim yine ben / esek

 

- bende sans olsa çölde kutupayisi dogardim / abaza boz ayi

 

- unutma, unutulanlar unutanlari asla unutmazlar / balik

 

- ölümüm arpadan olsun / at

 

- kurt kocayinca affetmem ulen / köpek

 



- hanim, ben sudan gelinceye kadar su bizim sipayi dövüver / esek

 

- sögüt dalina yuva yaparsan yavrunu sinek kapar / manda

 

- hosaf da neymis mis gibi karpuz kabugu varken burda / gurme esek

 

- sakla yosunu....unuttum lan atasözünü... neydi lan ? / balik

 

- bir insan sana "esek" derse umursama, ama 5 kisi sana "esek" derse git kendine bir semer al / paranoyak at

 

- pantolunu gösteren ütü, sarikiz'i gösteren sütüdür / tosun]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ruhun Yasalari...]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13347</link>
			<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 15:04:03 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13347</guid>
			<description><![CDATA[DENGE YASASI: ORTA YOLU BULMAK
Nasıl yerçekimi evreni bir arada tutan bir yapıştırıcı ise, denge de evrenin sırlarının kapısını açan anahtardır. Denge; beden, zihin ve duygularımız, varlığımızın her boyutu için geçerlidir. Yaptığımız her şeyde, az ya da çok yaptığımızı bize hatırlatır. Yaşam sarkacımız ya da alışkanlıklarımız en uçlara gittiğinde diğer uca gitmemiz de kaçınılmazdır.

SEÇİMLER YASASI: GÜCÜMÜZE YENİDEN SAHİP ÇIKMAK
Özgür iradenin sorumluluğu hem yıkıcı hem yapıcıdır. Seçimin gücüdür bu. Geleceğimizi büyük ölçüde belirleyen şimdi yaptığımız seçimlerdir. Koşullarımızı her zaman kontrol edemeyiz ama tepkilerimizi seçebiliriz. Seçim gücümüze sahip çıktğımızda dünyada dolu dolu yaşama cesaretini de buluruz.

SÜREÇ YASASI: HAYATI ADIM ADIM YAŞAMAK
Süreç, her seyahatin küçük adımlarıdır. Adım adım her amaca ulaşılır. Süreç, zamanı aşar, sabrı öğretir, dikkatli bir hazırlanmanın sağlam temelini oluşturur. Ve ortaya çıkmayı bekleyen potansiyelimize güvenmeyi sağlar.

ŞİMDİ YASASI: ANDA YAŞAMAK
Zaman &#8220;geçmiş&#8217;ten geleceğe&#8221; uzanan bir paradokstur. Zamanın gerçekliği yalnızca zihnimizdedir. Zaman kavramı düşüncenin, dilin ve toplumsal fikir birliğinin bir ürünüdür. İşte daha derin bir gerçek: Yalnızca bu an var.

ŞEFKAT YASASI: İNSANLIĞIMIZIN UYANIŞI
Evren bizi yargılamaz; sadece sonuçları ve dersleri gösterir. Neden-sonuç yasasıyla bize öğrenme ve denge kurma olanaklarını sunar. Şefkat her birimizin o andaki inanç ve kapasite sınırlarımız içinde yapabildiğimizin en iyisini yaptığımızın anayışını kazanmaktır.

GÜVEN YASASI: RUHA GÜVENMEK
Güven, evrensel bilinçle doğrudan bağlantımızdır. Güven işittiğimizden, okuduğumuzdan, öğrendiğimizden daha fazlasını bildiğimizi bize hatırlatır. Hepimizin içinde olan Evrensel Ruhun bilgeliğini, sevgisini hissetmek için görmemiz, dinlememiz ve güvenmemiz yeterlidir.

BEKLENTİ YASASI: REALİTEMİZİ GENİŞLETMEK
Enerji düşünceyi takip eder. Hayal edebildiğimizin ötesine değil, ona doğru gideriz. İnandığımız, beklediğimiz, umut ettiğimiz şeyler deneyimlerimizi yaratır ve renklendirir. Mümkün olabileceğini gördüğümüz en derin inançlarımızı genişleterek yaşam deneyimizi değiştirebiliriz.



ONUR YASASI: GERÇEK DOĞRULARIMIZI YAŞAMAK
Onur, ruhsal yasalarla uyum içinde yaşamak ve davranmaktır. Koşullar bize ne kadar karşı olursa olsun, onurlu yaşamak, içsel gerçeğimizi bilmek, kabul etmek ve ifade etmektir. Başkalarına söylediklerimizle değil, davranışlarımızla ilham vermektir.

EYLEM YASASI: YAŞAMI UYGULAMAK
Ne kadar hissedersek ya da bilirsek bilelim, potansiyelimiz ve yeteneklerimiz ne olursa olsun, yalnızca uygulamayla onları gerçekleştirebiliriz. Çoğumuz kendimizi adama, cesaret ve sevgi gibi kavramların ne olduğunu anlıyoruz. Ama ancak bunları uyguladığımızda ne olduklarını bilebiliriz. Yapmak, anlayışı getirir. Uygulamak bilgiyi bilgeliğe dönüştürür.

DEĞİŞİM YASASI: DOĞANIN MÜZİĞİYLE DANS ETMEK
Doğanın ritmi, dönemleri, devreleri vardır. Mevsim dönemleri, yıldızların ritmi, gel git hareketlerinin devreleri gibi. Mevsimler birbirini itmez. Bulutlar gökyüzünde yarış etmez. Her şey kendi zamanında olur. Tıpkı yükselen ve alçalan okyanus dalgaları gibi.

TESLİMİYET YASASI: YÜKSEK İRADEYİ KUCAKLAMAK
Teslimiyet, açık kollarla bu anı, bu bedeni, bu hayatı kabul etmektir. Teslimiyet, kendi yolunun önünden çekilerek, yüksek irade ile uyum içinde yaşayabilmektir. Teslimiyet, yüreğin bilgeliğidir. Teslimiyet, pasif bir boyun eğme değildir. Teslimiyet, her zorluğa ruhsal gelişim ve genişleyen farkındalık olarak bakabilmektir.

BÜTÜNLÜK YASASI: BAĞLANTIMIZI HATIRLAMAK
Dünyada farklı yaşamları olan farklı varlıklar gibi görünüyoruz. Ama her farklı yağmur damlası nasıl okyanusun bir parçasıysa her birimiz de farkındalık okyanusunun, Tanrı&#8217;nın bedeninin bir parçasıyız. Hepimizin bir olduğu yüce gerçeğinin derinliklerinde sevgiyi ve huzuru bul. Korku, kıskançlık ve öfkenin ağırlığını geride bırakarak, anlayışın kanatlarında uç. Şefkat ülkesine doğru.


(Dan Millman&#8217;ın &#8220;Ruhun Yasaları&#8221; adlı kitabından alıntıdır.)
Ruhun Yasaları


Dan Millman
Türkçesi: Nil Gün
Ötesi Yayıncılık]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[DENGE YASASI: ORTA YOLU BULMAK
Nasıl yerçekimi evreni bir arada tutan bir yapıştırıcı ise, denge de evrenin sırlarının kapısını açan anahtardır. Denge; beden, zihin ve duygularımız, varlığımızın her boyutu için geçerlidir. Yaptığımız her şeyde, az ya da çok yaptığımızı bize hatırlatır. Yaşam sarkacımız ya da alışkanlıklarımız en uçlara gittiğinde diğer uca gitmemiz de kaçınılmazdır.

SEÇİMLER YASASI: GÜCÜMÜZE YENİDEN SAHİP ÇIKMAK
Özgür iradenin sorumluluğu hem yıkıcı hem yapıcıdır. Seçimin gücüdür bu. Geleceğimizi büyük ölçüde belirleyen şimdi yaptığımız seçimlerdir. Koşullarımızı her zaman kontrol edemeyiz ama tepkilerimizi seçebiliriz. Seçim gücümüze sahip çıktğımızda dünyada dolu dolu yaşama cesaretini de buluruz.

SÜREÇ YASASI: HAYATI ADIM ADIM YAŞAMAK
Süreç, her seyahatin küçük adımlarıdır. Adım adım her amaca ulaşılır. Süreç, zamanı aşar, sabrı öğretir, dikkatli bir hazırlanmanın sağlam temelini oluşturur. Ve ortaya çıkmayı bekleyen potansiyelimize güvenmeyi sağlar.

ŞİMDİ YASASI: ANDA YAŞAMAK
Zaman &#8220;geçmiş&#8217;ten geleceğe&#8221; uzanan bir paradokstur. Zamanın gerçekliği yalnızca zihnimizdedir. Zaman kavramı düşüncenin, dilin ve toplumsal fikir birliğinin bir ürünüdür. İşte daha derin bir gerçek: Yalnızca bu an var.

ŞEFKAT YASASI: İNSANLIĞIMIZIN UYANIŞI
Evren bizi yargılamaz; sadece sonuçları ve dersleri gösterir. Neden-sonuç yasasıyla bize öğrenme ve denge kurma olanaklarını sunar. Şefkat her birimizin o andaki inanç ve kapasite sınırlarımız içinde yapabildiğimizin en iyisini yaptığımızın anayışını kazanmaktır.

GÜVEN YASASI: RUHA GÜVENMEK
Güven, evrensel bilinçle doğrudan bağlantımızdır. Güven işittiğimizden, okuduğumuzdan, öğrendiğimizden daha fazlasını bildiğimizi bize hatırlatır. Hepimizin içinde olan Evrensel Ruhun bilgeliğini, sevgisini hissetmek için görmemiz, dinlememiz ve güvenmemiz yeterlidir.

BEKLENTİ YASASI: REALİTEMİZİ GENİŞLETMEK
Enerji düşünceyi takip eder. Hayal edebildiğimizin ötesine değil, ona doğru gideriz. İnandığımız, beklediğimiz, umut ettiğimiz şeyler deneyimlerimizi yaratır ve renklendirir. Mümkün olabileceğini gördüğümüz en derin inançlarımızı genişleterek yaşam deneyimizi değiştirebiliriz.



ONUR YASASI: GERÇEK DOĞRULARIMIZI YAŞAMAK
Onur, ruhsal yasalarla uyum içinde yaşamak ve davranmaktır. Koşullar bize ne kadar karşı olursa olsun, onurlu yaşamak, içsel gerçeğimizi bilmek, kabul etmek ve ifade etmektir. Başkalarına söylediklerimizle değil, davranışlarımızla ilham vermektir.

EYLEM YASASI: YAŞAMI UYGULAMAK
Ne kadar hissedersek ya da bilirsek bilelim, potansiyelimiz ve yeteneklerimiz ne olursa olsun, yalnızca uygulamayla onları gerçekleştirebiliriz. Çoğumuz kendimizi adama, cesaret ve sevgi gibi kavramların ne olduğunu anlıyoruz. Ama ancak bunları uyguladığımızda ne olduklarını bilebiliriz. Yapmak, anlayışı getirir. Uygulamak bilgiyi bilgeliğe dönüştürür.

DEĞİŞİM YASASI: DOĞANIN MÜZİĞİYLE DANS ETMEK
Doğanın ritmi, dönemleri, devreleri vardır. Mevsim dönemleri, yıldızların ritmi, gel git hareketlerinin devreleri gibi. Mevsimler birbirini itmez. Bulutlar gökyüzünde yarış etmez. Her şey kendi zamanında olur. Tıpkı yükselen ve alçalan okyanus dalgaları gibi.

TESLİMİYET YASASI: YÜKSEK İRADEYİ KUCAKLAMAK
Teslimiyet, açık kollarla bu anı, bu bedeni, bu hayatı kabul etmektir. Teslimiyet, kendi yolunun önünden çekilerek, yüksek irade ile uyum içinde yaşayabilmektir. Teslimiyet, yüreğin bilgeliğidir. Teslimiyet, pasif bir boyun eğme değildir. Teslimiyet, her zorluğa ruhsal gelişim ve genişleyen farkındalık olarak bakabilmektir.

BÜTÜNLÜK YASASI: BAĞLANTIMIZI HATIRLAMAK
Dünyada farklı yaşamları olan farklı varlıklar gibi görünüyoruz. Ama her farklı yağmur damlası nasıl okyanusun bir parçasıysa her birimiz de farkındalık okyanusunun, Tanrı&#8217;nın bedeninin bir parçasıyız. Hepimizin bir olduğu yüce gerçeğinin derinliklerinde sevgiyi ve huzuru bul. Korku, kıskançlık ve öfkenin ağırlığını geride bırakarak, anlayışın kanatlarında uç. Şefkat ülkesine doğru.


(Dan Millman&#8217;ın &#8220;Ruhun Yasaları&#8221; adlı kitabından alıntıdır.)
Ruhun Yasaları


Dan Millman
Türkçesi: Nil Gün
Ötesi Yayıncılık]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[76 satırlık Tekel kaç habere bedel?]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13346</link>
			<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 14:47:52 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13346</guid>
			<description><![CDATA[76 satırlık Tekel kaç habere bedel?

15 Aralık: Tekel eylemi başladı.

16: Eczacı protokolü iptal edildi.
17: Tekel işçileri dövüldü.
18: Apo, Meclis&#8217;te grup kurdu.
19: Yarbay Tatar canına kıydı.
20: Arınç &#8220;yaratık&#8221; dedi.
21: Çukurambar...
22: Suikastçı krokiyi yedi filan...
23: DTP, BDP oldu.
24: Osman Baydemir hastir dedi.
25: Osman Baydemir ayet okudu.
26: Kozmik odaya girildi.
27: Deniz Feneri Noteri aklandı.
28: Kritik MGK toplandı.
29: Asgari ücrete günde 1 lira zam.
30: Suikastçı denilen albay serbest.
31: Kozmik takibe baskın yapıldı.
1 Ocak: Kozmik suikastçı aşçı çıktı.
2: Hürriyet yayın müdürü değişti.
3: Bilecik&#8217;te iki tren çarpıştı.
4: Kurban bağışı rezaleti patladı.
5: Kozmik hâkime mermi gönderildi.
6: Baykal, kozmik patates dedi.
7: Başbakan-Başbuğ zirve yaptı.
8: Apo, köşe yazarı oldu.
9: Edirne&#8217;de linç girişimi yaşandı.
10: Sincan Adliyesi basıldı. 
11: İsrail, Kurtlar Vadisi&#8217;ne kızdı.
12: İsrail, elçimizi alçağa oturttu.
13: Danıştay, eczacılar haklı dedi.
14: Başbakan Davos&#8217;a gitmedi.
15: Metrobüs zammı durduruldu.
16: Piyasada ilaç bulunamıyor.
17: Batman&#8217;da çatışma, bir şehit.
18: Ağca serbest.
19: Doktorlar tam gün iş bıraktı.
20: Balyoz darbe planı manşet.
21: Darbeci gazeteci listesi...
22: Balyoz kabinesi açıklandı.
23: 16 şehirde El Kaideci baskını.
24: Başbakan, İnönü diktatör dedi.
25: Başbuğ &#8220;Allah Allah&#8221; dedi.
26: Balyoz bavulu adliyede... 
27: Eskişehir albayı gözaltında.
28: Amirallere suikast davası başladı.
29: Deniz otobüsü, şilebe çarptı.
30: Yargıtay Başsavcısı, hissederler. ..
1 Şubat: Kredi notumuz yükseldi.
2: Peygamber kavgası çıktı...
3: Eskişehir albayı tutuklandı.
4: Emasya protokolü kaldırıldı.
5: BDP kurşunlandı.
6: Nejat Uygur krizi çıktı.
7: Soğan zam şampiyonu oldu.
8: Danıştay, katsayıyı durdurdu.
9: Meclis&#8217;teki toplar kaldırıldı.
10: İftira atılan albay kafasına sıktı.
11: Başbuğ &#8220;Yeter yahu&#8221; dedi.
12: Başbuğ &#8220;Gerekirse açıklarım&#8221; dedi.
13: Habur&#8217;da savcılar ayarlandı mı?
14: İçişleri Bakanı&#8217;na gensoru...
15: Ordu Komutanı ifadeye çağırıldı.
16: Erzincan Başsavcısı içerde...
17: Savcıyı alan savcılar alındı.
18: E haliyle yargı krizi çıktı.
19: Başbuğ&#8217;un ses kaydı çıktı.
20: Sanatçı açılımı...
21: AKP&#8217;li &#8220;Fişliyoruz&#8221; dedi. 
22: Kuvvet komutanları içerde.
23: Başbakan&#8217;a pabuç fırlatıldı.
24: Balıkesir&#8217;de grizu, 14 ölü.
25: AKP&#8217;li olmayanın kanı bozuk.
26: Emekli orgeneral tutuklandı.
27: Tarkan kuru&#8217;dan enselendi.
28: Albay Çiçek yaş&#8217;tan...
1 Mart: Danıştay, Tekelci haklı, nokta!

*

2 Mart: Son bir yılda 860.000 vatandaşımızın daha işsiz kaldığı açıklandı... Son bir yıldaki &#8220;adalet&#8221; ve &#8220;kalkınma&#8221;yı anlatmaya kalksak, 860.000 satır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[76 satırlık Tekel kaç habere bedel?

15 Aralık: Tekel eylemi başladı.

16: Eczacı protokolü iptal edildi.
17: Tekel işçileri dövüldü.
18: Apo, Meclis&#8217;te grup kurdu.
19: Yarbay Tatar canına kıydı.
20: Arınç &#8220;yaratık&#8221; dedi.
21: Çukurambar...
22: Suikastçı krokiyi yedi filan...
23: DTP, BDP oldu.
24: Osman Baydemir hastir dedi.
25: Osman Baydemir ayet okudu.
26: Kozmik odaya girildi.
27: Deniz Feneri Noteri aklandı.
28: Kritik MGK toplandı.
29: Asgari ücrete günde 1 lira zam.
30: Suikastçı denilen albay serbest.
31: Kozmik takibe baskın yapıldı.
1 Ocak: Kozmik suikastçı aşçı çıktı.
2: Hürriyet yayın müdürü değişti.
3: Bilecik&#8217;te iki tren çarpıştı.
4: Kurban bağışı rezaleti patladı.
5: Kozmik hâkime mermi gönderildi.
6: Baykal, kozmik patates dedi.
7: Başbakan-Başbuğ zirve yaptı.
8: Apo, köşe yazarı oldu.
9: Edirne&#8217;de linç girişimi yaşandı.
10: Sincan Adliyesi basıldı. 
11: İsrail, Kurtlar Vadisi&#8217;ne kızdı.
12: İsrail, elçimizi alçağa oturttu.
13: Danıştay, eczacılar haklı dedi.
14: Başbakan Davos&#8217;a gitmedi.
15: Metrobüs zammı durduruldu.
16: Piyasada ilaç bulunamıyor.
17: Batman&#8217;da çatışma, bir şehit.
18: Ağca serbest.
19: Doktorlar tam gün iş bıraktı.
20: Balyoz darbe planı manşet.
21: Darbeci gazeteci listesi...
22: Balyoz kabinesi açıklandı.
23: 16 şehirde El Kaideci baskını.
24: Başbakan, İnönü diktatör dedi.
25: Başbuğ &#8220;Allah Allah&#8221; dedi.
26: Balyoz bavulu adliyede... 
27: Eskişehir albayı gözaltında.
28: Amirallere suikast davası başladı.
29: Deniz otobüsü, şilebe çarptı.
30: Yargıtay Başsavcısı, hissederler. ..
1 Şubat: Kredi notumuz yükseldi.
2: Peygamber kavgası çıktı...
3: Eskişehir albayı tutuklandı.
4: Emasya protokolü kaldırıldı.
5: BDP kurşunlandı.
6: Nejat Uygur krizi çıktı.
7: Soğan zam şampiyonu oldu.
8: Danıştay, katsayıyı durdurdu.
9: Meclis&#8217;teki toplar kaldırıldı.
10: İftira atılan albay kafasına sıktı.
11: Başbuğ &#8220;Yeter yahu&#8221; dedi.
12: Başbuğ &#8220;Gerekirse açıklarım&#8221; dedi.
13: Habur&#8217;da savcılar ayarlandı mı?
14: İçişleri Bakanı&#8217;na gensoru...
15: Ordu Komutanı ifadeye çağırıldı.
16: Erzincan Başsavcısı içerde...
17: Savcıyı alan savcılar alındı.
18: E haliyle yargı krizi çıktı.
19: Başbuğ&#8217;un ses kaydı çıktı.
20: Sanatçı açılımı...
21: AKP&#8217;li &#8220;Fişliyoruz&#8221; dedi. 
22: Kuvvet komutanları içerde.
23: Başbakan&#8217;a pabuç fırlatıldı.
24: Balıkesir&#8217;de grizu, 14 ölü.
25: AKP&#8217;li olmayanın kanı bozuk.
26: Emekli orgeneral tutuklandı.
27: Tarkan kuru&#8217;dan enselendi.
28: Albay Çiçek yaş&#8217;tan...
1 Mart: Danıştay, Tekelci haklı, nokta!

*

2 Mart: Son bir yılda 860.000 vatandaşımızın daha işsiz kaldığı açıklandı... Son bir yıldaki &#8220;adalet&#8221; ve &#8220;kalkınma&#8221;yı anlatmaya kalksak, 860.000 satır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tatbikat... Yilmaz OZDIL]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13345</link>
			<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 14:44:21 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13345</guid>
			<description><![CDATA[Tatbikat


Kış tatbikatı başladı... Saldıray Berk komutasındaki &#8220;düşman&#8221; birliklerle &#8220;dost&#8221; birlikler karşı karşıya geldi.


*

İbrahim Fırtına&#8217;ya geçmiş olsun telefonu açan pilotlar gözaltına alındığı için düşman birliklerin hava akını yapılamadı. Tatbikat sabahı internete sızdırılan &#8220;işte eşleri tarafından aldatılan subaylar&#8221; listesindeki albaylar kafasına sıkınca, düşman birliklerin topçu taarruzu sekteye uğradı. Hava desteğinden yoksun kalan düşman piyade bölüğü, donmak üzereyken AKP Sarıkamış İlçe Teşkilatı&#8217;nın dağıttığı avanta kömürlerle ısındı ve karşılıklı iyi niyet çerçevesinde silah bırakarak, teslim oldu. Bu arada, yıllardır düşman birliktenmiş gibi yaşayan bir helikopter pilotunun, aslında dost birliğin ajanı olduğu ortaya çıktı. Engin Alan tarafından yetiştirilen ve dost birliklerin arkasına indirilmesi gereken Özel Kuvvetler&#8217;i Ermenistan topraklarına indirerek tutuklanmaları nı sağladı; Savunma Bakanı&#8217;ndan şeref madalyası aldı. Taraf Gazetesi, kamuflajla kar altına gizlenen düşman birliklere ait tankların koordinatları nı yayınladı. Hasan Cemal, düşman birliklerin kullandığı Law silahlarının Poyrazköy&#8217;de bulunan Law silahlarıyla aynı seri numarasından olduğunu öne sürdü; Cengiz Çandar da, Obama&#8217;nın müdahale etmesi gerektiğini söyledi. Programa Çukurambar&#8217;dan canlı yayınla katılan Bülent Arınç, ağladı. &#8220;Sayın&#8221; Öcalan, &#8220;terörist&#8221; Saldıray Berk tarafından Ağrı&#8217;dan fırlatılan havan topunun, Hakkâri&#8217;ye düştüğünü iddia ederek, İlker Başbuğ&#8217;u AB&#8217;ye şikâyet etti. Emine Ayna Genelkurmay&#8217;ı kınadı, Diyarbakır&#8217;da olaylar çıktı, Mersin&#8217;de polis karakoluna molotof atıldı, Beşir Atalay Alişan&#8217;la Nihat Doğan&#8217;ı aradı. Adalet Bakanı, Erzincan Başsavcısı&#8217;nın aslında gizli başçavuş olduğuna dair ihbarlar yapıldığını, bu konuda gizli tanıkların ifadesi olduğunu açıkladı. Düşman birliklere ait denizaltıların Foça&#8217;dan dalıp Van Gölü&#8217;nden çıkacağı yolundaki kozmik istihbarat üzerine, özel yetkili savcılar devreye girdi, Gölcük Donanma Komutanlığı ve CHP genel merkezi basıldı, Sabih Kanadoğlu ifadeye çağırıldı. Denizaltılar Ankara Kuğulu Park&#8217;ta yakıt ikmali yaparken suçüstü yakalandı. Tutuklanmayan oramiral kalmadığı için, ilk yüksek askeri şûra toplantısında or rütbesine yükselmesi beklenen koramiraller içeri tıkıldı. Henüz herhangi bir darbe planı çıkarmayı başaramayan 2&#8217;nci Ordu ve Ege Ordusu&#8217;nun bu durumu &#8220;şüpheli&#8221; bulunarak, karargahlarına telekulak yerleştirilmesi kararlaştırıldı. Devlet Bahçeli yazılı açıklama yaptı.

*

Neticede...

Dost birlikler kazandı. 

*

Daha önceki tatbikatları &#8220;seçkin gözlemci&#8221; sıfatıyla takip eden Cumhurbaşkanı&#8217;yla Başbakan, &#8220;Şüphesiz kazanacaktık, onun için bu sefer seyretmeye gerek duymadık&#8221; dedi.
 


Yılmaz Özdil]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tatbikat


Kış tatbikatı başladı... Saldıray Berk komutasındaki &#8220;düşman&#8221; birliklerle &#8220;dost&#8221; birlikler karşı karşıya geldi.


*

İbrahim Fırtına&#8217;ya geçmiş olsun telefonu açan pilotlar gözaltına alındığı için düşman birliklerin hava akını yapılamadı. Tatbikat sabahı internete sızdırılan &#8220;işte eşleri tarafından aldatılan subaylar&#8221; listesindeki albaylar kafasına sıkınca, düşman birliklerin topçu taarruzu sekteye uğradı. Hava desteğinden yoksun kalan düşman piyade bölüğü, donmak üzereyken AKP Sarıkamış İlçe Teşkilatı&#8217;nın dağıttığı avanta kömürlerle ısındı ve karşılıklı iyi niyet çerçevesinde silah bırakarak, teslim oldu. Bu arada, yıllardır düşman birliktenmiş gibi yaşayan bir helikopter pilotunun, aslında dost birliğin ajanı olduğu ortaya çıktı. Engin Alan tarafından yetiştirilen ve dost birliklerin arkasına indirilmesi gereken Özel Kuvvetler&#8217;i Ermenistan topraklarına indirerek tutuklanmaları nı sağladı; Savunma Bakanı&#8217;ndan şeref madalyası aldı. Taraf Gazetesi, kamuflajla kar altına gizlenen düşman birliklere ait tankların koordinatları nı yayınladı. Hasan Cemal, düşman birliklerin kullandığı Law silahlarının Poyrazköy&#8217;de bulunan Law silahlarıyla aynı seri numarasından olduğunu öne sürdü; Cengiz Çandar da, Obama&#8217;nın müdahale etmesi gerektiğini söyledi. Programa Çukurambar&#8217;dan canlı yayınla katılan Bülent Arınç, ağladı. &#8220;Sayın&#8221; Öcalan, &#8220;terörist&#8221; Saldıray Berk tarafından Ağrı&#8217;dan fırlatılan havan topunun, Hakkâri&#8217;ye düştüğünü iddia ederek, İlker Başbuğ&#8217;u AB&#8217;ye şikâyet etti. Emine Ayna Genelkurmay&#8217;ı kınadı, Diyarbakır&#8217;da olaylar çıktı, Mersin&#8217;de polis karakoluna molotof atıldı, Beşir Atalay Alişan&#8217;la Nihat Doğan&#8217;ı aradı. Adalet Bakanı, Erzincan Başsavcısı&#8217;nın aslında gizli başçavuş olduğuna dair ihbarlar yapıldığını, bu konuda gizli tanıkların ifadesi olduğunu açıkladı. Düşman birliklere ait denizaltıların Foça&#8217;dan dalıp Van Gölü&#8217;nden çıkacağı yolundaki kozmik istihbarat üzerine, özel yetkili savcılar devreye girdi, Gölcük Donanma Komutanlığı ve CHP genel merkezi basıldı, Sabih Kanadoğlu ifadeye çağırıldı. Denizaltılar Ankara Kuğulu Park&#8217;ta yakıt ikmali yaparken suçüstü yakalandı. Tutuklanmayan oramiral kalmadığı için, ilk yüksek askeri şûra toplantısında or rütbesine yükselmesi beklenen koramiraller içeri tıkıldı. Henüz herhangi bir darbe planı çıkarmayı başaramayan 2&#8217;nci Ordu ve Ege Ordusu&#8217;nun bu durumu &#8220;şüpheli&#8221; bulunarak, karargahlarına telekulak yerleştirilmesi kararlaştırıldı. Devlet Bahçeli yazılı açıklama yaptı.

*

Neticede...

Dost birlikler kazandı. 

*

Daha önceki tatbikatları &#8220;seçkin gözlemci&#8221; sıfatıyla takip eden Cumhurbaşkanı&#8217;yla Başbakan, &#8220;Şüphesiz kazanacaktık, onun için bu sefer seyretmeye gerek duymadık&#8221; dedi.
 


Yılmaz Özdil]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[LEPİSTES]]></title>
			<link>http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13344</link>
			<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 08:19:14 -0500</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.canimablama.com/showthread.php?tid=13344</guid>
			<description><![CDATA[ilk önce herkeze slmlar olsun.
 arkadaşlar lepistes balığım doğurmak üzere yavruları doğar doğmaz yeni bir tanka alsam olurmu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ilk önce herkeze slmlar olsun.
 arkadaşlar lepistes balığım doğurmak üzere yavruları doğar doğmaz yeni bir tanka alsam olurmu.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>